• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUNSPOR İÇİN ŞİMDİ SUSMA ZAMANI

14 Şubat 2012 Salı 19:04

 
Uzun süren yurt dışı iş seyahatlerim nedeniyle, yazılarıma ara vermek zorunda kaldığım için okuyucularımızdan tekrar özür dilerim.
 
Konumuza geçmeden önce Afrika Kupası’nın sadece eski bir yönetici olarak neden benim izlediğim konusunu hala anlayabilmiş değilim. Çünkü oralarda Samsunspor’u temsilen hiç kimseye rastlayabilmek mümkün olmadı. Kulübün bir arkadaşımızı görevlendirmeyeceğini bilsem, kendi imkanlarım ile bu oluşumu sağlayabilirdim. Ama sanırım kulübümüz, böylesine bir organizasyonu izleyerek futbolcu beğenmek gibi bir angaryayı üstlenmeyi uygun görmemişlerdir. Oysa bu organizasyonu izlemek için bir harcama da yapılması gerekmiyordu. Çünkü menajerler spor adamları için gerekli masrafları kendileri karşılamakta idi.
 
Samsunspor’un bu saatten sonra oynayacağı her müsabaka elbette final niteliğindedir. DÇ Karabükspor, Gaziantep ve Manisaspor şu anda en yakın rakiplerimiz konumundadır. Beklenmeyen bir şekilde DÇ Karabükspor Fenerbahçe maçından bizim gibi 3 puanı hanesine yazdırmıştır. Bu sonuç Samsunspor için önemli bir handikap oluşturmuştur. Rakibimiz konumunda en yakın sıralarda yer alan Gaziantep ve DÇ Karabükspor’un puan almaları bizim için dezavantaj olacağı muhakkaktır. Ancak bizim her iki takımı birden akarte etmemiz gerekmektedir.
 
Taraftarlarımızın yarattığı atmosferi sadece Samsun değil tüm Türkiye takdir etmektedir. Bu birliktelik ruhunun tüm kente ve yönetenlere yayılması ile birlikte ortaya çıkacak olan kolektif ruh, küme düşme potasındaki konumumuzdan sıyrılmamızda önemli rol oynayacaktır. İçerde oynayacağımız tüm maçları almamız halinde Ankaragücü maçından da 3 puanı hanemize yazdırdığımızda kurtuluş gerçekleşecektir. Ancak oynanmayan hiçbir maçın kazanıldığı düşünülemez. Ankaragücü de bu karakterde bir maçtır. Manisaspor ancak son dakikalarda gol bularak Ankaragücü’nden sıyrılabilmiştir.
 
Şu anda yani bugünlerde hiç kimse Samsunspor’u değişik yönleri ile masaya yatırmamalıdır. Tek hedef ligde kalabilmektir. Çok meraklı olduğumuz eleştiri yapmak, hesap sormak gibi unsurlar bilahare gündeme getirilmelidir. Yaratılması gereken tablo, takımımızın tesislerden alınıp stadyuma getirilmesi tablosu olmalıdır.
 
Elbette Mesut Bakkal veya bir başka yerli teknik direktör için karar verme aşaması gecikmiştir. Ancak yöneticiliğin Türkiye’de henüz bir okulu yoktur. Bilgi ve deneyim gerektirir. Arkadaşlarımız da yaşayarak tecrübe sahibi olmuşlardır. Bu konuları birkaç hafta daha askıya alarak gündeme taşımamak gerekir.
 
Yönetici aynı zamanda yapılan eleştirilere hoşgörü ile yaklaşmasını bilmelidir. Eleştirileri kişisel platformlara taşımak ve değerlendirmek anlamsızdır. Ortak payda Samsunspor’dur. Hiç kimse Samsunspor aleyhine bir söylemde bulunmaz. Doğru bildiklerini kamuoyunun bilgisine sunar. Siz bu eleştirinin neresinden tutarsanız tutun, sonuçta kazanan Samsunspor olacaktır.
 
Eleştiride bulunanlara başarılı sonuçlar aldığınızda sarf edeceğiniz olumsuz görüş ve düşünceler, başarısız olduğunuzda size yol, su, elektrik misali geri döner ve ortam gerginleşir. Yani kısaca başarılı sonuçların ardından “ bu sonuç sizlere kapak olsun” şeklinde cümleler kullanılmamalıdır. Bu tip demeçler tecrübesizliğin tezahürüdür.

Küme düşen sadece takımımız olmayacaktır. Beş yıldızlı otel projelerinin gündeme getirildiği kentimiz de tüm değerleri ile küme düşecektir. Birkaç haftalığına çekilen kılıçlar kınlarına sokulmalı ve bu zor günler atlatıldığında kimin eteğinde hangi taşlar var ise ortaya dökmelidir.
 
Samsunspor’un sezon öncesindeki yapılaşmasında söz sahibi olarak benim de gündeme getireceğim pek çok konu vardır. Kimler Samsunspor’u tabiri caiz ise kendi egolarına alet etmiş ise, ve insanlara ne tür taahhüt vermişler ise bu konular ilk ağızdan dile getirilecektir. Bunun yeri bu köşe olabilir veya görsel medya olabilir.
 
Olayın mutfağında neler yaşanmış ise, örneğin “İlk 5’lerde yer alabilecek bir kadro oluşturulacak” taahhütleri yerine bugün takımı küme düşme potasına taşıyan nedenler tek tek kamuoyunun gözleri önüne serilecektir.
 
Samsunspor’un üstünde hiçbir marka yoktur. Bu marka ile birileri kendini ön plana çıkarır. Maddi ve manevi çıkar elde ederler ve etmişlerdir. Markayı yaşatabilmek için istisnalar haricinde elini cebine atanların sayısı oldukça azdır. Gerçek Samsunspor’lular yönetimde olmadıkları halde kulübe vermiş oldukları paralar için, kulüp gelirlerine temlik koymamışlar, ancak kulüp yönetiminde yer alan pek çok arkadaşımız ne yazık ki alacaklarını temlik yolu ile tahsil etmek yoluna girmişlerdir.
 
Başkan Kazım Yılmaz’ın “Benim başkan olmamı mı beklediler, neden daha önce alacakları için haciz kararı almadılar” sözlerinin mantığı gayet açıktır. Eğer takım küme düşerse (Allah göstermesin), kulüpten alacaklı olan arkadaşlarımız para yerine Atakum sahilinde yürüyüş yaparken ciğerlerine temiz hava çekeceklerdir. Acele bu yüzdendir. Yani ikbal ve istikbal kaygıları Samsunspor’un değerlerinin üzerine çıkmıştır.
 
Spor kamuoyumuzda da eli kalem tutan ve görsel medyada spor programları yapan bazı arkadaşlarımız da ne yazık ki bu tür davranış ve tutumları gündeme getirmek ve tartışmaya açmak yerine, susmayı ve suya sabuna dokunmamayı tercih ederler.
 
İlk etapta sahip oldukları işlerini kaybetmemek için kişiliklerinden tavizler verirler. Daha da vahimi taraf olurlar. Kim güçlü ise onun yanında yer almaya gayret sarf ederler. Çünkü ellerinde spor yazarlığı ve yorumculuğu gibi bir silah vardır. Ancak bu silahın mermisi doğruyu tarafsız bir biçimde okuyucu veya dinleyicilere yansıtmak değildir. Halk dili ile affınıza sığınarak yazmak durumundayım. Yalakalıktır.
 
10 yıldan bu yana spor dünyasının yanında,kenarında ve uzağında olan kişiler, “hesap sormak” gibi bir mantalitenin içinde olmamışlardır. Kulübü yöneten Ahmet eğer güçlü ise, kalemlerin ucu asla sivri olmaz. Aksine taşlara sürtülerek kör hale getirilir. Çünkü Ahmet güçlüdür. Deplasman giderlerini karşılar, hatta otel ve yemek masraflarını öder. Bu nedenle Ahmet’in aleyhine elbette bir tasarrufta bulunulmaz.
 
Ama o Ahmet kulübün 10 yıllık geleceğini ipotek altına alan eylemler sergilemiştir. Bu da önemli değildir. Sonuçta o Ahmet’tir ve güçlüdür. Her kim Ahmet aleyhine bir davranış sergiler ise, o kişi tu kaka’dır. Aleyhine hiçbir şey bulunamaz ise, çocukken kırdığı camlar veya komşunun bahçesinden çaldığı erikler gündeme getirilir.
 
Köşemden spor kamuoyuna sesleniyorum. Haklarında iddialarda bulunduğum kişi veya kişiler ile her platformda yüzleşmeye hazırım. Samsunspor menfaatlerini hiçe sayarak, kendi menfaatlerini ön plana aldıklarını düşündüğüm ve itham ettiğim ve bundan sonra da kamuoyu ile bildiklerimi paylaşacağım herkes ile kamuoyu önünde bir yerel TV’de kamuoyunun önüne çıkabilirim. İddialarım hiçbir zaman sadece karalamaya yönelik olmamıştır olamaz. Tespitler ve belgeler ile sabittir. Yüreği buna yetebilecek bir spor program yapımcısı var ise ben buradayım.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET