• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

ATATÜRK’ÜN DOĞDUĞU EVİN PENCERESİ

19 Aralık 2011 Pazartesi 18:03


Cumhuriyeti bize armağan eden değerleri sadece belirli günlerde törenler ile anmakta, ve o gün tüm gazetelerin sür manşetleri, günün mana ve önemini ifade eden cümleler ile süslenmektedir. Atatürk’ü anma törenlerimizde ise, malum 10 Kasım günlerinde Anıt Kabir dolup taşmakta, insanlar kabir başında duygu seline kapılmakta ve atamızı kaybettiğimiz gün tüm ülke sathında çeşitli etkinlikler ile yad edilmektedir.
 
Mustafa Kemal Atatürk’e, kimliğinde Türkiye Cumhuriyeti yazan her vatandaşımız elbette saygı ve sevgi beslemekte ve bize armağan ettiği değerlere sahip çıkmak ve korumak için çaba sar etmektedir. Bugün sayıları 100”ün üzerinde olan çeşitli Atatürk Fikir ve Sanat Kulüpleri, çeşitli dernekler, ve yayın kuruluşları bulunmaktadır.
 

 
Şimdi durup dururken bunları neden hatırlatıyorsun diyeceksiniz. Birkaç gündür Mustafa Kemal’in doğduğu Selanik kentindeyim. Buraya gelmişken elbette ilk durağım, atamızın doğduğu ev oldu. Konsolosluğumuzun içinde yer alan evi gördüğümde, yanımda bulunan Yunan’lı distribütörümüzden resmen utandım.
 
Neden mi? Gördüğünüz resim, Atatürk’ün doğduğu evin bir penceresi. Boyalar kalkmış, dış duvarlarda çatlaklar oluşmuş ve binanın içinde bulunan bazı değerli eşyalar tozlu raflara yerleştirilmiş. Elbette bu görüntüler karşısında öfkelenmemek mümkün değildi. Konsolosluk görevlilerine, “neden bina bu şekilde, buraya hiçbir devlet büyüğümüz gelmiyor mu?. Bu görüntülerin ziyaretçileri rahatsız edebileceği düşünülmüyor mu? “ şeklinde sorular yönelttim.
 

 
Evin Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğünce denetlendiğini ve gerekli denetim ve kontrollerin bu birim tarafından yapıldığını öğrendim. Yani konu tamamen Ankara’dan yani Turizm ve Kültür Bakanlığının tasarrufunda idi. Konsolosluk görevlileri ile irtibatı kurdum. Binanın restorasyonunu yapmaya talip olduğumu, ve bunun için hiçbir ücret talep etmeyeceğimi ifade ettim. Bunun için gerekli iznin verilmesi için nasıl bir prosedür izlemem gerektiğini sordum.
 
Aldığım cevap ile malum bize has bir bürokrasi çarkının içine girerek, Bakanlık’ta bir iki gün mesai harcamak zorunda kalacağımı öğrendim. Konu ile bir iki gün değil aylarca mesai harcasam da, binanın restorasyonunu yapmak üzere tüm kapıları zorlayacağım.
 
Türkiye’ye geldiğim andan itibaren ise, Turizm ve Kültür Bakanlığının ilgili birimleri ile görüşmekteyim. Bir Samsun’lu olarak, Atatürk’ün evinin tüm yenileme ve dekorasyonunu yapmak elbette onur vericidir. Ancak, Bu tespiti bana kadar yapabilecek hiçbir görevli yok mu idi. Bakanlığın ilgili birimleri araba ile 5 saat ve uçak ile 1 saatlik mesafede olan Selanik kentine hiç ayak basmıyorlar mı? Resimde gördüğümüz görüntüler, Türkiye’de malum günlerde başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm devlet-i erkan’ın Atatürk’ü anma törenlerindeki sarf ettikleri şatafatlı demeçleri ile ne kadar bağdaşmaktadır. Bana göre bu bizim ayıbımızdır. Bir Samsun’lu olarak da ben bu ayıbı ortadan kaldırmak için temaslara başlamış bulunmaktayım.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET