• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

KAYYUM'DAN ÇEKİNENLER GERÇEKLERİ GİZLEYENLERDİR

23 Temmuz 2012 Pazartesi 12:27

 
Yurt dışında buluduğumdan çok istememe rağmen kongreye iştirak edemedim. Ancak takip ettiğim kadarı ile beklentiler boşa çıkmamış ve gerçeklerin hasır altı edilmesine yönelik bir kongre süreci yaşanmıştır.
 
Kentin en önemli markasının üzerindeki kara bulutlar ne yazık ki, günceliğini korumaktadır. Samsunspor kongresinde yaşananlar ve kaptanımız Emin Kar'ın anlaşılmaz bir biçimde kurtarıcılığa soyunması, kulübün kayyuma gitmesini tehlike olarak görenlerin, dünün hesaplarının üstünü kapamak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmüştür.
 
Samsunspor için kayyum sözcüğünü ilk gündeme taşıyan bir kişi olarak, kayyum konusundaki hassasiyeti anlayabilmek mümkün değildir.
 
'Allah bu kulübü kayyuma düşürmesin" gibi bir ifade kullanmanın mantığı nasıl izah edilebilir. Birileri kulübün paralarırını halk tabiri ile iç edecek, kulübün imkanlarını yaşam biçimi haline getirecek, elini attığı hiç bir işte başarılı olamadığı için, ticari hayatındaki zaafiyetleri ve içinde bulunduğu haciz ortamlarından kulübün kasasındaki paralar ile kurtulacak, "Benim bu kulüpten şu kadar alacağım var" diyerek, hiç kimseye hesap vermeden kulübün çeklerini cebine koyarak gidecek, ve sonrasında da bir kuruş alacağı olmadığı halde kulübe temlik koyacak ve ardından alkışlarla uğurlanacak.
 
Gözümüzü açalım ve geriye şöyle bir göz atalım sevgili okuyucularımız. Kulüpte çöküş ne zaman başlamıştır. İsmail Uyanık'ın kulübü terk etmesi ile değil mi? Uyanık kulübü ne zaman terk etmiştir. Kasasında 9,5 milyon dolarlık çekler bulunduğu zaman. Bu çekler ne olmuştur. Uyanığın kasasına girmiştir. Uyanık ardından Yusuf Ziya Yılmaz ekibine ne kadar borç bırakmıştır. 13 trilyon TL Yani ne kadar? Cebine koyup gittiği 9,5 milyon dolar karşılığı çek miktarı kadar.
 
Bu çekleri Uyanık uyanıklık edip cebine koyup gitmese ne olurdu? Kulübü devrederken bir kuruş kulübün borcu olmazdı. Sonra birileri Savcılığa müracaat ederek Uyanık hakkında şikayette bulunmazdı. Maliye usulsüzlükten kulübe 7 trilyon ceza kezmezdi, Yusuf Ziya Yılmaz 100 bin dolar için Haluk Ulusoy'un kapısında beklemezdi.
 
Bu çekler aynı zamanda kulübün kasasında kalacağı için, maliyenin kestiği ceza da cepte kalacak, en azından kulüp ayakları üzerinde durabilecekti. 9,5 milyon doları kulübün kasasından daha doğru kendi cebinde bulunan kasasından zimmetine geçirdikten sonra, şehirde ve daha da önemlisi mahkemelerde aleyhte bir karar çıkabileceği ihtimaline karşılık ikinci kez göreve gelerek  kulübe 2 milyon dolar para veren, mahkemede işi kitabına uydurduktan sonra aklanarak görevi terk eden Uyanık, bugünkü zemini hazırlayan baş aktördür.
 
İkinci kez göreve gelmenin tek nedeni, mahkemelerde ve şehirde kendini aklayabilmek için sergilemiş olduğu oyunun bir parçasıdır. Kamuoyu üzerindeki olumsuz tablonun dağıtılmasına yönelik bir eylemidir. Nitekim bu konuda da başarısız olduğu söylenemez. Çünkü büyük başkan geri dönmüş ve kulübe paralar harcamış ve sonuçta takım yine ligde kalma başarısını göstermiştir.
 
Bu kent de bu oyunu hep yutmuştur. Samsunspor'un sıkıntısının kaynağı Uyanık'ın cebine koyup gittiği 9,5 milyon dolarlık çeklerdir. Çöküş bu süreçte başlamıştır. Çıkarın 9,5 milyon doları kulübün kasasına koyun. Ne kadar borcunuz vardı 13 trilyon. Çekler borçları karşılıyor mu? Elbette karşılıyor. Maliye'de kulübe 7 trilyon usulsüzlük cezası kesmeyecekti. Dolaysıyla o yılı güle oynaya bitirebilecektik.
 
Kayyuma karşı çıkan zihniyet, bu usulsüzlüklerin ortaya çıkmasını istemeyenlerdir. Emin kaptanın yapacağı ne vardır. Hiç bir şey. Kulübe maddi anlamda katkıda bulunamaz. Tıpkı atanacak kayyum gibi. Kulüpte para olmadığı için transfer yapamaz. Tıpkı kayyum gibi. Kulübü mevcutları ile idare eder. Tıpkı kayyum gibi.
 
Oysa kayyumun bir görevi daha vardır. Geçmişe yönelik tüm gelir ve  giderleri inceler. Usulsüzlüklerin ortaya çıkmasını sağlar. Pekiyi bunun kime ne zararı vardır. Kulüpte para olmadığı için transfer yapılamayacak ise, mevcut hali ile idare edilecek ise, Emin Kar'ın yerini bir kayyum alamazmı idi. Arada ne fark vardı sorusunun cevabı gayet ve açık. Hiç bir fark yoktur. Ne kaptan ne de kayyum kulübün kasasına para koyamayacak, ancak kayyum bir şey daha yapacak. Geçmişi sorgulayacak. Birilerine öcü olarak gösterilen kayyum müessesinin en önemli misyonu kulübün dününü masaya koyacak.
 
Suçlu olmayan polisten korkmaz beyler. Kayyum mekanizması da kulübü yok edecek bir mekanizma değildir. Korkması gerekenler, kulübün geçmişine dinamit koyanlardır. Soyup soğana çevirenlerdir. Gerçeklerin ortaya çıkmasına engel olmak yerine, kulübü sağlam temeller üzerine oturacak çözümler üretmek gerekir. Aksi taktirde bu kulübe bir kuruş para verecek kimseyi bulamazsınız. Çünkü gerçekleri ortaya çıkarmaz iseniz, güven 
ortamı ortadan kalkacaktır. Tıpkı dün ve bugün gibi.  
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET