• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

DEVLETİN TÜRK ÜRETİCİLERİNE DARBESİ

13 Temmuz 2012 Cuma 13:35

(Bölüm 2)

TSE standartlarındaki tanımlamaların, petrol türevi ürünlerin yalıtım amaçlı kullanımına ilişkin tüm kapıları ardına kadar açması, Türk üreticilerin buluşu olan doğal yalıtım ürünlerinin piyasayı girmesini engellemekte ve pazarda yer edinmelerine bizzat devlet eli ile izin verilmemektedir.

Bir önceki yazımızda ifade ettiğimiz açıklamalara devam edecek olur isek; A firması kurucusu, o dönemde Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak ile sektördeki rahatsızlığı ifade etmek üzere randevu talebinde bulunur. Bunun için de kentinin milletvekili olan şu an Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’a Özak’tan randevu talebi için yardımını ister. Ancak Kılıç, A firması sahibine “Bakanın özel kalem müdürünü arayın ve ondan randevunuzu talep edin” şeklinde cevap verir. Oysa A firması sahibi Samsun’lu olup, aynı zamanda uzun yıllar Samsunspor’da yönetici olarak görev yapmış, gazetecilik yanı ile de bilinen bir isimdir. Kendisini de yakinen tanıyan bir Samsun’lu olarak, ülke menfaatine ilişkin bir konuda kendi kentinin milletvekilinden yardım talep etmiştir.

A firması sahibi, doğal olarak Kılıç’ın bu davranışına çok bozulur. Faruk Özak’a bir şekilde konu intikal ettirilir. Ancak bir süre sonra Özak’ın oğlunun da yalıtım sektöründe olduğu ve üstelik petrol türevi ürün üreten bir tesisin kurucusu olduğu öğrenilir. Yani bizzat Bayındırlık ve İskan Bakanı’nın mahdumunun da rakip sektörde faaliyet göstermesi, doğal ısı yalıtım sıvalarının standartlarda yer almasının önünde bir set oluşturmuştur.

Doğal Yalıtım Sıvası üreten ve TSE belgesine sahip diğer 2 firma ise, ürünlerini sadece eş dost ve yakınlarına satabilmekte ve pazarda yer bulamamaktadırlar. Çünkü TS 825 standartlarında ürünleri kabul görmemektedir. Yapılan istişare toplantılarında hiçbir sonuç alınamamaktadır.

Bu arada A firması, yurt dışındaki Pazar ağını geliştirmektedir. Türkiye’de ilgili standartlara sokulmayan ürünler, yurt dışında örneğin İngiltere’de dünyanın ilk ve tek yeşil yalıtım sertifikasını almaya hak kazanmıştır. (Green Apple)  Uluslararası fuarlarda doğal ısı yalıtım sıvaları olağanüstü ilgi görmektedir. ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen Yapı Fuarında 843 firma arasından insanlığa faydalı 4. Ürün olarak ödül alınmıştır. Almanya’da İnşaat Mühendisleri platformunun yayınladığı bültenlerde ilk kez bir ürün 4 sayfa olarak yer almış ve ürünler tüm AB ülkelerine yeşil yalıtım sıvası olarak lanse edilmiştir.

A firması ilk etapta üretim tesislerini yurt dışına taşımaya karar verir. Ancak Türkiye’de de tezgahlanan bu oyunun bozulması gerekir. Çünkü devlet yabancı menşeyli ürünlerin satışı için her tür zemini oluştururken, Türk üreticilerinin ürettiği ürünlerin önünün kapatılmasına seyirci kalınmamalıdır.

Tüm bu görüşler çerçevesinde A firması sahibi son kez TSE genel müdürlüğünde bir toplantı yapılması için başvuruda bulunur. Bu arada TS 825 Standart Daire Başkanlığında ve ilgili komisyonlarda yer alan bazı kişilerin, kartellerin yönettiği ve finansörlük yaptığı kurumun bir nevi maaşlı elemanları olarak görev yaptıklarını tespit eder.

TSE Genel Müdürlüğünde ilgili komisyon üyeleri ve TSE başkan yardımcısı ve genel müdürlerin iştirak ettiği bir toplantı düzenlenir. Bu toplantıya iştirak eden A firması sahibi konuşmasına TS 825 Standart Daire Başkanı’na sorular yönelterek başlar. Konuşmanın içeriği şu şekildedir.

 --Sayın genel müdürüm, size bir iki soru yönelteceğim, vereceğiniz cevaplar doğrultusunda da şirket olarak politikamızı belirleyeceğiz. İlk sorum TS 825 standartlarının Alman DIN normlarından alındığını tespit etmiş bulunmaktayız, bu tespitimiz doğrumu dur?

 --Evet doğrudur.

 --Sayın müdürüm, siz bize uluslar arası bir teknik onay kurumundan belge getirdiğiniz taktirde ürünlerinizi standartlarda tanımlayabiliriz demiştiniz. Şimdi ben firma olarak sizin Türk standartlarını oluştururken noktası virgülüne kadar kopya aldığınız standartları sahibi  Almanya’ya ve tüm AB ülkelerine ihracat yapıyorum. Şimdi ben elime TSE belgemi alacağım ve Almanlara “kusura bakmayın beyler, biz Türkler çok uyanığız.Sizi kandırıyoruz. Çünkü  biz size sattığımız ürünleri Türkiye’de satamıyoruz. Çünkü standartlarda yer almıyoruz. Siz bize bir belge verin de bu belge ile Türkiye’de mallarımızı satalım” dersek, bu hareketin Güneydoğuda askerlerimize kurşun sıkan PKK’nin yaptığından ne farkı olur. Bu vatana ihanetin başka bir versiyonu değil mi dir? (Ortam bir anda değişir.)

--İkinci sorum, siz yine ürünlerimizin bir benzeri bulunmadığı ve bu nedenle de referans olarak gösterilemediğinden standartlarda yer alamayacağını ifade ettiniz. Pekiyi sayın müdürüm, Türk milleti gerçekten Aziz Nesin’in ifade ettiği gibi % 60’ı aptal mı? Biz Türk insanı olarak bir buluşun altına imza atamaz mıyız? Bizi referans gösterirsiniz ve böylece bu ürünler de standartlarda tanımlanmış olur.

--Bakın beyler, sizin TS standartlarına sokmadığınız ürünleri ben tüm AB ülkelerine, ABD’ne, Güney Afrika’ya satıyorum. O ülkelerde gerekli tüm standart belgelerini de kalitemizle aldık ve üstelik çeşitli ödüllere layık görüldük. Türkiye’de bu ürünlerimizi satmaya ihtiyacımız yok. Çünkü zaten dışarıda bir Pazar oluşturduk. Ancak burası bizim ülkemiz. Türkiye’de ürettiğimiz ürünlerimizi kendi ülkemizde satmamıza engel oluyorsunuz. Şahsen defalarca tehdit edildim. İştirak ettiğim Yapı fuarlarında stantlarım tam ifade ile basıldı. Elemanlarım tehdit edildiği için çalıştıracak kişiler bulamadım.

(Bu sırada TS 825 Standart Daire Başkanı ani bir refleks ile “beni de tehdit ettiler” şeklinde bir ifade kullandı. Biz genel müdür de tıpkı benim gibi tehdit edilmişti.)

--İki gün sonraki revize toplantısında  ürünlerimizin ilgili standartlarda yer almamasına karar verilmemesi  halinde, konuyu uluslar arası mahkemelere taşıyacağım. Kartel kuruluşları ile dirsek temasında bulunarak şahsi menfaat temin eden  tüm kişileri açıklayacağım. Bu ülke bizim. Hangi mevkide olursa olsun, hiç kimsenin bu ülkenin değerlerine ihanet etme hakkı yok. Ben bir Türk yatırımcısı olarak bir buluşun altına imza attım. Ürünlerimizin doğru ürün olduğunu takdir dolu cümleler ile ifade ediyorsunuz. Ancak bir STÖ’nün onayını almamızı talep ediyorsunuz. Kim bu STÖ. Adı üstünde bir STÖ. Yani Kanarya Sevenler Derneği gibi bir kuruluş. Ancak bu kurum devlet içinde adeta bir bilirkişi konumuna getirilmiş. Tüm ipler onların yani yabancı kartellerin elinde. Elbette bu kurum ve onları destekleyenler kendilerine rakip olacak Türk patentli ürünleri standartlarda tanımlanmasına engel olacaklardır. Sizin göreviniz de onların bu taleplerine boğun eğmek değildir. Eğer ürünlerimizde bir hata var ise söyleyin düzeltelim. Ancak hiçbir bilimsel veriye dayanmadan bu ürünleri standartlara sokmaz iseniz, bunun vebalini taşıyamazsınız. Kanuni haklarımızın sonuna kadar takipçisi olacağız. Bir Türk yatırımcısı olarak milyonları sokağa atacak kadar aptal değiliz. Ama yabancı ürünlere tüm kapılar açılırken, Türk ürünlerine de yapılan bu hareketleri sineye çekemeyiz.

Bu şekilde bir konuşmanın ardından iki gün sonraki nihai toplantıda komisyonda bulunan 5 üyenin kabulü ile Doğal Isı  Yalıtım Sıvaları TS 825 standartlarında EK-E maddesi olarak yer almıştır. (22 Mayıs 2008)

 DEVAM EDECEK

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET