• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

GALİP ÖZTÜRK HİBELERDEN VAZMI GEÇTİ?

10 Haziran 2012 Pazar 17:56

Samsunspor’un neden düştüğüne veya düşürüldüğüne ilişkin tespitlerimizi Varan 1-2-3-4 şeklinde yayınlamamız üzerine, yazılarımızı neden kestiğimize ilişkin bazı mailler almış bulunmaktayız. Yurt dışı seyahatlerimin yoğun olması nedeniyle, yazılarımıza zaman zaman ara vermek zorunda kalabiliyoruz. Bu nedenle okuyucularımızdan tekrar özür dileriz.

Kaldığımız noktadan devam edecek olur isek; sezon başında yönetim kurulu oluşturulmadan Ankara’da konuşlanarak yapmış olduğumuz transfer politikası ve izleyeceğimiz yol haritası gereğince ortaya koyduğumuz bütçenin 15 trilyon olduğunu ifade etmiş idik. Yönetim kurulu oluştuktan sonra ise yaşananlar tüm kamuoyunun bilgisi dahilindedir. 

Şimdi şu sorunun cevabının verilmesi gerekir. Acaba Suat Çakır ve ekibine gerekli transferlerin yapılabilmesi için gerekli nakit akışı sağlanmış mı dır. Yoksa para muslukları Adnan Sezgin’in göreve getirilmesi ile mi açılmıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusu ise, burada ilk etapta sorgulanması gereken başkan Kazım Yılmaz’ın tavrıdır. Suat Çakır ve ekibine karşı bir güven bunalımı oluşmuş ise, bu rahatsızlığın sürüncemeye bırakılmaması gerekirdi. Nitekim, Adnan Sezgin’in göreve getirilmesi ile birlikte ortaya çıkan istifalar zihinlerde hep soru işaretleri bırakmıştır.

Süper lige yeni çıkmış bir takımın elbette eldeki mevcut imkanlara göre sağlıklı bir kadro oluşturması mümkün olamazdı. Başkan Kazım Yılmaz’ın, Adnan Sezgin’in göreve getirilmesi aşamasına kadar, kulübe yapmış olduğu katkı sınırlı olmuş ise, transfer edilen futbolcular ile imkanlar ölçüsünde bir kadro oluşturulmuştur. Ancak Kazım Yılmaz’ın güvendiği dağlara kar yağması ile bir anda neye uğradığını şaşırmasını da anlayışla karşılamak gerekir.

Transferlerin isabetsizliği konusunda geçmiş gündemleri tekrar tekrar dile getirmek anlamsızdır. Ancak, transferlerden ziyade kulübün mutfağında kişisel bir takım zaaflardan kaynaklanan sorunlarında kamuoyu tarafından bilinmesi gerekir.

Ne yazık ki Samsun’da kamuoyunu direkt olarak menfi yönde etkileyebilecek oluşumların altında imzası olanlar, kesinlikle öz eleştiri yapmazlar. Kendi insiyatiflerinin dışında gerçekleşen olaylara neden olanları da afişe etmeyi tercih etmezler. Ya istikbal ya da kişisel tepkilerden çekindikleri için, susmayı tercih ederler.

Bu köşe yazarı olarak, geçmişte Samsunspor’un paralarının ne şekilde gasp edildiği çeşitli platformlarda ve yazılarımda dile getirilmiştir. Hal böyle iken, kendisini suçladığım kişi veya kişiler ortaya çıkarak “dur bakalım arkadaş, sen nasıl bizim hakkımızda böyle iddialarda bulunursun, nasıl bizi Samsunspor’un paralarını gasp etmekle suçlarsın, bunun hesabını kanun önünde vereceksin” şeklinde bir tepki göstermedikleri gibi, çeşitli vesileler ile bir araya gelindiğinde dahi “sus gemisi” nin güvertelerinde dolanmayı tercih etmektedirler.

Konuyu tekrar gündeme getirmemin nedeni şudur. Kongre öncesinde Erkut Tutu ile kongre salonunun kapısında kısa süreli sohbetimizde, benim neden yönetim kurulunda yer almadığımı görüştük. Akabinde ise Tutu’nun Samsun kamuoyuna açıklaması gerektiğini düşündüğüm bir olayı kendisinden öğrendim. Tutu, kongreden bir gün önce Galip Öztürk tarafından aranarak, Öztürk’ün kulübe yapmış olduğu hibeler için kulübe makbuz kestirdiğini yani borçlandırdığını ifade etmiştir. Bunun üzerine ben de kendisine, eğer böyle bir şey söz konusu ise, bunun kesinlikle kongrede genel kurul üyelerine ifade edilmesi gerektiğini ifade ettim.

Samsunspor’a yapmış olduğu yardımlar karşılığında, kulübü borçlandıracak bir uygulamaya gidilmiş ise, konunun hassasiyeti nedeniyle kesinlikle kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini düşünmekteyim. Eğer kulüpten bu şekilde bir borçlandırma metodunun altına imza atılmış ise, kulüp başkanı dahil olmak üzere, tüm imza sahibi yöneticiler sorumludur.

Eğer Öztürk, yapmış olduğu hibeler karşılığında kulübü borçlandıracak bir talebi olmuş ise, bu talebin de yine kamuoyunca bilinmesi gerekir. Öztürk’ün malum konumu nedeniyle iddialara cevap verebilmesi elbette mümkün değildir. Ancak bu konu bir şekilde kongrede dile getirilmelidir. Eğer kongre gününe kadar bu konuda bir açıklama yapılmaz ise, konu tarafımca kongrede gündeme getirilecek ve ilgililerden açıklama talep edilecektir. Öztürk tutuklu olduğuna göre, bu soruların cevabını Erkut Tutu ve Kazım Yılmaz vermelidir.

Soru şudur. Galip Öztürk Samsunspor’a yapmış olduğu hibeler karşılığında, kongreden bir gün önce Tutu’yu arayarak kulübü borçlandıracak tarzda makbuzlar almış mı dır. Yani yaptığı hibelerin üstünü çizerek, kulüpten alacaklarını tahsil cihetine mi girmiştir. Yönetim kurulunun bu konuda tasarrufu ne olmuştur. Eğer kulübü borçlandıracak bir uygulama yapılmış ise, yönetim kurulu bu kararın altına imza atmışmı dır. Eğer atmış ise, hangi kriterler göz önünde bulundurulmuştur.

Galip Öztürk’ün başlangıçtaki heyecan ve tutumunun, bana göre anlaşılmaz bir şekilde değişmesinin altında yatan gerçekler kamuoyu tarafından az veya çok tahmin edilebilir. Ancak kulübe yapmış olduğu hibeler karşılığında kulübe makbuz kestirmesi gibi bir gündem kamuoyunun bilgisi dahilinde değildir. Bu nedenle konuyu gündeme taşımayı uygun gördüm. Şimdi de soruyorum. Samsunspor yönetimi hibeleri iptal ederek kulübü borçlandıran bir uygulamanın altına imza attılar mı? Atmışlar ise hangi kriterler göz önüne alındı.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET