• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

İSMAİL UYANIK'A 4 TRİLYONU ÖDEYENLER SUÇLUDUR

26 Ekim 2012 Cuma 14:13

 İSMAİL UYANIK'A 4 TRİLYONU ÖDEYENLER SUÇLUDURLAR

 
Kurban bayramının tüm milletimize hayırlı olması dileği ile bugünkü konumuzu yine  kentimizin en büyük markası olan Samsunspor'umuza ayırmak istiyorum.
 
Bilindiği üzere "BU KULÜP SOYULDU BEYLER" başlığı altında bir süre önce İsmail Uyanık'ın kulübümüzün mali yapısında açmış olduğu tahribatı gündeme getirmiştim. İlk olarak 2001-2002 sezonunda Yusuf Ziya Yılmaz'ın başkanlığı döneminde tesadüf eseri tespit ettiğim fakat ihtimal vermediğim, kısaca inanmak istemediğim bazı aksaklıklar, ancak Uyanık'ın ikinci kez başkanlığa geldiği 2002-2005 döneminde ancak netleştirilebilmiştir.
 
Gerek Halk Gazetesinde yazmış olduğum yazılar ve gerekse sitemizde tekrarlamış olduğum soygunun detaylarını içeren yazılarım ve genel kurullarda yapmış olduğum konuşmalarım, spor komuoyunda tartışmaları da beraberinde getirmiştir.
 
Bazı okuyucularımız ve arkadaşlarımız, aradan 10 yıl geçmiş, bugün  bu konuları gündeme getirmenin ne alemi var gibi eleştiriler üretmişler ve bazı kesimlerde ise, "Süleyman Salur o dönemde kendisi de yönetim kurullarında idi, neden o zaman müdahale etmedi de bugün ortalığı karıştırmaya çalışıyor" gibi yorumlar ortaya koymuşlardır.
 
Bu konuları tekrar etmek istemiyorum, çünkü yeterince tüm  çıplaklığı ile  ortaya koymakta, yazmakta ve konuşma fırsatı bulduğum platformlarda dile getirmekteyim. Ancak bugün konuyu bir başka tarafından ele alacağım.
 
Bilindiği üzere Uyanık ikinci kez başkanlığa geldiğinde, kulübün TFF'deki temliklerin önüne geçebilmek için güya 5 milyon dolarlık temlik koymuş ve hakkında açılan mahkemeler lehine sonuçlandığında, kentin siyasileri takıma sahip çıkmıyor edebiyatı ile başkanlığı bırakmıştır. Çünkü  ilk gidişinde götürdüğü 9,5 milyon doların 2 milyon dolarını geri getirerek kendini yine efsane başkan moduna sokmuş, ve zevahiri kurtarmıştır.
 
Ancak bu kez de basına yaptığı açıklamalarda 9 trilyon alacağı olduğunu iddia etmişir. Bilahare yönetim kurulundaki bazı arkadaşların itirazı ile alacağının 9 trilyon olmadığı ortaya çıkmış, bu kezde efsane başkan yine pişkinlikle, "hesapları ben yapmadım, arkadaşlarım hazırlayıp bana verdiler bende çıkıp bu rakamı telafuz ettim" diyerek topu Naci Pınar ve Ercan İnce'ye atmıştır.
 
Adnan Ölmez  ve ondan sonraki kulüp  başkanları Uyanık ile sıkı bir pazarlığa girmişler ve sonuçta 5 milyon dolarlık temlik 1.800.000 dolar seviyelerine kadar indirilmiştir. Her yönetim kurulu değiştiğinde ise Uyanık seçilen başkanlara müracaat ederek, bu paranın kendisine ödenmesini talep etmiştir. Örneğin Erkut Tutu döneminde bu talebi geri çevrilmiştir. Hakkı Tomaç döneminde ise Uyanık böyle bir talebi dile getirmek değil, sineye dahi çekmeyi göze almıştır. Çünkü Tomaç'ın da Uyanık'ın kulüpten alacağı olmadığı konusunu sürekli dile getirdiği bilinmektedir.
 
Galip Öztürk'de benim tespitlerime aynen katılmakla kalmamış ve Uyanık'tan bu temliği kaldırması için şahsi alacağını öne sürerek Uyanık aleyhine haciz işlemlerine başvurmuştur. Sonuçta Uyanık'ın Acarkent'teki evinden eşyaları haciz yolu ile tahliye yoluna gidilmiştir. Galip Öztürk ile Uyanık'ın kulüpten alacağı olmadığı konusundaki fikir birliğimiz bir başka şekilde eyleme dökülmüştür. TFF başkanı olan Mahmut Özgener'e konu iletilmiş ve Uyanık'a bu temlik bedelinin ödenmemesi talep edilmiştir. Galip Öztürk ve Süleyman Salur imzası ile TFF'ye yazılı olarak müracaat edilmiş ve söz konusu temliğin kaldırılması gerektiğin beyan edilmişir.
 
Ancak mahkeme kararına uyulması zorunluluğu nedeniyle bu konuda TFF bünyesinde hukuki bir yaptırım olamayacağı anlaşılmış ve bu kez de son olarak Uyanık ile bir görüşme yapılması ve kendisinden 1.800.000 dolar civarındaki temlikten vazgeçmesi için bir randevu tesis edilmiştir.
 
Necmi Hatipoğlu ile birlikte Uyanık ile yapmış olduğumuz kısa toplantıdan da bir sonuç alınamamıştır. Çünkü Uyanık bu parayı kesinlikle alması gerektiğini ifade ederek masadan kalkmıştır. Kazım Yılmaz döneminde ise Uyanık emellerine nail olmuştur. Yılmaz her ne hikmetse 4,5 trilyonu bir çırpıda ödemişir. Kulübün mali yapısının çöküntüde olduğu bir dönemde bu paranın ödenmesi, bana göre bir  dönem yönetim kurulunda da ifade ettiğim gibi bu kente yapılan en  büyük haksızlıktır. 
 
Uyanık bu konuda yine uyanıklığını yapmış, Kazım Yılmaz gibi duygularını mantığının önünde taşıyan ve kulübe Menteşoğlundan sonra cebinden en çok para veren başkan olarak isim yapan arkadaşımız bana göre ne yazık  ki Uyanık'ın tabiri caiz ise tezgahının kurbanı olmuştur.  
 
UYANIK'A 4 TRİLYONU ÖDEYENLER RAHAT UYUYABİLİYOR MU?
 
Uyanık elbette takım süper lige çıkmadan bu parayı tahsil edemezdi. Ancak hiç bir şekilde hakkı olmadığı bir parayı, insanların gözünün içine bakarak tahsil etmesi, bu kente, kulübe, insanlığa yapılan en büyük ihanettir.  
 
DÜN SESLENDİM BUGÜN YİNE SESLENİYORUM SÖZDE ESKİ EFSANE BAŞKAN UYANIK..
 
İstanbul'da Necmi Hatipoğlu ile birlikte yüzünüze karşı söylediğim gibi, bu kulüpten sizin tek kuruş alacağınız kalmamıştır. İlk dönemlerde kulübe vermiş olduğunuz paralar var ise de, Ertuğrul Sağlam'ın ve Osman'ın transfer paraları ile bu paraları fazlası ile tahsil ettiniz. BJK alınan paralar ile sizin karşılıksız çekleriniz ödenmiştir.
 
Benim şahsım ile ilgili her türlü açıklamalar yapabilirsiniz. Eski terörist diyebilirsiniz. Birlikte çalışmayı, "ekmeğini benim verdiğim kişi" olarak da değerlendirebilir ve bu tür bir yaklaşımı kendinize kalkan yapabilirsiniz.

Borsada manüpülasyon yaparak insanları dolandırdı ve yargılanıyor da diyebilirsiniz ki, bu davaya adımın karışması da tamamen Samsunspor'un bir transferi ile ilgili olup beraat ile sonuçlanmıştır.

Bu söylemler Süleyman Salur ile ilgilidir. Samsunspor ile ilgili sorunları hiç bağlamaz. Süleyman Salur olarak bu iddiaları gündeme getirdim ve bu iddialarımın her zaman arkasındayım. Yapacağınız açıklamalar ve savunmalar kişiliğimin ile ilgili değil, Samsunspor ile ilgili olmalıdır. Ben size benim kaç numara ayakkabı giydiğimi veya saçlarımdaki akların sayısını değil, 9,5 milyon doları nereden kazandınız da kulübe verdiniz, Ertuğrul Sağlam'ın, ve Osman'ın transferlerinden gelen paralar sizin karşılıksız çekleriniz karşılığı bankalara ödenmedi mi? Sizi hapse girmekten kurtaranlar Yusuf Yılmaz, Abdi Azgar ve Yüksel Yıldırım değilmi idi. Kulüp başkanlığını neden kasa boşken bırakmadınız da, kasaya 9,5 milyon dolar girdiğinde bıraktınız. 
 
Son olarak şunu ifade ediyorum. Zaman aşımı diyor ya bazı yalaka kalemşörler. On
yıl geçmiş ve mahkemeler bitmiş diyorlar ya bazı ceplerine harçlık koyduğun Uyanık'çı 
kardeşler, Şu iyi bilinmelidir ki, ahir alemde zaman aşımı söz konusu değildir. Kul hakkı ile gelmeyin diyor Cenabı Allah. Mahkemeler lehinizde karar vermiş olabilir ki, bu konuda birileri konuşmaya kalkarsa, sizi hiç bir hakim kurtaramaz,  Allah için, bu kulüpten tek kuruş dahi alacağınız yok be başkan. Aksine eğer Türkiye'de bir İsmail Uyanık ismi var ise, bunu bu kentin takımına borçlusunuz. Yani alacaklı olan siz değil Samsunspor'dur. Çünkü bu kulüp size çok şey verdi.

Belki yine mi çıktı bu adam zırvalamaya başladı diyebilirsiniz. Evet siz de adam olun da hakkınız olmadığı halde götürdüğünüz paraları kulübe geri bağışlayın ve yine Efsane başkan olun. İnanın ilk elinizi öpen ben olacağım. 
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET