• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

İSMAİL UYANIK’IN İHALESİ YILMAZ’A VE BUGÜNKÜ YÖNETİME KALDI

14 Şubat 2014 Cuma 12:30

Samsunspor’umuzun layık olduğu süper lige çıkış vizesi için play-off şansını zorladığımız bu günlerde, kulübümüz kronikleşen maddi sorunlar ile boğuştuğu malumdur. 

Başkan Emin Kar ise haklı olarak kamuoyuna yaptığı açıklamalarda bazı borçların Yusuf Ziya Yılmaz döneminden kaldığı şeklinde açıklamalar yapmaktadır.


Evet Emin Kar’ın yaptığı açıklamalar doğrudur.  Yusuf Ziya Yılmaz dönemi benimde yönetici olarak görev yaptığım dönemlerdir. 

Bu nedenle başkan döneminde borçların nasıl ve nasıl ve neden oluştuğu, yönetim kurulu üyeleri olarak yıllarca nasıl uyutulduğumuzu ve dolaysıyla kulübün haklarını koruyamadığımızı de tespit ettiğim ve kamuoyu ile tespitlerimi paylaştığım dönemdir. 

Dolaysıyla geçmişten bu yana gündeme getirmeye çalıştığım gibi,  söz konusu dönemlerle ilgili başkan Emin Kar veya diğer yönetim kurulu üyeleri veya kent yönetiminde bulunan herhangi mevkide bir yetkili tarafından bir suçlama yöneltildiğinde veya olayın detayları bilinmeden açıklamalar yapıldığında zaten yıllardır bir türlü kapanmayan içimdeki yaraların kabukları tekrar kopmaktadır. 


Düşüncelerimi tekrar gündeme getirerek;

-- Bu kentin değerlerine sahip çıktık, çıkıyoruz, çıkacağız gibi beylik laflar üretenlere,
-- Samsunspor için canımız kanımız feda diyenlere,
-- Samsunspor’un menfaatleri için buradayız, kulübün menfaatlerini korumak namusumuzdur diyenlere,
-- harçlıklarını biriktirerek maça koşan taraftarlarımızı PTT 1 lig maçlarını izlemek zorunda bırakanlara,
-- Kulüplerin nasıl yönetildiğini bilmedikleri için, kulübün mahkeme kapılarına taşınarak 7 trilyon   usulsüzlük cezası kesilmesine ve dolaysıyla borçların üstüne 7 trilyon daha eklenmesine neden olanlara
-- Kulübün gelirlerine kulübün bu hale gelmesinde hiç katkıları yokmuş gibi temlik koyanlara, 
-- Ucunun kendilerine dokunacağı endişesi ile kayyum müessesini öcü olarak gösterip, iyi niyetli ve gerçekten kulübün menfaatleri adına hareket eden ama tezgahı tahmin edemeyen kişi veya kişileri ön plana atmalarına yani affınıza sığınarak argo tabir ile tezgaha getirenlere sormak istiyorum.

2001 yılından bu yana kulüp ile ilgili tüm platformlarda “Bu kulüp soyuldu beyler” diye adeta yırtınıyorum. . Birileri hakkında iddialarda bulunuyorum.  Köşe yazılarım ve TV programı ile  iddialarımı belgelendirdim.

Gerek yukarıda maddeler halinde sıraladığım profili taşıyanlar ve gerekse hakkında iddiada bulunduğum kişi, “dur bakalım Süleyman efendi, sen kimsin, nasıl böyle suçlamalar yöneltirsin, bu kulüpte sende yönetici idin o halde sen de suçlusun,  madem ki kulüp soyuldu neden yönetimde iken sesini çıkartmadın da şimdi ortaya çıkıp ortamı bulandırıyorsun, seninle mahkemelerde hesaplaşacağız, kişilik haklarıma saldırdığın ve hakaret dolu sözler sarf ettiğin için sana şu kadar tazminat davası açıyorum, çünkü mahkemeler benim suçsuz olduğuma karar verdi”  şeklinde bir tutum içine girmemiştir.

Bu tür iddialarım karşısında iş ortağı olduğumuz halde “kendisi benim maaşlı elemanımdır, iflas etmişti bende kendisini mağdur olmasın diye yanıma aldım, zavallının tekidir” gibi kargaların dahi gülmekten telef olacağı açıklamalar yapılmıştır. Oysa kendisine yönelttiğim iddialar benim kişiliğim iş durumum veya içinde bulunduğum maddi zorluklar değildi. Direkt olarak sağa sola kıvırmadan “Bu kulüp senin yüzünden bu hale geldi, hangi işten 9,5 milyon dolar kazandın da kulübe borç olarak verdin, kim senin bu kadar alacağın olduğunu tespit etti de kulübün borcuna karşılık al bu çekleri dedi. 


Yusuf Ziya Yılmaz sana “İsmailciğim senin böyle bir alacağın yok ama bu paranın yarısını bana verirsen senin bu kadar alacağın olduğunu kabul ederim” şeklinde seninle bir pazarlık yapmadığına ve yapmayacağına göre sen hangi evraklar ile kulüpten alacağın olduğunu ispatladın. 


Bu noktada bu kişiler için bir emsal olacağı düşüncesi ile kendilerine bir ipucu vermek istiyorum. Şu anda bir devlet kurumu ile “kurumu küçük düşürücü ve itibarını zedeleyici” yazılar yazmam nedeni ile mahkeme koridorlarında arşınlamaktayım. Devlet kurumu bu nedenle hakkımda 50.000 TL.lik bir tazminat davası açmış durumdadır.

Dava konusu olan olayda yaşananlar bizzat kendi firmam ile kurum arasında yaşanmıştır. Köşe yazılarımdaki iddialar haber niteliğinde olup üstelik adli yargılara da intikal etmiş olaylardır. Örneğin söz konusu kurumun çalışanları ile birlikte 19 kişinin rüşvet vermek ve almak suçundan tutuklanması sağlanmıştır. Bu nedenle  girip çıktığım her mahkeme safhası benim için onur ve gurur vesilesi olmaktadır. Çünkü tespitlerim bir devlet kurumunun itibarını zedelemek ve küçük düşürmek, değil çalışanlarının görevlerini suistimal ederek, devleti soyma teşebbüsleridir. Ancak sonuçta bir devlet kurumunun bugünkü yetkilileri  doğru veya yanlış şahsımı mağdur edeceklerini düşündükleri bir hak arayışı içine girmişlerdir. 

Bu örnekten hareket ile, “Kulüp soyuldu” şeklinde çok iddialı suçlamaların muhataplarının da aynı yolu tercih etmelerini öneriyorum.  

Buradan tekrar bu kentin değerlerine yani Samsunpor’a sahip çıktıklarını iddia edenlere, kulübün menfaatlerini koruduklarını iddia edenlere, kentte ağır ağabeyliklerini  içki masalarının sınırları dışına çıkarmayanlara, taraftarların iyi niyetlerini suistimal edenlere, kulübümüzü yıllardır alt ligde oynamaya mahkum edenlere, kulübü parasızlığa mahkum edenlere, dün yaşananların üstünü kapatarak sahte kahraman üretenlere kendimi de olayın içine sokarak tekrar sesleniyorum.

Evet Samsun’lular, yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığım dönemlerde kulüp tek adam zihniyeti ile yönetildiğinden kulübün gelir ve giderleri hakkında hiçbir fikrimiz ve insiyatifimiz olmadı. Hangi futbolcu için ne kadar para ödenmiş, nasıl ödenmiş, hangi futbolcu ne kadar paraya satılmış, alınan para nerelere harcanmış, kısaca kulübün kasasına ne girmiş ne çıkmışın tek muhatabı kulüp başkanı idi. Diğer yönetici arkadaşlar ise kulübün rutin işlerini yürütmekte idi. Benim gibi diğer yönetici arkadaşlarımızın da maddi konularda insiyatifi ve kontrolü bulunmamakta idi. 

Böyle davranmakla hata yaptık. Külübün menfaatlerini koruyamadık. Samsunspor’a ihanet ettik ve suçluyuz. Bu nedenle bizleri şikayet edin.

Nasıl ki geçmişte birileri ortaya çıkarak daha doğrusu ortaya çıkmadan savcılığa dilekçe ile başvurarak  İsmail Uyanık’ın kulüpten Serkan Aykut ve Güngör’un transferlerinden alınan 9,5 trilyon tutarındaki  kulübe ait çekleri alacağı olmadığı olmadığı halde alıp gittiği için  suç duyurusunda bulundular  ve akabinde ne yazık ki  kulübü 7 trilyon borca girmesine neden oldular, bugünde yine birileri çıkıp o dönem hakkında soruşturma açılmasına neden olacak eylemlerde bulunsunlar. Sezgin Gümüş döneminde böyle bir eyleme başvurulmuş ancak üzerine yeterince gidilmemiştir. 

Suçluları kahraman ilan etmek, yaşananları hasır altı ederek görmezden gelmek, olayları sadece belirli mekanlara taşıyarak sadece dedikodu üretmek bu kente yapılan en büyük ihanettir.

Bahse konu Yusuf Ziya Yılmaz’ın kulüp başkanlığı döneminde hem kulüp başkanı ve kentin aynı zamanda belediye başkanı olarak 100 bin TL. yardım  alabilmek için dönemin TFF başkanı Haluk Ulusoy’un kapısının önünde saatlerce beklemek zorunda kalmıştır. Nitekim söz konusu 100 bin TL. alınamadığından kulüp Kıbrıs’taki kampı terk edip Samsun’a geri dönmüşlerdir. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen  futbolcularımız  sezonon ilk maçında Samsunspor’lu olmanın ruhu ile FB maçına çıkmış ve sahayı FB’ye dar etmişlerdir.

Başkan Emin Kar’ın bugün yaptığı gibi “Borçlar Yusuf Ziya Yılmaz döneminden kalan borçlardı” şeklinde yaptığı açıklamalardan yola çıkarak, “İyi de bu kulüp o dönemlerde süper ligde naklen yayınlardan şu kadar gelir elde etmekte idi, bu paralar nerelere harcandı, yılın transferlerine imza atıldı, büyük takımlara yıldızlar satıldı, elde edilen yüklü transfer bedellerine rağmen nasıl oldu da kulüp Yusuf Ziya Yılmaz ve ekibine 13 trilyon borçla devredildi? Sorularının gündeme getirilmesi gerekir. Çünkü bugünkü tablonun çıkış noktası o dönemlerde ve sonrasında gösterilen yönetim zafiyetleridir..

Bu nedenle, Samsunspo’un maddi olarak çöküş nedenlerini hakkında en ufak bilgisi olanlar bildiklerini kamuoyu ile paylaşacaklar veya sonsuza kadar kafalarını kuma gömecekler. Nitekim Samsun’lu olarak en önemli zafiyetimiz budur. Sorgulama müessesesi ne yazık ki işlerlik kazanmamıştır. 

HATALAR İNSANLAR İÇİNDİR HOŞ GÖRÜLEBİLİR. ANCAK YANLIŞLARDA İYİ NİYET YOKTUR AF EDİLEMEZ VE EDİLMEMELİDİR. 

Bu konuda bir Samsunspor sevdalısı olarak, Samsunspor’un ilk kurulduğu 1965 yılında bir ortaokul öğrencisi iken kulüp hakkında ilk şiir yazan ve duvar gazetelerinde yayınlanan bir Samsun’lu olarak bildiklerimi anlatarak görevimi yaptığımı düşünüyorum. İddialarımın muhatabı olan kişilere de sesleniyorum. 


Buyurun HODRİ MEYDAN. Benden şikayetçi olun hakkımda suç duyurusunda bulunun. Kanunlar önünde hesaplaşalım. Eğer bu durumun Samsunspor’a zarar vereceğini düşünüyor iseniz, buyurun Genel Kurullar’da Samsun’luların önünde hesaplaşalım. Hesaplaşma yerini siz tayin edin, ben her türlü davete icabet ederim. 


Çünkü Sevdamız Samsunspor, VE SAMSUNSPOR BUGÜN BULUNDUĞU YERE ASLA LAYIK DEĞİL. ÇÜNKÜ YERİ HER DÖNEMDE OLMASI GEREKEN YER YANİ SÜPER LİG.



SORUMLULARI KİMLER KORUYOR

AHMET KETENCİ
15 Şubat 2014 Cumartesi 08:31

Süleyman bey, sizi medyadan ve yöneticilik dönemlerinden tanıyorum. Galip Öztürk ile birlikte idiniz. Sonra sebebini bilmediğimiz durumdan dolayı yönetime girmediniz. Samsunspor fanatiği olduğum için tüm maçlarına gider ve yaklaşık 40 yıldır kulübümü takip ederim. Siz birlikte görev yaptığınız İsmail Uyanık hakkında iddialarda bulunuyorsunuz. Resmen kulübü soyan Uyanıktır diye yürekli bir şekilde ortaya çıkıyorsunuz. Samsun'da sizin gibi sözünü esirgemeyen kişilere ihtiyaç var. Teşekkürler

0 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla

SAMSUNSPORUN GİZLİ DÜŞMANLARI

hasan tahsin
14 Şubat 2014 Cuma 14:56

Sayın Süleyman bey, yıllardır her platformda söylemene ve yazmana rağmen atrıca kulubün bir kuruşa ihtiyacı olmasına rağmen nedense hiç bir yetkili insan, kurum, kuruluş Samsunsporun soyulmasın üzerine gitmiyor, gidemiyor.Madem ki bu kulubün gerçek sahibi taraftar ve ya bu şehir o zaman gereği neden yapılmıyor da sorumlular korunuyor.Hesap vermeleri engelleniyor.Yazık değilmi bu takıma kim olursa olsun kulubün bir kuruşunu yiyene haram zıkkım olsun.Adalet önünde sorumlular hesap versin...

2 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET