• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

MÜSLÜMAN'DAN TERÖRİST OLAMAZ

15 Ocak 2015 Perşembe 20:35

Bugün dünya üzerinde görüyoruz ki Müslüman toplumlara karşı oynanan oyunların gizliliği kalmadı. Saldırılar artık alenen yapılıyor. Hem de Müslümanın “Kutsal Değer”lerinden tutunda “ Can”larına varıncaya kadar pervasızca saldırmaktan usanmıyor, utanmıyor, sıkılmıyorlar. Dost belli, düşman belli,  hedef belli, amaç belli, plan program belli. Yapılanların hepsi maksatlı bir projeye hizmet ediyor.


“Dünya üzerinde Müslümanı terörist ilan ederek “Müslüman Kimliği”ni itibarsızlaştırmak ve bu vesile ile düşmanı oldukları “İslam Dini” ni ortadan kaldırmak”… 


Bu uğurda da gördüğümüz üzere istinasız her terör saldırısını Müslümanlara mal etmekten geri kalmıyorlar.  Hatta kendi kurdukları kafa kesen, adam doğrayan,insan parçalayan örgütlerle bunu görsel şölene dönüştürerek zihinlere mübarek ”İslam Dini “ hakkında olumsuz mesajlar gönderiyorlar. Şimdi de zihinlere “İslamofobi”  gibi olumsuzluk kavramını yerleştirmeye çalışıyorlar.  


“İslamO” Fobi”de nedir Allah aşkına? İki kelimenin yan yana gelmesi söz konusu dahi olamaz. İslam; “Allah'a kayıtsız şartsız teslim olanların dini”dir. Esenliktir, mutluluktur, sevgidir, aşktır, barıştır, huzurdur İslam… Böylesi asil bir Dinin sahibi olan Mevla'mız hiç kargaşa çıkartan, teröre bulaşan,şuursuzca insan öldüren, insanları huzursuz eden bir emirler silsilesi gönderir mi? Tabi ki göndermez, göndermemiştir de… İslam tarihinde sayısızca örneklerini görmemiz mümkündür.


Diri diri kız çocuklarını toprağa gömen zalim insanlardan merhamet timsali örnekler çıkartan,

“Cennet anaların ayakları altındadır” diyerek kadını yücelten kadına toplumda hak ettiği değeri veren,

 İnsanları sınıf ayrımına sokan onları köleleştiren karanlık zihniyeti yerle bir eden,  

Kapı komşusu açken tok yatmayı kesinlikle yasaklayan,

Bir insanı öldürmek tüm insanlığı öldürmek bir insanı yaşatmak tüm insanlığı yaşatmaktır diyen,

 “İki günü birbirine eşit olan zarardadır” sözü ile devamlı çalışmayı öğütleyip tembellikten alıkoyan,

Adaleti mülkün temeli sayarak, hak ve adalet kavramlarına defaatle vurgu yapan, “Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız” diyerek iman etmenin öncelikli şartının birbirimizi sevmekten geçtiğini hatırlatan, sevgiyi aşkı muhabbeti yaşamamıza gönlümüze nakşetmemizi isteyen,

Felaketler karşısında isyanı değil de sabrı tavsiye eden,

Ana babaya tüm insanlığa iyilik yapmayı, insanlarla yardımlaşmayı, akrabaları koruyup gözetmeyi emreden, her türlü kötü işten alıkoyan,

Kin, nefret,intikam yerine affetmeyi, hoşgörüyü düstur edinin diyen,

Kibir, ego yerine mütevazılığı yerleştiren,

Hayvanların dahi rahat ortamlarda yaşaması için olanaklar sağlamayı emreden, doğayı koruyan,

İnsanları gereksiz harcama yapmaktan alıkoyarak tasarrufa davet eden,

Kişinin yaşamı boyunca hayatını garanti altına alan,

Bırakın bir kimseyi öldürmeyi emretmeyi, o kişinin işlediği yanlış fiiliyatta bile onu kınamaktan da bizleri men eden,

Mübarek İslam dininden bahsediyoruz.  O dinin muhatabı Müslüman’dan bahsediyoruz. Bu dini bizimle tanıştıran Kainatın Efendisi,  Sevginin Kaynağı, Alemlerin Sultanı Hz. Muhammed Mustafa ( Sav) İn özelliklerinden bahsediyoruz.

 

Allah Resulü Muhammed (sav) bu kutlu dininin en büyük temsilcisi ve Kur'an’ın en şerefli örneğidir. Yaşantısı ortadadır.  Ömrü boyunca hep iyiliği emredip kötülükten sakındırmıştır.


Sadece “Veda Haccı”nda verdiği şu mesajlara bakarak İslamın atılan çirkin,dayanaksız, saçma sapan iftiraları asla hak etmediğini görmüş oluruz.

 

Şu halde iyi biliniz ki; bu şehrinizde, bu beldenizde, bugününüzün mukaddes(haram) olduğu gibi birbirinize kanlarınızı dökmek,mallarınızı haksız yere almak, namuslarınızı kirletmek de haramdır, her türlü saldırıdan masumdur. Muhakkak ki siz Rabbinize kavuşacaksınız, o zaman bütün bu işlerden sorulacaksınız. “…

 

Fobi ise, bir şeye karşı duyulan korkudur.  Bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkiler. O şeyin adı dahi duyulduğunda kalbin hızlıca çarpması, bedenin aşırı titremesi,kelimelerin ağızda düğümlenmesi, bu olumsuz durumdan kaçarak kurtulmaya çalışmak şeklinde tarif edilebilir.


Şimdi bunca güzel örneklerden sonra bu kelime, İslam ile nasıl bir araya getirilir ki? İnsanların zihni nasıl bu şekilde düşündürülmeye zorlanabilir ki?  Böyle bir şey asla mümkün değildir.  Kıyamete kadar da asla gerçekleşmeyecektir. İslam Nuru dalga dalga yayılmaya devam edecektir.


Yıllardan beri İslam coğrafyasında vahşet saçanların, erkek kadın demeden hatta küçücük bebeleri acımadan öldüren çocuk katillerinin, her fırsatta Müslüman kanı dökmek için yarışa giren söze gelince İnsan Hakları savunucusu olduklarını iddia eden Batılı yobazların İslam’ a dil uzatmaya ne hakları vardır. Buna nasıl cüret edebilirler. Kendi canları yandığında sokağa çıkmaları da samimiyetsizlik ve ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.


Bu durumda “Diğer Dinler” diye ifade etmeyeceğim,  ayrımımı tüm tahrif edilmiş dinlerin orijinallerini içerisinde barındıran ve bütün İnsanlığı kıyamete kadar kapsayacak olan “Mübarek İslam Dini “ ve bu Mübarek Dine “Düşman Olanlar”  şeklinde özetleyeceğim. Tüm sıkıntı bu dur. İslamın kardeşliği düşman olanların işine gelemez. Malum tüm çamurlar çıkar meselesi yüzünden…



Ne yaparsanız yapın, Müslüman’dan “Zorla (ma) Terörist” çıkmaz kardeşim… Çıktığını iddia edenler varsa; şuanda gördüklerinin aslında gördükleri gibi olmadığını bilsinler.   



İslam; güzelliklerin, sevginin, aşkın, huzurun dinidir demiştik.  Lakin şunu da hatırlatayım; Müslümanların kendi eksikliklerinden veya dinini hakiki manada anlayıp, yaşayamamasından kaynaklı olarak da devamlı “Müslüman olmayanlar” tarafından İslamın suçlanması“İslam Dini” ne kasıtlı yapılan saldırıdır. Müslümanın hatası kesinlikle İslama mal edilemez.



Son söz olarak;

“İslam, şüphesiz garip olarak başladı ve günün birinde garip hale dönecektir. Ne mutlu o garip müminlere!” Gariplerin kim olduğunu soran Abdullah bin Mesud'a, Peygamberimiz (a.s.v), “Kabilelerinden dinleri için ayrılıp uzaklaşanlar dır.” buyurmuştur.

Sevgilerimle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET