• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUNSPOR’A YARDIM TOPLANTISI

07 Ağustos 2013 Çarşamba 19:57

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç tarafından Samsun’lu sanayici ve işadamlarının Samsunspor’a yardım amacı ile organize ettiği toplantının hüsranla sonuçlanması, eski bir yönetici alarak kesinlikle beni şaşırtmamıştır.

Geçmişten örnek verilecek olur ise, İsmail Uyanık döneminde Samsun Büyük Otel’de yaptığımız bu tür bir yardım toplantısında o dönemdeki para birimi ile 50 milyar dahi toplanamamıştır.
Ardından yine Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz döneminde yapılan bir organizasyonda, belediye başkan  ının bizzat olayın içinde olmasına rağmen 500 milyar toplanabilmiştir.(sıfırlar atılmadan)

Yine  İstanbul’da yapılan bir yardım organizasyonunda yemekte işadamları taahhütlerde bulunmuşlar, ancak sözlü olarak verilen taahhütlerin ardından aradığımız işadamlarını ofislerinde veya İstanbul’da bulabilmek mümkün olmamıştır.

Bu geminin su alması tesadüf değildir. Süreç İsmail Uyanık döneminde başlamıştır. Yani güven ortamı tamamen ortadan kalkmıştır. Siz her sezon yılın transfer rakamlarına imza atarak kulübe gelir sağlar iseniz, yaptığınız transferlere para harcamadığınız ve hiçbir yatırım yapmadığınız halde kulübü 13 trilyon gibi bir borç ile baş başa bırakır iseniz, ve üstelik bir kuruş alacağınız olmadığı halde 9,5 milyon dolar çekleri cebinize koyup giderseniz, hiç kimsenin sizin şahsınızda güveni kalmaz.

Kulübe yardım edecek birilerini bulabilmek için, öncelikle yönetim kurulu başkanı ve üyeleri kimlikleri ile bir güven faktörü oluşturmalıdırlar. Çünkü gemi bir kez torpido yemiştir. Yani güven denilen en önemli meziyet ortadan kalkmıştır. Yaptıkları yardımların adresi Samsunspor olmadığı için, hiç  kimse ikinci veya üçüncü kez aynı hatayı yapmak istememektedirler.

Samsun’lu işadamları,  geçmişte yok edilen  güvenin yeniden tesis edildiğini gördükleri anda, işadamları titiz ve görüşleri ile ikinci süper lig takımını dahi taşıyabilecek potansiyele sahiptirler. İkinci faktör ise yönetim kurullarını oluşturan kişilerin bilgi ve becerilerine olan güvensizliktir. Çünkü Uyanık sonrası göreve gelen bazı başkan ve yöneticilerin futbol konusundaki zafiyetleri sonucu milyon dolarlar sokaklara atılmıştır.

Kulüp başkanı ve yönetim kurulu üyeleri bir futbol takımı yöneticiliği bilgi ve becerilerine sahip olduğu taktirde, milyon dolarlara ihtiyaç bulunmaz. Çünkü yapılan bilinçli transferler ve yönetim tarzı kısıtlı imkanlarla da olsa başarıyı beraberinde getirir.

Örneğin Erkut Tutu başkanlığındaki yönetim kurulu kısıtlı imkanlar ile süper lige çıkma başarısını yakalayabilmişlerdir. Çünkü Tutu ile birlikte yönetim kurulu oluşturan kişilerin önemli bir bölümü futbol takımı yöneticiliğini bilen ve işadamları kimliklerinin yanı sıra futbol adamı kimliklerine de sahip olan kişilerdi. Enkaz devralmalarına rağmen Samsunspor’u şampiyon yapmışlar ve ardından benim de o günkü şartlar ile Galip Öztürk ile birlikte müdahil olduğum bir organizasyonla görevlerinden ayrılmak zorunda kalmışlardır. Ancak sadece para ile bir takımın başarılı olamayacağını, en önemli meziyetin bilgi ve beceri olduğunu teyit etmişlerdir.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın Samsunspor konusundaki hassasiyeti şöyledir böyledir. Birileri eleştirir birileri taktir eder. Bunlar ayrı konulardır. Ancak daha önce yine kendi insiyatifi ile organize ettiği 1000 altın adam projesinde de arzulanan hedefe ulaşamamasının baz alınması gerekirdi diye düşünmekteyim.  


Çünkü o dönemde de kendisi tarafından İyi niyetle bir kampanya düzenlenmiş ve ne yazık ki 1000 kişi bulunamamıştır.

Samsunspor’un ekonomik anlamda kente kazandıracağı katma değerin herkes farkındadır. Ancak profesyonel bir yönetim tarzı oluşmadığı taktirde, sadece günü kurtarmak adına yönetim kurulları oluşturulur ise havanda su dövülmeye devam edilecektir.

Şahsen Samsunspor gündemine soktuğum ve ısrarla üzerinde durduğum kayuma gitme konusu işte bu nedenle önemli idi. Ancak bazı kişiler ve çevreler kayyumu öcü olarak gösterdiler. Çünkü işlerine öyle geliyordu. Kayyuma giden kulüpleri örnek gösterdiler. Oysa samsun ne bir Malatya ve ne de bir Kocaeli idi. Bir futbol kenti idi. Kayyuma atanacak kişiler de kesinlikle akil insanlardan oluştuğunda kısa sürede kriz atlatılabilirdi.


Bana göre tüm sıfır imkanlara rağmen Erkut Tutu döneminde yaşananların kayyum şartlarından hiçbir farkı yoktu. O şartlar ile bu takım süper lige taşınmış ise, kayyum şartları ile yine başarılar elde edilebilirdi.
Çünkü kayyum ile güven yeniden tesis edilecekti. Kim ne yapmış, nasıl yapmış, kulübü kimler borçlandırmış, paralar nerelere harcanmış hepsi ortaya çıkacaktı. Genel kurullarda bunun için mahkeme salonlarına gerek bulunmadığını, genel kurul salonunun mahkeme moduna getirilerek üyelerin önünde gerçeklerin açıklanabileceği şeklindeki önerilerim de dikkate alınmadı.

Bugünkü tablonun özeti güven faktörünün yitirilmesidir. Yönetim kurulu üyelerinin iyi niyetinden kesinlikle şüphe edilemez.Özellikle Emin Kar işin mutfağından gelmiştir. Hele Samsunspor’luluğu asla tartışılmaz. Ancak konu mevcut yönetim kurulu veya başkanı ile ilgili değildir. Gemi geçmişte su almıştır. Onarılabilmesi için farklı bir tablo gerekir.

Bir elin parmakları kadar sayılamayacak işadamlarımızın katkıları sayesinde ayakta kalabilen kulübümüz için ateşleyici bir dinamizm sağlanması gerekmektedir. Her transfer sezonunda futbolcuların maliyetleri üzerinde gündem yarattığımız sürece bu kısır döngü sürecektir. Bu noktada ne bakanımızın ve ne de Emin Kar’ın yapabileceği hiçbir şey yoktur.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET