• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

KİLOLARA VEDA-BİR DAHA KESİNLİKLE YAĞLANMA

22 Ocak 2015 Perşembe 20:30

KİLOLARA VEDA:  “BİR DAHA KESİNLİKLE YAĞLANMA ”

Günümüz dünyasının en büyük takıntılarından biri de şüphesiz “Kilo Alımı ve Yağlanma” dır

Gelişen teknoloji insanların hayatlarını kolaylaştırırken bir yandan da hareket alanlarını oldukça kısıtlamakta daha az hareket ederek daha çok iş yapmasına imkan vermektedir.  Bu durum birçok olumsuz durumu da beraberinde getirmektedir.

Burada tek suçlu hareketsizlik değil tabii ki sağlıksız beslenme, kalitesiz ve düzensiz uyku, yaş, genetik faktörler, kullanmak zorunda olunan ilaçlar, stres ve psikolojik durumlarda sürecin parçalarındandır. Hatta işin şekli mevsimlerle bile değişebilmektedir. Örneğin, yaz aylarına oranla kış aylarında kilo muhafazası oldukça güçleşmekte ve daha fazla kilo alımı görülmektedir.

 


Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ise, 1980 yılından günümüze kadar dünyadaki “Obez” olanların sayısı 2 kat arttı. Dünyada 20 yaş ve üzerinde 1,4 milyar fazla kilolu insan bulunuyor.

Bu azımsanacak bir artış oranı ve rakam değildir. Tedbir alınmazsa bu oran daha da artacağa benziyor.

 

Kilo alımı ve yağlanma, bazen kaderdir ama her zaman kader değildir. Öncelikle elimizde olmayan, sağlık sebeplerinden dolayı engel olunamayan kilo artışı olabilir bunu diğerlerinden ayırmamız gerekir. Kilo artışına sebep olan sağlık sorunlarının çözümü için mutlaka bir uzman doktor veya diyetisyene başvurmalı,gerekli tetkik ve tedavilerin yapılması için azami gayreti göstermeliyiz.Uzmanların yönlendirmelerini dikkate alarak bir yol haritası belirlemeliyiz.

 

Bizim konumuz kader olmayan kısmıdır. Bazen farkında olunarak yapılan bazen ise farkında olunmadan yapılan hatalardan kaynaklı kilo alımıdır. Hep fazla kilolarımızdan şikayet eder hayıflanırız fakat aynı hataları tekrarlamakta ısrar ederiz. Sanırım bu da insanın acizliğini yansıtıyor. Şunu bilmeliyiz ki hiçbir insan kusursuz değildir.  Biz hiçbir zaman ümidimizi kaybetmeyelim.

 

İnanınve sabırlı olun kilo vermek kilo almaktan daha kolay bir iştir…

 

Kilo vermek öyle korkulacak bir durum değildir. Mucizelere de ihtiyaç yoktur.  Bir iki gün yemek yemezsiniz ertesi gün tartıda hafif gelirsiniz. Mesele tartıda hafiflemek de değildir. Sağlıklı kilo vermektir. Sağlıklı kilo vermekten kastım ise kas oranını artırarak yağ oranını düşürmektir. Zayıflayabilirsin ama nereden kilo kaybettiğin sağlık açısından çok önemlidir. Hastalıklara davetiye çıkarırız yoksa. Vücut dengemizi korumalıyız. Burayı netleştirmiş olayım.

Bu durumda yapacağımız ilk ve en önemli iş kilo vermeye kararlı olmaktır.

Genellikle kadınların veya erkeklerin en çok şikayet ettikleri noktalar ortaktır.Basenlerin aşırı genişliği, kalça, göğüs, göbek ve bel çevresindeki yağlanmalar en çok şikayet edilen noktalardır. Yağlar, kaslar gibi sıkı ve toplu durmadığı için dağınık ve geniş görünürler. Kusursuz yaratılmış insan vücudunda hiç de estetik olmayan bir görüntü oluştururlar. Bu durum kişiyi de psikolojik olarak etkiler huzursuz eder hatta depresif ruh haline sokar. Örneklerine çokça şahit oluyoruz.

Genellikle herkes bölgesel olarak bu yağlardan kurtulmak ister. Maalesef bu mümkün değildir. Çeşitli ve ciddi bilimsel araştırmalar göstermiştir ki bölgesel yağ yakımı ve zayıflama diye bir şey yoktur.  Bol mekik çekerek göbek yağlarından kurtulamazsınız. Bölgesel zayıflama olmuş olsaydı, devamlı raketi sağ kolu ile kullanan tenisçinin sağ kolu zayıflar, sol kolu aynı kalırdı. 

Durum böyle olunca yağlanma ve fazla kilolardan kurtulmak için iki önemli hususu hemen aktarayım.

İlk olarak beslenme alışkanlarımızı mutlaka gözden geçirmeli ve değiştirmeliyiz.  Özellikle rafine şekerden ve şekerli gıdalardan mümkün olduğunca kaçınmalıyız, şekerin fazlası vücudumuzda yağ olarak depolanır. Şeker ihtiyacı kararında doğal olarak sebze ve meyvelerden karşılanmalıdır.

Abur cubur (çikolata, bisküvi, kraker) , fastfood ( hamburger, sosisli, pizza) ,  Şeker ilaveli (meyve suları, kola, gazoz)  tarzı beslenme şeklinden mümkünse vazgeçin değilse kesinlikle kesinlikle mümkün olduğunca azaltın.

Hamur işlerinden, trans yağ ve margarin içeren gıdalardan, aşırı yağlı ve salçalı yemeklerden nerede olursak olalım kendimizi sakınmalıyız.  Disiplinli bir şekilde misafirlikte dahi kullanılan malzemeyi sormaktan çekinmemelisiniz. Unutmayın bu sizin sağlınız için yapacağınız bir harekettir.



Mümkün olduğunca mevsimin taze sebze ve meyvelerini tüketmeliyiz.

Et, tavuk,balık ürünlerini haşlama ve kızartma şeklinde tüketirken, ekstra yağ ilave etmeyin. Kendi yağı veya su ile pişirmeyi deneyin. Yumurta, süt ve süt ürünlerini  (Peynir, yoğurt, kefir) tüketmeli,  özellikle yoğurdu her gün tüketmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.  Et, tavuk, balık,süt ve süt ürünleri hayvansal protein bakımından yüksek gıdalar olduğu için siz kilo verirken kaslarınızın ihtiyacı olan protein sağlanmış olacak,  kaslarınız güçlenecek, kas kaybının önüne geçmiş olacaksınız.

Kuru baklagiller ( mercimek, bulgur, pirinç, fasulye) , kuru yemişler (tuzsuz fıstık,kuru incir) ihmal edilememeli.

Daha çok lifli gıdalar ( Ispanak, karnabahar, brokoli, yulaf ) tüketin. Bağırsaklarınız zorlanmayacak.

Alkol ve sigara tüketiminden kesinlikle uzak durun, sigaranın zayıflattığına dair söylenen sözlere asla ve asla itibar etmeyiniz.

Günde en az 2 Lt su için. Su metabolizmamızı hızlandırmaya yarayacaktır.

 

Ne yerseniz yiyin porsiyonlarınızı mutlaka küçültün, az ve sık yemeyi kendinize alışkanlık edinin….

 

İkinci olarak yağ yakım süreci olan egzersiz kısmına değinelim. Bizler hareket etiğimiz de enerji harcar kalori yakarız. Fakat her hareketimizde yağ yaktığımız söylenemez. Bu yağ yakımı için yeterli değildir. Özel bir çaba gerektirir. Mesela, zayıflamak için yürüyüş yapmalıyız deriz hep, aslında birçoğumuzda saatlerce yürürüz fakat bir değişme göremeyiz. 


Çünkü pazar yürüyüşü ile yağ yakılmaz. Yağ yakımı için egzersizde hedef kalp seviyesine ulaşmamız gerekir. Hedef Kalp Hızımız, maksimum kalp atım hızımızın% 60 ile % 70 arasında olmasıdır.  Ancak bu şekilde yağ yakımı gerçekleşmiş olur. Yağ yakımı tüm vücutta, fazla yerlerdeki yağlardan başlayarak gerçekleşir. Bu da ciddi bir tempoda yaklaşık 20 dakikalık bir zaman diliminden sonra olur. O dakikalardan sonra tempolu bir şekilde egzersize devam ederseniz, egzersiz bitene kadar yağ yakımı devam eder. 

Hatta bir saat sonrasında dahi yağ yakımının devam ettiği yolunda bilimsel çalışmalar yayınlanmaktadır. Bu süreç tüm aerobik egzersizler (koşmak, yürümek, bisiklete binmek, yüzmek)  için geçerlidir. Hangi egzersizi uygularsanız uygulayın ama hiç spor yapmamaktan kesinlikle sakının.  Hiç bir şey yapamazsanız en azından hafta da 5 gün 40’ar dakika hedef kalp hızınızda yürüyüş yapın. Ancak böylece beslenme egzersizle tamamlanmış olur.

“Maksimum kalp atım hızınızı: 220’den – Yaşınızı çıkartarak bulabilirsiniz. Çıkan sonucun % 60 ile % 70 ini bulun aradaki rakamlar sizin egzersizde hedef kalp seviyenizdir. Kısaca; Yağ yakım aralığınızdır.”

 

Beslenme ve egzersizi; kararlı, dengeli, bilinçli bir şekilde hayatınıza adapte edebilirseniz kilo alma ve yağlanma şikayetlerinden kurtulmuş olursunuz. 

Unutmayalım; Sağlıklı kilo vermek “Kas oranı yüksek yağ oranı düşük bir vücuda sahip olmak için harcanan çabadır” demektir.

Sevgilerimle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET