• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

ONLARIN ÇOCUKLARI BU KEZ YAPAMADI

30 Temmuz 2016 Cumartesi 13:41

İkinci  Darbeyi yaşamış ikincisinde yani 12 Eylül darbesinde idam cezası alarak 10 yıla yakın günlerini cezaevlerinde geçirmiş ve sonrasındada darbecilerin yargılanma süreçlerine müdahil olarak iştirak etmiş ve cezalandırılmalarında hasbel kader katkısı olmuş bir  ülkücü olarak düşüncelerimi paylaşmayı sürdürüyorum.

 

Bir şekilde TSK ve yargı dahi tüm kurumlara ahtapot misali kök salmış FETÖ’nün gerçek yüzü adına ‘’kalkışma’’ denilen bir hareketle ortaya çıkmıştır.’’Ben ahmakmışım’’, ‘’Ben bilmiyordum’’,’’ Benim ellerimi ayaklarımı bağladılar’’gibi olay sonrasında  açıklamalarla yaşanan ve yüzlerle ifade edilen şehit ve yaralılar verdiğimiz, ‘’demokrasi  nöbetleri’’ sloganı ile sokaklara döküldüğümüz bu canice eylemler basite indirgenemez indirilmemelidir.

 

Öyleki, Cumhurbaşkanı  yaverliği, Kuvvet Komutanlıkları emir subaylığı gibi makamları el geçiren bana görede tamamen ABD’nin BOP’nin bir aktivasyonu niteliğini taşıyan teşebbüs Türk milletinin  Kürdü, Lazı, Çerkezi ile AKP-MHP-CHP ile her görüşten insanların omuz omuza vererek tanklara, kurşunlara gövdelerini ortaya koyarak geçit bulamamıştır. Bu teşebbüs aynı zamanda unutturulmaya yok edilmeye çalışılan Türk milliyetçiliği, Türk bayrağı, Laiklik gibi kavramlardan vazgeçilemeyeceğini bir kez daha ortaya koymuştur.

 

‘Her şerden bir hayır doğar’ mantığı ile bu hareket Atatürk ilkelerine bağlılığın milli değerlerin Türk milleti kavramlarının milli birlik ve beraberliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu kavramlara son yıllarda yapılan saldırıların taraf bulmacağı gerçeği demokrasi nöbetleri ile bir kez daha anlaşılmıştır. Ancak elbette dün Türk milleti, Türk kelimelerini kullanmaktan imtina eden görüş sahipleride bugün en ateşli Türklük ve Türk milliyetçiliği kavramlarına sarılmış ve meydanlarda sesleri kısılıncaya kadar bağırmaktadır. Ama Türk birliği ve değerlerinin Laikliğin , Hakimiyetin Kayıtsız Şartsız Milletin olduğu gerçeklerinden sapmak artık mümkün olmayacaktır. Elbette herkesin siyasi olarak farklı görüşleri olacaktır ve olmalıdır. Ancak bu ayrışmanın yeri sokaklar değil seçim sandıklarıdır. Millet tüm siyasi partileri ve tüm etnik grupları ile Türkiye için Vatan için omuz omuza yine adeta bir İstiklal savaşı vermeyi başarmıştır.

 

Milletin azim ve kararlılığı bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi bir kez daha ülke uçurumun eşiğinden döndürmüştür.

 

Bilindiği üzere 12 Eylül darbesini ülkesine rapor eden  büyükelçi ‘’DARBEYİ BİZİM ÇOCUKLAR YAPTI’’ ifadelerini kullanmış idi.

 

Bu kezde onların çocukları yaptı ama karşılarındA Türk milletini buldu 12 Eylül şartları farklı idi. 27 Mayıs 1960 darbesinin arkasındada yine ABD vardı. Sözde en önemli müttefikimiz ama her fırsatta ülkemizi bölmeye parçalamaya devam ediyor. Gemisine bindireceği yöneticileri bulmaktada pek zorlanmıyor. Seçimler öncesinde ABD’yi su yolu yapanlar bir anda ülkenin başına geliyor.

 

Ülkeyi felakete sürükleneceğini emperyalizm ve Siyonizm kokusunu alamayan pek çok siyasi, bürokrat , gazeteci ve işadamları ne yazıkki bu gemide yer kapma savaşına girmişler, ancak bu kez gemileri Tıtanıc’in akıbetini aynen yaşamış ve batmıştır.

 

Çünkü bu kez karşılarında bilinçlenenTürk milletini Cumhurbaşkanı ile Başbakanı, Genelkurmay başkanı ve Mehmetçiklerini birbirlerine hakaret ettikleri halde kenetlenmiş bir ülke bulmuşlar ve kayalara çarpmışlardır.

 

Bu olayların yaşanmasında X parti lideri veya Y parti lideri, şu veya bu parti lideri terazi darasına konulabilecek  modda kadar az veya çok suçlu olarak değerlendirilmemelidir.  Suçlu herkestir. FETÖ oluşumu  kiminin siyasi perspektifteki yerini sağlamlaştırmış, Birileri bir şekilde kendi menfaatleri doğrultusunda siyasi  çıkar elde etmiş kimileri ise olaya maddi perspektiften yaklaşarak moda olan eğitim kurumları dershaneler kurarak ticari bir dayanışma ile tüm sektörlerde söz sahibi olmuş , akçelerinin artmasını sağlamıştır.

 

Ancak bugün bunların dedikodusunu yapma günü değildir. Ordumuz, yargımız, eğitim kurumlarımız ve tüm kamu kurumlarımız darmadağın olmuştur. Gün el ele  vererek birlik ve beraberlik içinde yaşananlardanda ders alarak cennet vatanımıza bayrağımıza, cumhuriyetimize sahip çıkma günüdür. dıklarınu arada dikkat çeken konu seçim dönemlerinde oy sandıkların ile ilgili spekülasyonlar için elektrik kesintisini  kedilerin trafolara girdiği iddiasında bulunan YSK kurumundaki görevliler hakkında bugüne kadar tek bir tutuklama veya gözaltı yapılmamasıdır. Ayrıca Tüm siyasi partilerimi partilerimizde cemaat gücü ile TBMM çatısı altında bulunan çok sayıda milletvekili bulunmaktadır. Bugüne kadar milletvekilleri ile ilgil tek bir soruşturma veye gözaltı yaşanmazken ordu, yargı. Polis ve toplumun tüm katmanlarından 10.000 leri aşan gözaltılar yaşanmaktadır. Dolaysıyla bugün bir milad olarak değerlendirilmeli Bu hain yapılanmanın kenarında köşesinde yer alan kişilerin kimliğine bakılmaksızın gerekli işlemler yapılmalıdır.

 

YAŞ kararı ile komutanlar ve MİT başkanı yerlerini korumuşlardır. YAŞ’da bu karaların alınmasının Cumhurbaşkanının ‘’DERE GEÇİLİRKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ’’ şeklindeki ifadelerinin etkili olduğu bir gerçektir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET