• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SU DEYİP GEÇME! SUSUZLUĞUNU GEÇİŞTİRME

03 Mart 2015 Salı 11:01


'Su Gibi Aziz Ol'  der atalarımız…

Aziz kelimesi suyun bu yüksek değerini ifade eden, suya hak ettiği itibarı vermek için kullanılabilecek en güzel kelimedir.  Gerçekten su gibisi yoktur, su tartışılmazdır. 

Dünya üzerindeki bitki, hayvan, insan ve tüm canlıların yaşamda var olmaları ve yaşam boyu hayatlarını sürdürebilmeleri suyun varlığına bağlıdır. Kainatta asla vazgeçilemez tek yaşam kaynağımızdır. 

Su kimyasal olarak, iki hidrojen ve bir oksijen atomundan meydana gelmiştir. Kimyasal formülü H2O’dur. Renksiz, kokusuz ve tatsızdır. Ayrıca kalorisizdir.


Suyun içerisinde yaşayan, azımsanmayacak derecede canlı türleri olsa da biz insanlar dünya hayatında,  kara parçası üzerinde yaşamlarımızı sürdürürüz.  Oysa dünyanın %  70 ’ i sularla kalan kısmı karalarla kaplıdır. Buradan anlaşılacağı üzere karalar dünya üzerinde çok az bir orana sahip ve bu karaları besleyen su ise çok büyük bir orana sahiptir. Bu dağılım adeta bizlere susuz hayat olamayacağına dair ipucu veriyor, suyun canlılar için yaşamdaki hayati önemine delil oluyor.


İnsan ve sağlık boyutundan suya bakacak olursak, tıpkı yeryüzü gibi insan vücudunun da  % 70 - % 75’i sudur. Bilimsel açıklamalara göre beynin yüzde 85'i, kanın yüzde 90'ı, kasların yüzde 75'i, böbreklerin yüzde 82'si ve kemiklerin yüzde 22'si sudan oluşmuştur.

 

İnsanın tüm organlarının görevlerini sorunsuzca yerine getirebilmesi, hücrelerinin yenilenmesi ve tüm yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmesi su ile mümkündür.  Su olmadan sağlıklı bir bünye olmaz. Her ne kadar bünyenin dayanıklılığına bağlı olsa da ortalama 30 gün kalınarak yaşanabileceği halde susuz en fazla 6 – 7 gün yaşanabilmektedir. Bazı durumlarda tam açlıktan farklı olup,  yemek yemeden sadece su içilerek uzun müddet ise hayatta kalınabileceği görülmüştür.


Yetişkin bir insan günde en asgari 2,5 - 3 litre su tüketmek zorundadır.  Bu tüketim bir anda değil aralıklarla karşılanmalıdır. Mesela;  her saat başında bir bardak su içerek karşılanabilir. Bu tabi ki normal zamanda olması gerekendir. 


Gün içerisindeki yoğun hareketliliğe, sıcak havalara, aşırı terlemeye, ishal gibi hastalıklara, ekstra sportif faaliyetlere, yüksek proteinle ve yüksek lifli beslenmeye, o günkü aşırı su kaybına göre su tüketimi iyice ayarlanmalı, vücudun rahatça çalışabileceği oranda arttırılmalıdır. İnsan susuz kaldığını mutlaka hisseder. Bu vücuduna yansır halsizleşir.


Şunu da hatırlatmakta özellikle fayda görüyorum,  sıvı alımı demek su alımı demek değildir. Vücudumuza gün içerisinde çay, kahve, ayran, meşrubat gibi sıvılar girebilir fakat bunlar kesinlikle su yerine geçmezler, vücudun ihtiyacı olan suyu karşılamazlar, suyun yerine getirdiği fonksiyonları yerine getirmezler.


Suyun diğerleri gibi kalorisi yoktur. Su içme konusunda yanılgıya düşmeyelim. 


Suyun,  hepimiz tarafından bilinmesi gereken önemli faydalarına kısaca değinelim…


Hücrelere besin ve oksijen taşır, terleme ve böbrekler yolu ile atıkları vücuttan uzaklaştırır.
Böbreklerin faaliyetini yerine getirmesi için zararlı maddelerden temizlenmesine yardımcı olur.
Kan ve lenf sisteminin büyük bir kısmını oluşturur.
Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur.
Sıcak havalarda vücudu serin tutar ve soğuk havalarda vücut izolasyonu sağlar. Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.
Besinlerin sindirilmesinde görev alır.
Bağışıklık sisteminin görevini yerine getirmesini sağlar.
Su, emziren kadınlarda, süt üretimini artırır.
Eklemlerin kayganlığını sağlar.
Vücutta depolanan yağ miktarını azaltır ve kilo alımını engellemeye yardımcı olur.
Cildin daha düzgün, daha yumuşak, daha parlak ve daha esnek olmasını sağlar.
Su içinde barındırdığı kalsiyum, magnezyum, florür, sodyum, bakır, selenyum ve potasyum gibi vücudun ihtiyacı olan birçok minerali almamızı sağlar.


Bu suyun faydaları hakkında bildiklerimizden sadece başlıcalarıdır. Daha sayamadığımız onlarca faydası vardır.  Bu faydalarının yanı sıra aşırı su tüketimi de oldukça tehlikeli, vücut için zararlıdır. Böbreklerin yükünü artırır ve böbrekleri yorar. Mide bulantısı ve kusma şeklinde kendini gösterir. Çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. 


Spor yaparken su dengemize özellikle dikkat etmeliyiz. Koşu, halter, vücut geliştirme gibi ağır sporları yapan sporcuların bu konuya daha fazla dikkat etmesi gerekmektedir.  Vücudumuz spor yaparken terleme yolu ile ciddi su kaybeder, vücudumuza yeterli su takviyesi yapmadığımız zaman vücudumuzun dengesini bozarız. Spor esnasında baş dönmesi, baygınlık, tansiyon, kalp,  şeker gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu durumu önlemek için her 10 dakikada bir yeterli miktarda su içmeliyiz.


Su deyip geçmemeli, susuzluğumuzu geçiştirmemeliyiz. Su başlangıçtır. Su hayattır. Su sağlıktır. Suya hak ettiği değeri vermek senin elinde…

Unutmayalım!  Dünyadaki en mükemmel enerji kaynağı “SU”dur…
Sevgilerimle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET