• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BÜYÜK OTEL GÜNDEMİNDEKİ BELİRSİZLİKLER

10 Kasım 2012 Cumartesi 14:51

 
KURAŞ AŞ. Tarafından işletilen Büyük Otel konusu ile ilgili görüşlerimizi uzun süre köşe yazarlığı yaptığım Halk Gazetesinde ifade etmiş bulunmaktayım. Yaklaşık 3 yıl öncesinde köşemize taşıdığımız konular bugün gerek İl Özel İdare yetkililerinin zafiyeti ve gerekse KURAŞ AŞ. Yönetiminin adli  mekanizmalardaki çabaları Büyük Otel üzerindeki belirsizlikler günümüze kadar taşınmıştır. 
 
Bu arada İl Özel İdaresi ile işletmeci firma arasındaki hukuki süreçte, otel tahliye edilmiş, otel içindeki tüm malzemeler bir depoda çürümeye terk edilmiş, ve bilahare otel yine eski işletmecisine devir edilmiştir. Astronomik bedeller ile ihaleler yapılmış, ancak ayıplı mal olduğundan söz konusu ihaleye hiçbir firma veya kişi katılmamıştır. 
 
Ayıplı mal olarak nitelendirilmesinin nedeni öncelikle yapılan İhaleler öncesinde yine bugün olduğu gibi gazetelere tam sayfa ilanlar vererek kendilerinin gayrimenkul üzerindeki haklarını kamuoyunun bilgisine sunmaları ve ikinci olarak binanın yıkılarak yeniden yapılmasının mümkün olamayacağı ve mevcut hali ile ancak restore edilerek hizmeti sürdürmesi gerekliliğidir. Bu nedenle hiç kimse sürekli mahkeme sürecinde bulunan bir işletmeye talip olmamıştır. 
 
O dönemde yazmış olduğum ve yetkililere  “Siz hangi yetkiler ile kamu menfaatine aykırı olarak işletmeci firma ile sözleşmeler yaptınız ? size rüşvet mi verildi? Yoksa sizi tehdit mi ettiler” şeklindeki sorularım üzerine, işletmeci firma şahsım hakkında mahkemeye başvurmuş ve şikayetçi olmuştur. KURAŞ AŞ’nin otel konusundaki yazılarımı kendilerine iftira ve hakaret olarak değerlendirmeleri,  şahsımın işletme ile  mahkeme koridorlarına taşınan bir süreci yaşamama neden olmuştur.
 
Yine Samsun’da son günlerde Büyük Otel’in Samsunspor’a devri ile ilgili yaratılan gündem, yine ilk kez  bir Samsunspor kongresi sürecinde salonda tarafımca direkt olarak eski valimiz Hasan Basri Güzeloğlu’na iletilmiş ve bu süreçte otelin Samsunspor’a devrinin yapılması talebinde bulunulmuştur. 
 
Bu süreçte eski valimiz Hasan Basri Güzeloğlu beni makamına davet ederek, otel konusundaki yazılarıma istinaden bir nevi brifing vermiştir. Öncelikle otelin Samsunspor’a devrinin hibe şeklindeki mümkün olamayacağını, çünkü mevcut kanun ve yönetmeliklerin buna  müsaade etmediğini ifade etmiştir. Elbette bu talebimin o dönemde altı dolu değildi. Çünkü tüm gelirleri temlikli olan bir kulübün böyle bir gayrimenkule  sahip olduğunda, kulübün gelirlerine temlik koyanların oteli ele geçirmeleri işten bile değildi. 
 
Ancak İl Özel İdaresi ile KURAŞ AŞ arasında yaşanan mahkemelerde süren düellolardan bir türlü sonuç alınamamakta idi. Bende böylesine bir çözümün kamuoyunun vicdanında kabul görebileceği  düşüncesi ile otelin Samsunspor’a devri düşüncemi ifade ettim. Yine o dönemde otelin Samsunspor’a devrini talep ettiğimde, işletmenin yine KURAŞ AŞ tarafından yapılmasını önermiş idim. Çünkü Samsun’da ve Samsunspor camiasında çok sevilen Hüseyin Kurumahmutoğlu bu kuruluşun yönetim kurulu başkanı idi ve mevcut hali ile profesyonelce yönetilen söz konusu işletme ile Samsunspor önemli bir gelir kalemine kavuşabilirdi. 
 
İşletmeci ile İl Özel İdaresi arasında yapılan sözleşme çerçevesinde otelin tadilat masrafları ile ilgili maddeler adeta bir lastik top misali her tür yorumlara çok açıktı. Bu boşluk elbette işletmeci tarafından kendi lehlerine olacak bir biçimde kullanılmış ve sonuçta yaptıkları masraf karşılığında kira bedeli ödememişlerdir.  İl Özel İdaresi yetkililerine getirmiş olduğum eleştiriler karşısında ise eski valimiz, çok açık ve net bir biçimde “ne yazık ki sözleşme konusunda hatayı bizden önceki arkadaşlarımız yapmışlar, bizde üzerimize düşeni yaptık ve oteli tahliye kararı aldık” şeklinde cevap vermiştir. 
 
Büyük otel konusunda eğer birileri suçlanacak ise, ilk suçlanacak kişiler o dönemde işletmeci ile sözleşme imzalayan İl Özel İdaresi yetkilileridir. Normal bir vatandaş bırakın bir yılı iki ay kira ödemekte geciktiğinde bir sonraki ay eşyalarını kapıda bulmaktadır. Oysa Otel için yıllarca kira tahsilatı yapılamamış ve rakamlar çift basamaklı milyonlara ulaşıldığında ise otel haciz yolu ile tahliye edilmiş ve bilahare yine aynı işletmeciye verilmiştir. Diğer yandan elbette milli servetimiz heba edilmiştir. Bugünkü hali ile işgalci olarak nitelendirilen işletmeci kuruluşun, tüm yasal haklarını koruma gayreti içinde olmaları normaldir. Anormal olan tarafı ise işgalci olarak nitelendirildiği halde devlet eli ile bu işgalin neden sona erdirilemediğidir. 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET