• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUNSPOR NEDEN DÜŞTÜ ? VARAN 4

23 Mayıs 2012 Çarşamba 14:38

 
Yönetim kurulu listelerinin oluşmasında 1. derecede insiyatif Galip Öztürk’de idi. Öztürk bazı isimler konusunda ısrarlı idi. Erkut Tutu ekibinde yer alan arkadaşlarımız, Tutu’nun İstanbul’da Öztürk ile yaptığı görüşmelerin içeriğini farklı yansıttıklarını ifade ediyorlardı. Bu görüşlerini Ankara’da yapılan toplantılarda da ifade ettiler.
 
Başkan yardımcısı Ömer Çoruh’ta aynı kategoride değerlendiriliyordu. Çoruh’un Samsunspor’a vermiş olduğu gerek teminat mektupları ve gerekse nakdi katkılarını geri alabilmek için, Turgut Doğan’ın satıldığı dedikoduları ise olaya bir başka boyut getiriyordu. Kazım Yılmaz döneminde ise , kendisi ile kulüp arasında yaşananlar, bir nevi bu tür düşünce sahiplerinin eline koz vermiş oldu.
 
Samsunspor’a ufak tefek teberrular dışında kulübe karşılıksız para veren yönetici sayısı her dönemde yok denecek kadar az olmuştur. Ancak Tutu yönetimi, kendileri şahsi katkıda bulunmasalar da veya cüzi miktarlarda yardım yapmış olsalar da, kaynak yaratmak anlamında geçmiş yönetimlere nazaran oldukça başarılı olmuştur. Önemli olan da budur. Yöneticiler kulübe ceplerinden para veremeyebilirler. Ancak kendilerine güven oluştuğunda, kaynak yaratmakta zorluk çekmezler. İsmail Uyanık başkanlığında Samsun Büyük Otel’de yapmış olduğumuz bir yardım gününde tüm kentten ancak 40.000 TL. gibi komik sayılabilecek bir rakamın toplanabilmesi, yönetime güven faktörünün ne kadar önemli olduğunun önemli bir göstergesidir. Tutu yönetimi bu güveni sağlamıştır.
 
Konumuza dönecek olur isek; Erkut Tutu Samsun’da takımı süper lige çıkaran başkan olarak takdir görmekte iken, bir anda başkan kalabilmek için her yolu deneyen bir kişi konumuna düştü. İstanbul’dan böyle görülüyor ve değerlendiriliyordu. İstanbul’daki mesajlar yönetim kurulu masasında farklı bir biçimde yer aldığı iddia ediliyordu. Nitekim bu görüş ve düşüncelerin doğru olduğu , Tutu’nun yönetim kurulunda yer alan arkadaşlarımız tarafından da teyit edildi ve böylece yeni oluşacak yönetim kurulu listelerinde yer aldılar ve futbol şubesinin başına getirildiler.
 
Bu arkadaşlarımız gruba dahil olmadan önce Ankara’da Galip Asal, Necmi Hatipoğlu, Cahit Kaya ile yapmış olduğumuz transfer çalışmalarına son verdik ve yaptığımız tüm transfer görüşmeleri ile bilgileri kendilerine devrederek Ankara’dan ayrıldık.
 
Yeni transfer komitesi oluşmadan yapmış olduğumuz çalışmalarda, oynayan futbolcularımızın almış oldukları bedellerin iyileştirilmesi, yeni transfer edilecek futbolculara ve teknik ekibe ödenecek paralar dahil olmak üzer, o dönemde anlaşmış olduğumuz Couserio ile birlikte belirlediğimiz 15 trilyonluk bütçenin delinmesi fazla uzun sürmedi.
 
Yine bu dönemde bana göre çok ilginç bir transfer anekdotunu da paylaşmak istiyorum. Transfer listemizde bulunan ve şu anda Çaykur Rizespor’da oynayan Zekeri’nin transfer listemizde bulunması nedeniyle, kendisi ile Arnavutluk’ta bir telefon görüşmesi yaparak, Samsunspor’a transfer etme talebimizi ilettim.
 
Zekeri’den bu transfer için ne kadar ücret talebi olduğunu sorduğumda, takımında aylık 5.000 Euro bedelle oynadığını ve bu paranın kendisine garanti edilmesi halinde Samsun’a geleceğini ifade etti.
 
Hüseyin Kalpar ve diğer yönetici arkadaşlarımız kendisini Arnavutluk ile Antalya’da yapılan müsabakalarda izlemişler ve transfer listemize koymuşlardı.
 
Kendisi ile her konuda anlaştık. Menajeri aradı ve kendisinden izinsiz olarak futbolcu ile görüşme yapmamızın etik olmadığını ifade etti. Bende kendisine futbolcunun menajer ile görüşülmesi konusunda herhangi bir talebi olmadığını ve kendisi ile parasal konularda da anlaştığımızı ifade ettiğimde, bir iki gün sonra telefon açarak futbolcu ile birlikteSamsun’a gelmek istediklerini söyledi.
 
Yeni transfer komitesine vermiş olduğum raporda da yer alan bu futbolcunun transferinin yapılabilmesi için, menajerini ve kendisini Samsun’a davet ettim. Futbolcu menajeri ile birlikte Samsun’a geldi. Suat Çakır beni aradı. Futbolcunun 350 bin dolar talep ettiğini söyledi. Yani Futbolcu ile anlaştığımız aylık 5.000 ve toplamda 50.000 euro’luk transfer bedeli, Samsun sınırlarına girildiğinde bir anda 350.000 dolara fırlamıştı.
 
Oysa futbolcu ve menajeri benim kendileri ile anlaşmış olduğum rakamlar üzerinden anlaşmak için Samsun’a gelmişlerdi. Suat Çakır’a birilerinin bir şeyler tezgahladığını ve futbolcu 50.000 euro’ya anlaşmaya gelmişken, 350.000 dolar gibi astronomik bir rakamı talep etmesinin normal olmadığını ifade ettim. Bilahare bu futbolcu bu yıl Çaykur Rizespor’da sezonu tamamladı.
 
Bu konuyu gündeme getirmemdeki neden, menajerler vasıtası ile kadrolarını oluşturan kulüplerin, bütçelerinin nasıl darp edildiğini ifade etmek içindir. Nitekim bana göre Adnan Sezgin’in kulübe tam yetkili olarak getirilmesi ile birlikte, yapılan astronomik transferlerin yarattığı sonuçlar ortadadır.
 
Transfer politikalarının belirlenmesinde söz sahibi olan arkadaşlarımız bana göre iç transferlerde de cömert davranmışlar ve bütçedeki artışa katkıda bulunmuşlardır. Örneğin; Bank Asya’da Samsunspor’da 250.000 TL.ye oynayan Ahmet Şahin’e bu paranın 3,5 katı transfer bedeli ile imza attırılmıştır. Şahin, takımın süper lige çıkışında elbette önemli bir rol oynamıştır. Tabii ki, Süper Lig’de oynayan bir futbolcunun da oynayacağı rakam süper lig standartlarında olmalıdır.
 
Ancak şu gerçek unutulmamalıdır. Takımın süper lige çıkışı ile birlikte, futbolcular da vitrine çıkmaktadırlar. Bugün Murat Yıldırım ve Kemal Tokak gibi futbolcularımıza gelen teklifler ortadadır. Ancak Bank Asya liginde (x) para ile oynarken, süper lige çıktığınızda transfer bedelinizde artacak oran en fazla aldığınız rakamın iki katı olabilir. Yani 250.000 TL.ye oynuyor iseniz, alacağınız maximum transfer bedeli 500.000 TL.dır, ki ben de Ahmet Şahin’e bu rakamı önermiştim. Ancak mevcut yönetim bunun çok daha fazlasını uygun görmüştür. Bu arkadaşımızın transferinde yaşanan sadece bir örnektir. Yabancı futbolculara ödenen rakamları ise burada tekrarlamayı gereksiz bulmaktayım.
 
Başkan Kazım Yılmaz’ın ve yönetim kurulunun futbol şubesi için görevlendirmiş olduğu Suat Çakır’a vermiş olduğu bütçenin detayları konusunda kesin bilgileri önümüzdeki yazılarda gündeme getireceğiz. Ancak tahminlerime göre paraların musluğu Adnan Sezgin’in göreve başlaması ile birlikte açılmıştır. Adnan Sezgin ise Uğur Boral gibi, Serdar gibi futbolculardan medet ummuş, takımlarında oynamayan ve sakat olan futbolculara milyon dolarlara yakın ödemelerin yapılmasına neden olmuştur.
 
Neden böyle bir tahminde bulunduğum konusuna gelince; özellikle yerli futbolcuların piyasaları yani transfer bedelleri malumdur. 1 trilyonun üzerinde futbol oynayan yerli futbolcuların sayısı fazla
 
değildir. Yine bir örnek verecek olur isek, daha önce de ifade ettiğim gibi, Mersin İdmanyurdu takımında oynadığı futbol ile oldukça iyi bir sezon geçiren Mehmet Eren’e teklif ettiğimiz transfer bedeli 900,000 TL. olmuştur. Kendisi ise 1.250.000 TL. talep etmiştir.(Süleyman Hurma ile istişare edilerek) Pazarlıklar sürmekte iken, Ankara’daki çalışmalar sona ermiş ve rapor yeni oluşturulan komiteye devir edilmiştir. Uğur Boral’a ise yarım sezon için ödenen para, nerede ise Mehmet Eren’in sezonluk transfer bedeline eşittir. Bu fatura elbette Samsunspor’a çıkmıştır. Bu tür bir transfer politikası izleyen yetkililer tabii ki, iş bilmezlikle suçlanacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET