• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

İSMAİL UYANIK İLE İLGİLİ SON KEZ YAZIYOR VE KONUŞUYORUM

14 Kasım 2012 Çarşamba 18:33

Samsun’da AKS TV’nin TAM SAHA programında yapmış olduğum açıklamalara istinaden, temcit pilavı gibi ellerinden dedikodu üretmekten başka hiçbir şey gelmeyen, programda da ifade ettiğim gibi körü körüne ve olayları mantık süzgecinden geçirmeden kamuoyunu yönlendirmeye çalışan bazı spor muhabiri arkadaşlarımıza, NEDEN DAHA ÖNCE BU TÜR AÇIKLAMALAR YAPMADI ?  veya KENDİSİ DE YÖNETİMDE İDİ O DÖNEMDE NİYE AÇIKLAMALAR YAPMADI DA ŞİMDİ ORTALIĞI KARIŞTIRIYOR? şeklindeki eleştirilere bir kez daha köşemden ve son kez cevap veriyorum. 
 
1.Görev yaptığım dönemde kulüpt, tek adamlık yani başkana bağlı bir sistemle yönetilmekte idi.
 
2.Transferler, satılan futbolcular, kulübün mali verileri tamamen kulüp başkanının insiyatifinde olup, hiçbir yöneticinin bu bilgileri edinmek gibi bir tasarrufu bulunmamakta idi.
 
3.Kulüpte kurumsallaşmanın olmaması ve üstelik dernekler kanununa göre yönetilmesi nedeniyle, mali veriler sağlıklı bir şekilde muhasebeye intikal etmemekte idi.
 
4.Uyanık döneminde görev yaptığım süre içinde ve bugün de İstanbul’da ikamet ettiğimden, kulübün işleyişi ile ilgili sadece yüzeysel bilgilere sahiptim. İcra kurulunda değil, kulübün İstanbul Temsilciliği  ve TFF ile olan ilişkileri yürütmekte idim. Bu nedenle de kulübün mali verileri hakkında hiçbir bilgim bulunmamakta idi.
 
5.İsmail Uyanık döneminde aklımdan bile geçiremeyeceğim detaylara ancak Yusuf Ziya Yılmaz yönetiminde bulunduğum süreçte tesadüfen sahip oldum.
 
6.Tespit ettiğim detayları, o dönemde iş münasebeti nedeniyle de birlikte olduğumuzdan muhasebe kayıtlarından tespit ettim. (TFF den kulüp adına yaptığım tahsilatların kulübe intikal ettirilmemesi vs.)
 
7.Uyanık’ın kulübe verdiğini iddia ettiği  paraların (var ise) Ertuğrul Sağlam ve Osman’ın transferlerinden elde edilen paralar ile kendisi tarafından tahsil edildiği ve,bankalardaki şahsi karşılıksız çeklere karşı ödendiği malumdu. Bu nedenle 9,5 milyon gibi bir meblağın alacağı karşılığında kulüpten tahsil ettiğini ancak Yusuf Ziya Yılmaz yönetim kurulunda görev yaptığım dönemde öğrendim.  Bu dönemde böyle bir alacağın oluşamayacağı konusunda başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz ile aynı fikirde olduğumuzu tespit ettim.
 
8.Uyanık’ın ikinci kez göreve gelişinde bende yönetim kurulunda bulunduğumdan şahit olduğum önemli bir iki önemli detay, bu konudaki görüşlerimi teyit etmiş oldu.
 
9.Olayı tespit ettiğimde ise kendime yönelttiğim tek soru MADEMKİ UYANIK KULÜPTEN AYRILACAKTI, NEDEN KULÜPTE PARA YOKKEN AYRILMADI DA SERKAN VE GÜNGÖRÜN ÇEKLERİ KASAYA GİRDİĞİNDE YANİ PARA VARKEN  KULÜBÜ BIRAKTI. sorusudur. 
 
10.Üstelik ben bu gündemi 2001-2002 sezonundan bu yana kamuoyunun bilgisine sunmaktayım. Yani aradan 10 yıl geçtikten sonra ortaya çıkıp bu iddiaları gündeme taşımadım. 10 yıldır konuşuyorum, ama sadece ben konuşuyorum. Galip Öztürk’ün de kendilerine göre tespitleri vardı ve onunla aynı fikirde olduğumu 2009 yılında öğrendim. Bu açıklama da ŞİMDİYE KADAR NEREDE İDİ? sorularının cevabıdır.  Bu cevap maddeleri artırılabilir. Olaya ters bir açıdan bakalım ve bana sadece NEDEN O DÖNEMDE AÇIKLAMA YAPMADI veya KENDİSİ DE YÖNETİMDE İDİ NEDEN SUSTU ? gibi sorulara şu şekilde cevap vereyim, ve bazı şakşakcılara ve kalemşörlere şöyle sesleneyim.
 
Pekiyi beyler, hanımefendiler, medyamızın güzide spor muhabirleri, sporseverler ve Samsunsporlular. Tüm yukarıdaki maddeleri yok sayalım. Olaya birilerinin  yaptığı gibi şu şekilde yaklaşalım ve kamuoyunu tabiri caiz ise uyutalım.
 
1.Süleyman Salur ortaya çıkmış abuk sabuk açıklamalar yapıyor. Oysa tüm mali veriler yöneticilerin bilgisi dahilinde idi. Uyanık kulüp başkanı olduğu dönemden itibaren tüm varını yoğunu kulübe harcadı. Trilyonlarca para harcadı. Elbette bugün Kazım Yılmaz’ın koymuş olduğu temliklere benzer bir metot ile paralarını almalı idi. Çekler kasaya girdi ve parasını aldı gitti.
 
2.Bir gazeteci de bu açıklamalar karşısında güzel bir eleştiri yaptı. Uyanık başkanlığı bıraktığı dönemde İstanbul’da birlikte idiler. Kulüpten almış olduğu paralar ile ticari olarak sürekli yeni projeler üretmekte ve parayı üçe beşe katlamanın hesabını yapıyorlardı. Ne oldu da şimdi Salur bu şekilde açıklamalar yapıyor. Öküz öldü ortaklık bitti mi? 
 
3.Salur, Uyanık hakkında bu tür açıklamalar ile gündem oluşturarak  kamuoyunu meşgul ederek kendi egosunu  tatmin ediyor. Yani Türkiye’nin tanıdığı bir başkana sürmüş olduğum leke ile kendimi ön plana çıkarmak istiyorum.
 
4.Mahkeme Uyanık’ı aklamış. Üstelik aradan 10 yıl geçmiş. Ortalığı bulandırmanın ne alemi var?
 
5.Bir tek Galip Öztürk ile Süleyman Salur ortaya çıkmış Uyanık’ın kulüpten alacağı yok diyor. Uyanık'la görev yapan yöneticilerin hiç biri bu olayı tespit edemedi de, bu iki arkadaş mı olayı çözdü. 
 
UYANIK’A SORULACAK SORULAR GAYET BASİT
 
1- Bu kadar parayı hangi ticari işinde kazandın da  Samsunspor’a verdin?
 
2- Karşılıksız çeklerden dolayı hakkında hapis kararları verildi mi? Bu çekleri Samsunspor’un borçlarına mı yoksa şahsi borçlarına mı istinaden vermiştin. 
 
3- Hakkında karşılıksız çekler ile çıkan hapis cezalarını ortadan kaldırmak için kimlerden para aldın ve bu paraların geri ödemesini kulüp çekleri ile mi şahsi çeklerin ile mi yaptın. 
 
4- Ertuğrul ve Osman’ın transferlerinden alınan paralar senin şahsi borçlarına mı yoksa kulübün borçlarına mı gitti.
 
5- Son olarak, kulübü madem bırakacaktın, kendi ifadenle yoruldun ve kentin takımına sahip çıkmasını istedin. O zaman neden bir yıl evvel yani kulüpte para yokken ayrılmadın.
 
6- Kulüpten aldığın 9,5 milyon dolarlık çek karşılığında alacağın olduğunu hangi muhasebe kayıtları ile tespit ettin. Senden sonra gelen yönetim mi “İsmail bey senin bu kadar alacağın varmış buyur alacağın karşılığında lütfen bu vadeli çekleri kabul et” diyerek sana çekleri verdiler. 
 
Sonuç olarak, Samsun kamuoyuna bu açıklamaları son kez yapıyor ve konuyu takdirlerine bırakıyorum. Bu iddiaları gündeme sürekli olarak getirmenin tek nedeni, çorbada benim de tuzum bulunduğu için yani o dönemlerde yönetim kurullarında yer aldığım için tespitlerimi muhataplarına iletip, akşamları da kafamı rahat bir şekilde yastığa koyup huzurlu bir şekilde uyumaktır. 
 
Bu kadar iddia ve suçlamalar karşısında olayın muhatabının, “cevap vermeye değmez, benim yanımda çalışan maaşlı elemanımdı, gibi ucuzcu yaklaşımlar ne kadar doğrudur. Ben kişiliğim ile ilgili veya Uyanık'ın kişiliği ile ilgili gündem oluşturmadım.

Ben Samsunspor’dan iç edilen paraları gündeme getiriyorum. Çıkarsınız bir mali tablo sunarsınız. Başkanlık yaptığım dönemde şu kadar para girişi var ve şu işler için de bu kadar para çıkışı var der işin içinden çıkarsınız. Veya benim hakkımda Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunur, “Salur benim hakkımda mesnetsiz iddialarda bulunuyor ve kamuoyu önünde küçük düşürmeye çalışıyor” diyerek beni mahkemeye verirsiniz ki bunu defalarca yazdım ve ifade ettim. Ama vereceğiniz cevaplar şahsımla ilgili değil, Samsunspor’un mali yapısı ile ilgili olsun. 
 
İsmail Uyanık ile şahsi olarak hiçbir problemim yoktur olamaz. Benim için bir spor adamı olarak idoldür ve iyi bir dosttur. Ancak bildiklerimi  açıklamadığım taktirde de bunun vebaline ortak olamazdım.

Bu vebale ortak olmamak için de iddialarımı her fırsatta tekrarladım. Bu yazıyı da başta da belirttiğim gibi AKS TV’deki TAM SAHA programındaki açıklamalarıma istinaden gelen eleştirilere istinaden kaleme aldım.

TAKDİR SAMSUN VE SAMSUNSPOR CAMİASININDIR. 
 
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET