• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUNSPOR = BORÇLAR

04 Şubat 2014 Salı 14:04

Kulübümüzün borç batağına sürüklendiği yıllar hepimizce malumdur. Borçlanmalar ile ilgili gerek kongrelerde, gerekse köşe yazılarımızda ve TV’lerde yeterince açıklamalar yaptık.


Sahte kahramanlar ürettiğimizi defalarca dile getirdik. Kulübün gelirlerine temlik koyan arkadaşlarımız yaptıkları transfer hatalarının diyeti olarak alacaklarından vazgeçmeleri gerektiğini belirttik.


Kulübümüzün kayyuma gitmesi gerektiği konusunu da ilk biz gündeme getirdik. Kayyuma gitmesi gerektiği konusundaki görüşümüzün altında yatan neden, elbette kulübün kapısına kilit vurulması değildi. Kulübü astronomik borçlanmaya iten kişilere “beyler kulübün bu kadar gelirleri varken, ve astronomik transferler yapmak bir yana, 3 büyüklere futbolcu üreterek önemli yıldızları satan ve gelir elde eden bir kulüp hiçbir yatırım yapmadığı halde kulübü bu kadar borca sokmayı nasıl becerdiniz?” sorularının cevabını bulmaktı.

Birileri ortaya çıkarak kayyum müessesini öcü olarak gösterdi. Kayyumun kulübü yok etmek anlamını taşıdığı konusunda kamuoyu oluşturuldu. Oysa bu fikri ortaya atanlar kesinlikle kayyumun ucunun kendilerine dokunacağını ve hesap vermek zorunda kalacaklarından korkusu taşıyanlardır. Nitekim aynı cenah kaptan Emir Kar’ı da aynı gemiye bindirerek sözde Samsunspor’u kurtarıcı rolüne soyundurarak rahat bir nefes aldılar.


Ben bu kulüpte yıllarca yöneticilik görevinde bulundum. Birilerini ifşa ettim. Açıkça ve alenen bu kişilerin kulübü soyduklarını, Samsunspor’a ihanet ettiklerini ifade ettim. Beni mahkemeye vermeleri için tüm tahrik edici cümleleri kullandım.Görüşlerimi kamuoyu ile her platformda paylaştım. Adı geçen zat-ı muhteremlerin hiçbiri bırakın hakkımda dava açmayı, kargaların telef olacağı açıklamalar ile eşe dosta karşı kendilerini savundular. Yönetici iken neden açıklama yapmadığım sorgulandı. Defalarca kulübün başkanlık sistemi ile yönetildiğinden hiç bir yöneticinin mali konularda insiyatif sahibi olmadığını belirttim. 

Yine temcit pilavı gibi aynı konulara girmek istemiyorum. Asıl anlatmak istediğim konu, Kazım Yılmaz’ın temlik kanalı ile almış olduğu paraları dolar cinsinden tekrar kendisini alacaklı hale getirmesidir.

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, kulübe temlik koyan yöneticilerin Allah nezdinde kesinlikle kulüpten tek kuruş alacakları yoktur. Belki madden kulübe yardımları olmuştur. Ancak manen kazandıkları verdikleri akçelerden çok daha fazladır. Kulüpte başkanlık ve yöneticilik yapan kişileri film şeridi misali gözümüzün önünden bir geçirelim. Samsunspor etiketi olmasaydı bu kişilerin adını sanını kim bilebilirdi. Her zaman ifade ettiğim gibi, karşılıklı kaldırımlardan birinde vali , diğerinde  kulüp başkanı geçse, gözler kulüp başkanına çevrilir.

Kazım Yılmaz futbolu bilmediğini defalarca dile getirmiştir. Doğrudur. Kendisinin kulüp başkanlığına ne şekilde getirildiğini en iyi bilenlerden biri olarak şu soruyu köşemizden yöneltmek istiyorum. Sevgili kardeşim, sana Adnan Sezgin ismini empoze eden kişinin adını verebilirmisin. Sana bu ismi öneren kişi Adnan Sezgin’in kankisi ve eski bir Samsunspor başkanı olabilir mi. 

Adnan Sezgin ismindeki spekülasyonları tüm futbol dünyası bilirken, hangi kriterleri baz alarak kendisini Samsunspor’un başına getirdin. Kulübünden kovulan işsiz güçsüz bir şekilde İstanbul gecelerinde boy gösteren, bazı menajerler ile dirsek temasında bulunan Sezgin’in kulübümüze açtığı yara en az 10 milyon dolardır. Bu isim sizin insiyatifiniz  ile Samsunspor’a gelmemiştir. Bu konuda da yanlış yönlendirildiğiniz malumdur.


İkinci olarak yine kulüpte 4 başkan değiştiği halde hiçbir başkan İsmail Uyanık’a koymuş olduğu temliklere istinaden ödeme yapmamışken, siz neden göreve gelir gelmez bu paranın tamamını ödediniz. Neden kendinizi Uyanık’a karşı borçlu hissettiniz. Sizden önce görev yapan başkanlar çok mu iş bilmez kişilerdi. Onlar Uyanık’ın koyduğu temliklerden haberleri yok mu idi. 


1.750.000 dolar bugünkü rakamlar ile yaklaşık 3,5 milyon TL. civarındadır. Siz eğer bu parayı ödememiş olsa idiniz, Uyanık bu parayı hiçbir şekilde tahsil edemezdi. Kulüpten alacağı olmadığına ilişkin Galip Öztürk ve Süleyman Salur imzası ile TFF’ye dilekçe sunulmuş idi. Olay mahkemelere intikal edecekti. Ama siz bu parayı ödediniz.


Özetleyecek olur isek, kulüp gelirlerine temlik koyan tüm eski başkan ve yönetici arkadaşların Samsunspor’un sırtından artık inmeleri gerekir. Temlikler kaldırılmalıdır. Bu kulübü borç batağına saplayan kişiler olarak herkes payına düşecek sorumluluklardan nasibini almalıdır.

Temliklerin kaldırılması aşamasında bayraktarlığı bu külübün ikinci kez borçlanmasında başrol oynayan Kazım Yılmaz yapmalıdır. Çünkü en büyük alacaklı kendisidir. En büyük suçlu kendisi istemeyerek de olsa başkanlığa getirildiği için yine kendisidir. Yanlış trenlere binmiştir. Bu yanlışlığın faturasını Samsunspor’a kesmek haksızlıktır.

Samsunspor herkese bir şeyler kazandırmış ancak kaybedenler kulübü kimliğinden kurtulamamıştır. Suçluları aramak ve sorgulamanın artık anlamı yoktur. Çünkü bu kentte hesap sormak ve sorgulamak gibi bir müessesenin varlığından söz edilemez. Kulübün sorunlarını rakı balık sofralarına yatırmak ve meze yapmak yerine, çözüm noktasında birleşmek gerekir. Bunun için atılacak ilk adım tüm temliklerin kaldırılması olmalıdır.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET