• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

MUTSUZLUK KADER DEĞİL

04 Eylül 2015 Cuma 18:32

Kim ne derse desin bu hayatta hepimizin mutlak gayesi mutlu olmaktır. Ne yaparsak yapalım, hangi işle uğraşırsak uğraşalım sonunda hep mutlulukla buluşmak isteriz. 


Kaliteli bir eğitim almak, makam ve mevki sahibi olmak, büyük bir eve son model bir arabaya sahip olmak, çok para kazanmak, iyi bir eş bulmak, işinde çok başarılı olmak, arkadaş ve dostlar arasında değer görmek hep mutluluğu yakalamak için peşinden koştuğumuz isteklerdir. 

Ömrümüzü bu uğurda heba etmeye her zaman hazırızdır ki zaten ediyoruz da. Etrafınızda kime sorarsanız sorun “Mutlu olmak ister misiniz?”  diye, “Kim istemez ki” cevabını alırsınız, istinasız hayır diyecek hiç kimseyi bulamazsınız…
  
Fakat toplumumuza baktığımızda büyük çoğunluğun mutluluğu yakalayamadığını görürsünüz. Oysa çok iyi bir işi vardır, güzel bir eşe sahiptir, çok parası vardır, şöhret sahibidir, makam ve mevkii bakımından iyi yerlerdedir, herkes tarafından saygı görmektedir ama buna rağmen hâlâ mutsuzdur. Nasılsın diye sorsanız, şikâyet ve isyan halindedir. Hani acınacak bir hali vardı deriz ya, işte öylece şaşırır kalırız. 

Mesela ünlülerden örnek verecek olursak, bazılarını konu dışında bırakıyor, iyi bir örnek olduğu için alıyorum, görünürde mutlu olmak için her şeye sahiptirler değil mi? Kimseye muhtaç değil, alan el değil veren el durumundadırlar. Fakat biliyoruz ki çoğu yalnızlık ve mutsuzluk içinde yaşamaktadırlar. Her fırsatta bunu dile getirenlere şahit oluyoruz ekranlardan, hatta yalnız başlarına sefalet içinde dünyadan göçüp gidenlere de…

Madem mutlu olmak için saydıklarımıza sahip olmak yeterli neden mutsuz oluyoruz?
 
Bir yerlerde yanlış mı yapıyoruz ya da gözümüzden kaçan bir şeyler mi var diye sorabilirsiniz…

Bir yerlerde yanlış yapıyoruz evet hem de gözden kaçırdığımız çok önemli bir ayrıntı var. Son zamanlarda epeyce arttığını düşünüyorum, biz mutluluğu maddiyata bağladık maneviyatın üzerinden hızla atladık. Maddenin içine ruh katmadan sahip olmayı istedik hep istemeye de devam ediyoruz. İstediğimiz her şeye sahip olduk hayatta belki de, ama içini dolduramadığımız için üzerimizde hep emanet durdu. Belli bir süre sonra elimizdekini de kaybettik ve mutsuz olduk. 

İnsanlar mutsuz, yuvalar huzursuz, büyükten küçüğe herkes umutsuz...
  
Mutluluk maneviyatta gizliydi. Mutluluk yaptığımız her ne ise ona ruh katmaktaydı. Mutluluk, hayattan beklentilerimizi küçük tutmaktaydı. Büyük hayaller kurmaktan öte etrafımızdaki küçük şeyleri fark edebilmekteydi. Sahip olduklarına şükredip Rabbine dua etmekteydi…
  
Mutluluk, son model cep telefonlarınızla selfie yapmakta değil o telefonla köydeki ninenizin sesini duymakta gizli aslında.  Mutluluk büyük bir eve sahip olmak değil küçükte olsa o evin içinde eşinizin, çocuklarınızın gözlerine bakarak muhabbet edebilmekte gizli aslında. Mutluluk, çok para kazanmakta değil kazandığın parayı ihtiyaç sahipleri ile paylaşabilmekte gizli aslında. Mutluluk, insanların sizi övüp değer vermesinde değil Allah’ın sevgisini kazanabilmekte gizli aslında. Mutluluk, yüzünüzün gözünüzün kaşınızın güzel olmasında değil içinizde taşıdığınız yüreğinizin temizliğinde gizli aslında. Mutluluk,  kıyafetlerinizin moda ve çok olmasında değil kıyafet almadan ihtiyaç sahiplerini düşünüp vazgeçebilmenizde gizli aslında. Mutluluk, bir bardak çayı lüks bir ortamda içmekte değil bir bardak çayı dostla birlikte yudumlamakta gizli aslında…
  
Velhasıl, mutluluk maddeye bakış açımızda saklanır, geçici dünyanın peşinden durmadan koşmak yerine aklıselim şekilde maneviyata maddeden daha fazla değer vererek onu dışarı çıkarmalıyız.
Sevgilerimle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET