• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUNSPOR'U DÜŞÜRENLER

09 Nisan 2012 Pazartesi 13:56

Hakem Hüseyin Göçek, sabıkası malum. Futbolun kirli dünyasında bu tür oyunlar her zaman oynandı ve oynanacak. Bunun için gerekli olan tek silah sadece TFF'de oluşturacağınız lobidir. Bu lobi kendiliğinden oluşmaz. Tamamen ikili ilişkilere bağlıdır. TFF'de kimin hangi kitabı tersinden okuyacağını bilmek gerekir. 
 
Bilindiği üzere Kulüpler Birliği Toplantısı, TFF bünyesinde yapılan toplantılara kulübü temsilen kulüp başkanı  veya kulübü temsilen bir yönetici iştirak eder.
 
Bu tür toplantılarda masaya getirilen konulara hakim olmanız gerekir. Çünkü tüm kulüpler doğal olarak önce kendi kulübünün çıkarlarını masaya koyar. Eğer sesinizi çıkartabilecek bir bilgi birikimine sahip değilseniz, veya sadece toplantı öncesinde ve sonrasında ulusal basında kafanızın görünmesi için kendinizi kameraların veya fotoğraf makinalarının önüne atarsanız, sonuçta Hüseyin Göçek sendromunu yaşamanız doğaldır.
 
Bazı konuları ve yaşanmışlıkları bugünden itibaren köşeme taşıyacağım. Bu takım neden düştü. Kimler bu düşüşe zemin hazırladı. Kim Kazım Yılmaz'ı sattı. Kimler dost görünüp arkasından kuyusunu dolaysıyla Samsunspor'un kuyusunu kazdı. Kimler kendilerinin Galip Öztürk tarafından tehdit edildiğini ve hatta kendisine küfür ettiğini iddia edip, kendisine paye çıkardı. Oluşumda başlangıçta yer aldığım halde, neden son iki gün içinde yönetim kurulu listesinde yer almadım. 
 
Bu konuların gündeme gelmesinin ve getirilmesinin zamanıdır. Konuşulmalıdır. Hiç kimsenin bu kentin değerlerineihanet etmek hakkı yoktur. Şahsi menfaatler uğruna ihanet odakları oluşturup tim-sah gözyaşları dökenler tek tek ortaya çıkarılmalıdır. Bu konuda ilk konuşması gereken kişi elbette bugüne kadar hiç bir başkanın vermediği kadar kulübe mali imkanlarını sunan Kazım Yılmaz'dır.
 
Ancak bazı konularda kendisinin direktolarak konuşabilmesi mümkün olmayabilir. Ancak olayın başlangıcında ve mutfağında olan bir kişi olarak, bildiklerimi hem okuyucularımızla ve hem degenel kurullarda İsmail Uyanık olayında olduğu gibi paylaşacağım.
 
Elimize ne geçecek, şimdi ne faydası var, konuşup da ne olacak gibi görüşlere de saygı duyuyorum. Ancak Samsun'da herkes her şeyi biliyor. Ancak bildiklerini kesinlikle ifade etmiyor. Susuyor ve belirli mekanlarda işin sadece dedikodusunu yapıyor. Böyle olunca da sahte kahramanlar üretiliyor. Olmazsa olmaz olarak değerlendirilen kişiler, gemiyi ilk terk eden fareler misali sığ sulara yanaştığında kendini hemen suya atıyor. Derin sulara girmeyi göze alamıyor. Yüzmeyi biliyor, ancak yüzme bilmeyenlerin de kendisine sarılarak boğulmasına neden olabileceğinin hesabını yapıyor.
 
Bu örnek benzeri durumlar ne yazık ki kulübümüzde yaşanmıştır. Bunları zaman içinde gündeme taşıyacağız.Yine son maçımıza dönecek olur isek; Masada bir şeyler yapılabilirmi idi. Hakem konusunda kesinlikle yapılabilirdi. TFF başkanı ile ikili ilişkiler ile yani kamuoyuna aksettirilmeden bir değişikliğin yapılması sağlanabilirdi. 
 
Örneğin,  MHK tarafından Hüseyin Göçek atandığında "Ne yapıyorsunuz beyler, MHK başkanı Zekeriya Alp değil mi? Kimdir Zekeriya Alp ? BJK eski kaptanı. TFF  başkanı kim ? Yıldırım Demirören. Kimdir Yıldırım Demirören? BJK eski başkanı. Antalyaspor teknik direktörü kim? Şifo Mehmet, yani BJK eski kaptanı. Hüseyin Göçek kim? Samsunspor'u katleden yönetimlere imza atmış bir isim. Bu hakemi bizim maça veremezsiniz, vermemelisiniz, eğer bu hakemi değiştirmezseniz tepkimizi farklı boyutlara taşıyabiliriz" diyebilmeli idik.

Ancak bunun için TFF bünyesinde bir lobiyi oluşturmanız gerekir. Yani Samsunspor'u masalarda layıkı ile temsiledebilme yeteneğine sahip olmalısınız. 
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET