• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

11 PUAN KÜME DÜŞÜRÜR

12 Aralık 2011 Pazartesi 20:23


Beyler, hepiniz Samsun’da sevilen işadamlarısınız. Ancak futbol ile ne kadar yakından ilgili ve alakalı kişiler olduğunuzu anlatın da cehaletimizi giderelim.

Elbette hepiniz iyi niyetlisiniz. Samsunspor’a katkıda bulunmaya çalışıyorsunuz. Futbol takımı yöneticiliği, sadece takım adına verilen yemeklere iştirak etmek, yönetici etiketine sahip olarak şahsi egoları tatmin etmek mevkii değildir. Futbol dünyasının içinde sadece seyirci olarak yer almanız yeterli değildir. Bunun okulu da yoktur. Aslında Türkiye için önemli bir sorun, “ Futbol Takımı Yöneticiliği” gibi bir eğitim kurumunun tesis edilememiş olmasıdır.
 
Sırası ile sorumluları ele alacak olur isek; Siz sayın başkan, size sözüm yok, zaten her fırsatta Galip Öztürk tarafından geminin dümenine yardımcı kaptan olarak oturtulduğunuzu ve sonrada kaptanın gemiyi terk etmesi ile de aysberglere karşı mücadele gücünüzün kalmadığını ifade etmektesiniz.
 
Galip Öztürk’ün sizden ve yönetim kurulundan talebi ne idi. İsmail Uyanığın koymuş olduğu temliğin kendisine ödenmemesi, çünkü Uyanığın kulüpten hiçbir alacağı olmadığı iddiası idi.
 
Öztürk’ü bu konuda desteklediğimi tüm kamuoyu bildiği gibi sizde bilirsiniz. Tekrarlamak gerekir ise, Allah ve kul nezdinden İsmail Uyanık bu kulübün paralarını soyadına yakışır bir şekilde şahsi ikbali için kullanmış, mahkemelerden ceza alacağı riski ortaya çıkınca tekrar çeşitli ayak oyunları ile kulübün başına gelerek, götürdüğü 9,5 milyon doların 2 milyon dolarını geri getirmiş ve yine kendisini yandaşlarına “efsane başkan” olarak kabul ettirmiştir.
 
Size düşen, İsmail Uyanık ile karşılıklı oturarak “gel kardeşim veya ağabeyim her ne ise, bu konuyu çözelim, sen temliğini kaldır. Samsunspor”a hibe et veya şu kadarından vazgeç” şeklinde bir çözüm arayışına girmek idi.
 
Samsunspor’un hiçbir yöneticiye borcu kalmamıştır. Siz bugüne kadar hiçbir başkanın yapmadığı ve yapamadığı bir özveri ile trilyonlarınızı Samsunspor için harcarken, bu paraları bağışlayacağınızı mı düşündünüz. Elbette her verdiğiniz kuruş için kulüp gelirlerine temlik koydunuz. Ayrıca bunun anormal bir yanı da yok. Paranızı geri almak için elbette bu yola başvuracaksınız. Bir kısmını bağışlarsınız veya bağışlamazsınız bu ayrı bir konu. Ancak siz en azından cebinizden harcadığınızı tahsil edeceksiniz. Ancak Uyanığın cebinden harcadığı paraları da en az 100 katı ile geri aldığını da unutmamak gerekir.
 
Bu nedenle sevgili başkan, Sizin İsmail Uyanığın olmayan alacağını ödeme gibi bir lüksünüz yok. Bugün “ben Uyanığın alacağını ödemeye gönlüm el vermiyor” şeklinde bir açıklama yaptığınızda, Galip Öztürk yine desteğini sürdürecektir.
 
Yönetici arkadaşlarımız; Bugünkü mevcut teknik kadro ve futbolcu yapısını oluştururken çok mesai harcadığınız belli. Ancak bu kadroyu oluştururken Çarşambaspor’umuzun veya Kadıköyspor yöneticileri dahi yaparken düşünürlerdi. Neden mi? Transfer ettiğiniz futbolculara bir göz atalım. Ele avuca gelen iki isim sayılabilir mi? Teknik kadroyu tespit ederken Galip Asal faktörü mü yoksa başka faktörler mi ön planda idi.
 
Yugoslav futbolunun bugünkü futbol dünyasındaki yeri malum. Üstelik hocanın bibliyografisinde Young Boy’s takımı ile FB elemenin dışında hiçbir pozitif görünüm yok. Yani Türkiye Ligi ve Samsunspor gömleği kendi bedenine bir kaç beden dar geliyor. Kaybedilen her maçın ardından Samsun’lu sporseverler ile adeta dalga geçiyor ve anlamsız demeçler veriyor. Çok iyi oynamışız, onlarca pozisyon yaratmışız ama gol kısırlığını bir türlü gideremiyormuşuz.
 
Değerli arkadaşımız Sayın Adnan Sezgin, İstanbul’da olmam dolaysıyla Samsunspor’da İsmail Uyanık dönemlerinde uzun yıllar yöneticilik yapan bir kişi olarak, futbol ile ilgili gerek Kulüpler Birliği ve gerekse TFF bünyesindeki toplantılarda birlikte olduk. Şu anda mevcut yönetim kurulu üyeleri arasında benim kadar sizi tanıyan yoktur. Futbol adamlığınızı ve kariyerinizi tüm Türkiye bilir.
 
Siz Samsunspor’un teklifini kabul ederken, futbolu çok iyi bilen yönetici topluluğu ile çalışacağınızı ümit ettiniz. Çünkü sizin kafanızdaki Samsunspor şablonunda, işlerini iyi bilen yöneticiler topluluğu bulunmakta idi. Ayrıca, Samsunspor’un geçmişindeki başarıların analizini yaptığınızda ve şahsi diyalog içinde bulunduğunuz kişilerin futbol mantalitesini yakinen bilmekte idiniz.
 
Göreve geldiğiniz ilk gün de, durumun böyle olmadığını anladınız. Sazı doğal olarak elinize aldınız. İpleri elinize aldığınızda ise, son iki günde pörtföyünüzdeki futbolcuları takıma kazandırdınız. Bunların yeterli olmadığını lig sıralamasındaki yerimiz teyit etmekte.
 
Sizin vitrinize yakışan uygulamayı siz iyi bilirsiniz. Takımı revize etmek için son iki maçı dahi beklemeden harekete geçmelisiniz. Tüm sorumluluk size ait olduğuna göre, Mevcut teknik kadroya bugüne kadar yaptıkları daha doğrusu yapamadıkları hizmetler için teşekkür edin ve vedalaşın.
 
Boştaki yerli teknik direktörler malum. Birini seçerek, yardımcılığını da Samsun’lu hocalarımızın yapmaları şartı ile takımı yeni ve yerli teknik kadrolara emanet edin. Ara transferlerde her ne kadar olumlu sonuçlar alınamayacaksa da , bu takımı en azından ligde tutunabilecek performansı gösterebilecek yerli ve yabancı futbolcular ile takviye etmeliyiz. Bugün 4 büyüklerde takıma giremeyen önemli isimler mevcut. Sizin de ikili ilişkileriniz ile bu takımlardan rahatlıkla bu tür futbolcuları alabilmemiz mümkün.
 
İstifa eden yönetici arkadaşlarımızın “kulübü Adnan Sezgin yönetiyor” şeklindeki eleştirilerine de katılmadığımı söyleyebilirim. İstifa eden yönetici arkadaşlara “buyurun arkadaşlar biriniz gelin bu takımı sportif anlamda yönetin, teknik kadroyu ve futbolcu kadrosunu oluşturun” deseniz, hiç birinden “ben yaparım” sözcüğünü duyamazsınız.
 
Evet bugünkü mevcut yönetim içindeki arkadaşlarımızın futbol adamı kimliği yönünden incelediğimizde, sorumluluğun sizde olması normaldir. Sizde bu kentin geçmişindeki spor kimliğine yeniden kavuşabilmesi adına bir şeyler yapabilecekseniz ve en önemlisi buna kendiniz de inanıyor iseniz, kısaca bu çocuk okur ve hem de Üniversiteye direkt girer” diyorsanız, sazı elinize alın, eğer akordunu yapamayacak iseniz gerçekler acı da olsa söyleyin ki bilelim bilsinler. Boş hayallere kürek çekmeyelim çektirmeyin.
 
Çünkü, BJK ve Sivas maçları kaybedildiğinde, yani ilk yarıyı 11 puan ile bitirdiğimizde, ikinci yarı GS veya BJK kadrosuna yakın bir kadro ile mücadele etmemiz gerekir ki, Samsun’un şu anda böylesine güçlü bir ekonomik yapısı yoktur.
 
Değerli Petkoviç Hocam; Bırakın bu doğu bloku ülkeleri ağzını. Türkiye liglerini tanımıyorsunuz. Hasbel kader Pendikspor’un FB’yi yenmesi misali, çalıştırdığınız takımla FB’yi kupadan elemenin dışında kartvizitinizde hiçbir pozitif cümleler yok. Türkiye Ligini kaldırabilecek şimdilik bir kapasitenizin olmadığı bugüne kadar çizdiğiniz profil ile ortada. Her maçın ardından verdiğiniz demeçler ile beklenti yaratmanız bizleri daha fazla üzmüyor, kendi kendimize “hoca sanırım bizleri futbol topunu bomba diye karakola götürecekler” mantalitesine sahip, futbol topundan bihaber olarak görüyor diyoruz. İstifa etmiş olsanız tazminatınızı alamayacaksınız. Bu kadar astronomik bir rakam ile başka bir takım çalıştırma şansını bulursanız, sizden tüm kalbimle özür dileyeceğim.

İyi de hocam, siz yakamızı bırakmadıkça, iki yakamız bir araya gelmeyecek. Şansınıza belki bu hafta BJK yenersiniz veya 1 puan alabilirsiniz. Ancak görünen köy kılavuz istemiyor. Bu güne kadar aldığımız puanlar bize yetmeyecek gibi görünüyor. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET