• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

MENTEŞOĞLU’NUN İDDİALARI

25 Aralık 2012 Salı 20:19

İsmail Uyanık hakkında birlikte görev yaptığımız dönemlerde tespit edemediğim ancak, sonrasında Yusuf Ziya Yılmaz’ın başkanlığı döneminde aktif yönetici olarak görev yaptığım süre içinde şahit olduğum ve ortaya çıkardığım yolsuzluklar ile son bir yazı yazarak konuya kendimce nokta koymuş idim. 
 
Ancak Samsunspor’da gerçek efsane başkan olarak görev yapmış merhum Hasbi Menteşoğlu’nun oğlu olan Tarık Menteşoğlu’nun ortaya koyduğu iddialar karşısında suskun kalan muhatapların, seslerinin çıkmaması “sükut ikrardır” tezini bir kez daha ortaya koyduğundan, şimdide muhataplar hakkında görüşlerimi ifade etmek istiyorum. 
 
Menteşoğlu ; Samsunspor’daki yolsuzlukların 100 milyon dolar boyutlarında olduğunu iddia ederek, kulübe temlik koyan isimleri temlik miktarları ile birlikte kendi köşesine taşımış bulunmaktadır. Söz konusu temlikler konusunda TFF ile ilişkilerim nedeniyle benimde bilgim bulunmaktadır. Rakamlar ve isimlerin hepsi doğrudur. Konuya girmeden önce,  son günlerde yönetimden gittiklerinde  kulübün gelirlerine temlik koyan ve hatta kendi alacaklarını giderayak tahsil edebilmek için transferde paha teşkil eden futbolcuları satan bazı eski yöneticilerin demeçleri gazete sütunlarında yer aldığında “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” demekten de kendimizi alamıyoruz.   
 
Konumuza dönece olur isek; Bugüne kadar şahsen İsmail Uyanık hakkında gerek basında, genel kurullarda ve TV’lerde uzun süredir yer alan iddialarım karşısında bilindiği üzere   hukuki anlamda hakkımda hiçbir yaptırımda bulunulmadı. Yazılarım hiçbir şekilde tekzip edilmedi . Kusura bakmasınlar ama kalemlerini akçelere tedavül eden bir iki şakşakçıların dışında olumsuz hiçbir  görüş ve eleştirilere muhatap kalmadım. İddialarımın dün nasıl arkasında isem bugün de arkasındayım. 
 
Bugün Samsunspor hakkında kendi bildiklerini ve tespitlerini dile getiren kendisi ile tanışma fırsatı bulamadığım bir başkanımızın oğlu ortaya çıkarak çok ilginç açıklamalarda bulunmaktadır. 
 
Bu noktada iddiaların muhataplarının ağzı sanki mühürlenmiş hiç kimsenin sesi çıkmıyor. “Durun bakalım beyler, sizin amacınız nedir? Neden eskiye yönelik bazı iddialar ile kenti karıştırıyorsunuz, insanlar arasına nifak sokuyorsunuz ? demiyor.  
Samsun’da iddiaların muhataplarının her biri kentin sevilen tanınan ve bilinen isimleridir. Kamuoyu gerek basından ve gerekse Samsunspor camiasından şahsen tanımasalar bile ismen hepsini tanırlar bilirler. 
 
Ancak Menteşoğlu’nun birkaç gündür süren bu açıklamalar karşısında herkes sus gemisine binmiştir. Hiç kimse bu yazıların tirajı olmayan bir yayın organında yayınlandığından okunmadığını iddia edemez. Bana göre muhataplar bir gün sonrasında bu yazıları kaleme alan kişinin ertesi gün neler yazacağını, isminin zikredilip zikredilmediği merakı içinde sabaha kadar uyuyamazlar. 
 
Kimlerdir bu kişiler? Sorusunun cevabını kendi yazılarımda çok sık dile getirdiğim gibi tekrar ediyorum. Bu kişiler kayyumu öcü gösterenlerdir. Gerçeklerin sümen altı edilmesi işine gelenlerdir. Kentin balıkçı restoranlarında her akşam Samsunspor’un kesesinden kendilerine ve yandaşlarına ziyafet çekenlerdir. 10 kg limonu, 1000 kg yapan, 50 kg pirinci, 5 ton sarf edilmiş olarak hesaplara aktaranlardır. Kulübün kredi kartları ile tüm sülalesini marka giysiler ile giydirenlerdir.  
 
Bu kişiler kendilerine göre Samsun’un delikanlı ağabeyleridir. Delikanlılığın kitabını yazdıkları için  bu faktör kendi tekellerindedir. Kendileri aleyhine birileri ortaya çıkıp konuştuğunda ise, bu kişi veya kişilere karşı hemen bir karalama politikası geliştirilir.  
 
Bir iki gazeteci daha doğrusu köşe yazarı dışında çıkıp kenti ve Samsunspor’u soyup soğana çevirenler ile ilgili tek satır yazılmaz, daha doğrusu yazdırılmaz. Bu cesareti yani kendileri aleyhine yazı yazmak cesaretini gösterenler ise çeşitli metotlar ile susturulmaya çalışılır. Örneğin, gazete sahibi devreye girerek, “şu konulara girme, şunun veya bunun hakkında aleyhte yazılar yazma” gibi telkinlerde bulunmaya başlar. Profesyonel olanlar yani ekmeğini yaptıkları işten kazananlar için elbette bu tür bir davranışa muhatap kalmak elbette üzücüdür. Çünkü çoluk çocuğunun rızkını bu iş ile sağlamaktadır. Ancak gazete sahiplerinin ricası üzerine gazetelerde köşe yazan kişiler ise bu tür bir davranışa rıza göstermezler. Kalemlerini gazetenin münasip bir yerine bırakarak yazılarına son verirler.  
 
Sizler yani iddialara muhatap olan beyler, ağabeyler, arkadaşlar. Delikanlısınız ya, bence ortaya çıkarak, hakkınızda ithamlarda bulunanlara cevap verin. En ağır suçlamalar ile karşı karşıyasınız. Size endirekt olarak değil, direk olarak “hırsızsınız, Samsunspor’un paralarını gasp ettiniz” şeklinde iddialar yöneltiliyor.  
 
 “Bu kişilerin yazdığı konularda bir istihbarat hatası var, bu konular onların dediği gibi değil şu şekilde oldu. Samsunspor’un gelirleri  ile  şu yatırımlar yapıldı. Pek çok astronomik transfer bedelleri ödendi. Muhasebe kayıtlarımızdaki astronomik gider kalemlerinin nedeni şudur” diyerek kamuoyunu aydınlatın. 
 
Veya, hakkınızda bu tür iddialarda bulunanlar için bir tez geliştirin. Mesela, “bu kişiler Türkiye’nin en madrabaz, düzenbaz, üç kağıtçı kişileridir. Bu tür açıklamalar ile suni gündemler yaratarak kamuoyu nezdinde paye peşinde koşmaktadırlar. Kim bilir belki yarın kapımıza dayanarak bizden para bile talep edebilirler” şeklinde açıklamalar yapın. Yani kısaca bir şeyler deyin beyler, ağalar, ağabeyliğe soyunanlar.  
 
Hiç birinizin bana göre konuşma hakkı yok. Çünkü eseriniz ortada. Lig bu hafta bitmiş olsa idi küme düşmüş idik. Sizce suçlu veya suçlular kim? 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET