• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

YÜREĞİNE İYİ BAK

18 Aralık 2014 Perşembe 20:05

Şüphesiz insan vücudunda öyle bir organ vardır ki o sağlam olduğu sürece tüm vücut sistemimiz sağlıklı bir şekilde çalışır. 


Tüm hayati fonksiyonlarımız için, vücudumuzda ihtiyaç duyulan kan en ücra noktalara kadar ulaştırılır. Yorulmak nedir bilmez, her organ uyur dinlenir, o ise durmadan, görevini aksatmamak için 7 -24 faaliyetini devam ettirir. 


Zaten görevini aksattığı an yaşamımızı tehlikeye sokar, hatta ömrümüzü nihayete erdirir. Bu  değerli organımız herkesin malumu “Kalp“ tir. Kalbimizdir…


Yaşamımızın devam ettirilebilmesi için elbette kalbimize hak ettiği değeri vermek zorundayız. Muhakkak onu güzelce beslemeli, zararlı besinlere karşı koruyup kollamalı, spor ve faydalı gıdalarla ihtiyaç duyduğu bakımını aksatmadan yapmalıyız. Bu kalbimizin fizyolojik görevini sürdürebilmesi için çok önemlidir.

Bu fizyolojik görevinin dışında kalbimizin birde manevi boyutu vardır. Halk arasında genellikle bu manevi tarafını “Yürek” diye isimlendiririz. Yüreğimizdir…

Üzüntülerimiz, sevinçlerimiz, aşklarımız, isyanlarımız, kırgınlıklarımız, nefretlerimiz, sevdiklerimiz, sevmediklerimiz, cesaretimiz, korkaklığımız, inançlarımız vs. hepsi yüreğimizle ilgili manevi konulardır.  Kısacası her halimiz yüreğimizde saklıdır. Yüreğimiz ise içimizdeki küçük dünyamızdır. 

Yüreğimizde sakladığımız, yaşadığımız veya yaşattığımız her manevi olay kalbimizin çalışma sistemini direk olarak etkilemektedir.  Mesela; heyecanlı durumlarda kalbimiz hızlıca çarpar, sevinçli durumlarda içimiz içimize sığmaz kalp ritmimiz arttıkça artar. 

Aksine üzüntülü ve sıkıntılı durumlarda ise ağrılar yaşamaya başlarız, hatta durum yoğun şekilde devam ederse kalp krizine bile yol açabilir. Çok defa bu durumlara şahit olmuşsunuzdur.  Yani kalp yürekten etkilenir, yürek ise kalbi etkiler diyebiliriz.

Bu küçük dünyamız mademki sağlığımızı olumlu veya olumsuz etkiliyor, yaşam kalitemizi öylesine değiştirebiliyorsa içerisinde ne barındırdığımız, onu ne ile doldurduğumuz da her şeyden çok önemli değilmidir sizce…

Sahi ne ile besliyoruz yüreğimizi?

Her gün bol bol kibir, nefret, kötülükle mi yoksa alçak gönüllülük, sevgi, iyilikle mi… Sevgimiz her zaman nefretimize galip gelebiliyor mu ya da her şeye pozitif mi yoksa negatif mi bakıyoruz hayatta. Bu besleme tüm davranışlarımızda etkisini gösterecek çünkü. Unutmayalım ki ne ile beslersek yüreğimizi yaşantımızda da onu sergileyeceğiz, onu aksettireceğiz etrafımıza. Sevgi ve aşk dolu kaptan nefret ve kin taşması, yalan, nefret, dert dolu kaptan mutluluk ve huzur taşması beklenemez, beklenmemelidir de… Başka bir şey çıkması muhtemel değildir. Atalarımız ne güzel söylemişler “ Ne ekersen onu biçersin” diye.

İyi bir insan olabilmek der dururuz hep…


Hayatta kime sorarsanız sorun, gayesi ”iyi bir insan olabilmektir”  herkesin, bugüne kadar sayısız insanla iletişime geçmiş biri olarak söylüyorum, hayatı karanlık işlerde geçmiş insanlar dahi kendilerini kötü insan olarak tanımlamazlar asla. Hatta yaptıkları birçok olumsuz hareketleri insanlık için yaptıklarını bile iddia ederler. Ne derlerse desinler bu durum onların kötü insan olduğu gerçeğini değiştiremez.

Kötü insan olarak anılmak üzücü bir durumdur. Hayatta iyi bir insan olmak, iyi bir insan olarak her daim hatırlanmak, değer bulmak önemlidir. İnsanı mutlu eder.

İşte insanı mutlu eden iyi insan olabilmenin yolu da yüreğinizden geçer. Onda taşıdığınız ve ondan dışarıya taşırdıklarınızdan.  Yani güzel hasletlerden oluşmuş bir yürekten iyi bir insan çıkarırsınız ancak başka türlü çok zor…

Yüreğimiz, Yüce Yaratıcımız’ın da nazar ettiği özel bir mahaldir…

Allah bizim bedenimizle ilgilenmez açıkçası endamımıza bakmaz; bedenimizin şekli, boyumuzun uzunluğu kısalığı, gözümüzün saçımızın rengi, ırkımız, cinsiyetimiz vs. çokta önemli değildir onun nazarında… Allah’ın ilgilendiği bizim sadece ve sadece yüreğimizdir. Hatta bir Hadisi Kutsi de Allah “Ben göklere ve yere sığmam, fakat mü'min kulumun kalbine sığarım.” buyurur.  Öylesine önemli bir yer burası…

Günümüz dünyasında maalesef her şey ister istemez az veya çok kirlenmiş durumda; para hırsı, güç mücadelesi, yaşamdaki tatminsizlikler, yalan dolan, menfaat ve çıkar ilişkileri, entrikalar, şuursuzca yaşam, eğlence düşkünlüğü, çılgınca yaşanan teknolojik gelişmeler derken insanın küçük dünyası bu durumlardan olumsuz olarak ciddi ciddi etkilenmiş durumda ve farkında olmadan etkilenmeye de devam ediyor aslında…

Bazen öyle oluyor ki önemli olaylar bile sıradan gelebiliyor artık bizlere yüreklerimizi etkileyemiyor; savaşta evlerine bomba düşenleri veya ölen çocukları gördüğünde yürekler titremiyor mesela ya da açlıktan ölen birisini gördüğünüzde ya da soğuktan üşümüş titreyen birini gördüğünüz zaman etkilenmiyor mesela, bu durumu sıradan görebiliyoruz, örnekleri çoğaltmamız mümkün… 

Yüreğine sahip çık… Onu sahipsiz bırakma… 


Öyle ki yüreğimiz aklımızı etkiler, aklımız davranışlarımızı yönlendirir. Biz yüreğimize aşkı, sevgiyi, sevdayı, imanı, merhameti, barışı, mutluluğu en önemlisi Allah’ı nakşedelim ki içimizdeki tüm güzellikler yaşantımıza yansısın… Unutmayalım; Yüreğimiz güzelleştikçe davranışlarımız güzelleşecek, biz güzelleştikçe dünya daha da güzelleşecek… 
Sevgilerimle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET