• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

NEŞET ERTAŞ İLE BİR KAÇ GÜN

26 Eylül 2012 Çarşamba 18:26


Uzun süredir yurt dışı seyahatlerim nedeniyle yazılarımıza ara vermek zorunda kaldığımız için okuyucularımızdan özür dileriz. Samsun gündemi ile ilgili yazacaklarımızı elbette çok konu var. Ancak ben bugünkü yazımı Ünlü ozan Neşet Ertaş’ı yad etmek adına, yıllar önce (1966-1967) aramızda geçen bir anekdotu anlatmak istiyorum. 

O yıllarda Neşet Ertaş tüm Anadolu’yu geziyordu. Yanında birkaç sanatçıda ona eşlik ediyordu. Kendisi sahneye çıkana kadar seyirciye konser veriyorlardı. Neşet Ertaş yanındaki sanatçılara eşlik edecek saz heyetini ise gittiği şehirlerdeki saz heyetlerinden seçiyordu.

  
 
 Neşet Ertaş ve arkadaşları konser için Samsun’a geldiklerinde Zafer Sinamasın’da bir konser verdiler. O dönemde birkaç arkadaşımız ile birlikte “Gönül  Kuşları”  adı ile kurmuş olduğumuz bir bağlama ekibimiz vardı. Cumhuriyet Meydanındaki Teras gazinosunda, Fuar içindeki Kısmet gazinosunda, Demirspor Lokali başta olmak üzere düğün salonlarında  sahneye çıkan sanatçılara grubumuz ile  eşlik etmekte idik.
 
Neşet Ertaş grubumuzu çok beğendi ve yanındaki arkadaşlarına eşlik etmemiz için Karadeniz turnesinde kendileri ile birlikte olmamızı istedi. Asker ocağında rahmetli olan ve Samsun’da ikinci bağlama grubu olan “Kanaryalar”’da saz çalan Hamit arkadaşımla birlikte büyük bir sevinçle ekibe katıldık.
 
Karadeniz illerindeki konserlerde Neşet Ertaş’ın yanındaki sanatçılara eşlik ediyorduk. Trabzon’da akşam konser saatini beklerken kaldığımız otelin yanın Hamit ile birlikte tavla oynuyorduk. Radyo haberlerinde Neşet Ertaş ile ilgili bir habere kulak verdik. Spiker, Neşet Ertaş’ın Leyla Ertaş ile süren boşanma davasının sonuçlandığını söylüyordu. 
 
Neşet Ertaş, odasında uyuyordu. Leyla Ertaş ile olan mahkemenin sonucunu kendisine haber vermek için odasına çıktım. Kapısını çaldım. Uykulu gözler ile kapıyı açtı. “Ağabey rahatsız ettim ama sana bir müjdem var, Radyo’da haberlerde geçti. Leyla abla ile boşanma davan sonuçlanmış, gözün aydın” dediğimde, “Söyle ulan bu müjdeye karşılık ne istersin” dedi. Konsere çıkarken yanında 5-6 adet sazı vardı. Bende vermeyeceğini bile bile, ağabey şu sazlarından birini ver, senden başka hiçbir şey istemem dedim. Yatağının kenarında asılı duran sazlardan birini bana uzatınca, “ağabey benimle dalga geçme, gerçekten veriyor mu sun? “ dedim. Sazı elime tutuşturdu. “Bu habere değil bir saz bütün sazlarımı veririm” dedi.
Yaklaşık 20 gün kendisi ile turnelerde dolaştık. Sonrasında Samsun’a geldiğimde Neşet Ertaş’ın sazı ile tabiri caiz ise hava atmaya başladım. Çaldığım yerlerde Neşet Ertaş’ın sazı ile Süleyman Salur olarak anons ediliyordum. Gençlik elbette. Neşet Ertaş’ın sazı ile sahnede olmak başka duygular yaşamama neden oluyordu. 
 
Akşam Teras gazinosundaki programa gitmek için, eve sazı almaya gittim. Baglamayı aradım bulamıyorum. Anneme “Anne baglamam nerede” diye sordum. Annem ise, “oğlum bağlamanı bir arkadaşın geldi senin istediğini söyledi bende verdim” deyince kaynar sular başımdan aşağı döküldü. 
 
Neşet Ertaş’tan aldığım ve gözüm gibi baktığım bağlamamı büyük bir ihtimalle beni iyi tanıyan fakat annemin tanıyamadığı biri tarafından resmen çalınmıştı. Elbette çok üzüldüm. Moral bozukluğu aylarca sürdü gitti. 
 
Büyük ozanla birkaç gün geçirmek, gençliğimin en önemli anılarından biri oldu. Yıllar sonra  kendisi ile Almanya’da birkaç kez görüştük ve geçmişi yad ettik. Almanya’da akrabalarının yanında kalıyordu. Düğünlerde çalıp söylüyordu. 
 
RUHUN ŞAD OLSUN DEĞERLİ AĞABEYİM. ALLAH RAHMET EYLESİN
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET