• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUNSPOR ‘UN BUGÜNÜ YAŞAYACAĞI DÜN’DEN BELLİ İDİ

03 Aralık 2011 Cumartesi 20:21


 
İş seyahatlerim nedeniyle yaklaşık bir haftadır köşemizden uzak bulunmaktayız. Bu süre zarfında Galip Öztürk’ün gündeme bomba gibi düşen açıklamalarının ardından, Yönetim kurulu asil ve yedek üyelerinin önemli bir bölümünün görevinde istifa ettikleri, mevcut yönetim kurulu başkanı ve kalan yöneticilerin görevlerinin başında olduğuna ilişkin açıklamaları, Samsun’da en çok konuşulan konuların başında gelmektedir.
 
Kimin haklı kimin haksız olduğu konusu, şu anda Samsunspor’un içinde bulunduğu durum nedeniyle, tartışılabilecek bir konu olmaktan çıkmıştır. Çünkü Samsunspor bugün ateş hattındadır.
 
Sezon başından bu yana takımımızın kesinlikle doyurucu bir futbol mantalitesine sahip olduğu söylenemez. Hatta, sergilenen  oyun tarzını geliştirebileceğine ilişkin en küçük bir sinyal olmadığını, futbol dünyasının içinde olan herkes görmüştür.
 
Ancak her zaman olduğu gibi yönetim, teknik kadronun “Çok güzel oynuyoruz, ancak bunu skora yansıtamıyoruz, önümüzdeki günlerde girdiğimiz gol pozisyonlarını değerlendireceğiz ve hızla tehlike bölgesinden uzaklaşacağız, takımımın oyunundan memnunum, herkes rahat olsun” gibi demeçlerinin arkasına sığınmışlardır.
 
Ayrıca “istifa etmeyi düşünmüyorum, görevimin başındayım” gibi doğu bloku ülkeleri vatandaşlarına has bir kurnazlıkla, telefonun ucunda başkanın “hoca, aşı tutmadı, zorlamaya gerek yok” benzeri sözlerine muhatap olacağı anları beklemeyi tercih etmiştir.
 
Oysa aşının tutmayacağı, ilk günlerde hazırlık maçlarında ortaya çıkmış idi. Yapılan yabancı transferlerde bırakın 12'den vurmayı, hedef tahtasının kenarından köşesinden dahi bir isabet kaydedilemedi.
 
Ülkelerinin şampiyon takımlarının sözde beyinleri transfer edilmişti. İyi de bu ülkelerin dünya futbol literatürlerinde hangi misyona sahip olduklarını öğrenebilmek için “google” sitelerine dahi girmeye gerek yoktu.
 
Son 4 haftaya girildiğinde, durum iç açıcı değildir. Elbette bu kentin insanlarının 5 yıllık bir aradan sonra süper lig hasretine son verildikten sonra, becerisizliklerin faturasını birilerine kesecektir.
 
Süper lig’lerde geçmiş sezonlara göz atıldığında ilk devre 18 puanı yakalayamayan takımların küme düştüğü görülmektedir. Yani bizim son maçta en az 17 veya 18 puana ulaşmak ve ikinci yarıdan itibaren bir çıkış grafiğini yakalamamız gerekir.
 
Kalan maçlara göz atacak olur isek; İçerde Kayseri ve BJK, deplasmanlarda ise Mersin ve Sivasspor karşılaşmalarımız kalmıştır. Kağıdı kalemi alıp hesabımızı yapalım. BJK ve Mersin maçlarından puan çıkarabilmemiz, oynadığımız futbol ile mucizelere kalmıştır.
 
Geriye kalan yani kendi sahamızda oynayacağımız Kayseri ve deplasmanda oynayacağımız Sivas maçlarının ikisini de kazanmamız gerekmektedir. Bu maçlardın birinde dahi berabere kalmamız halinde, ikinci yarıya bugünkü Samsunspor profilinden çok daha üst düzeylerde bir futbol mantalitesine kavuşmamız gerekir. Aksi halde kötü son ne yazık ki bizi beklemektedir.
 
Birlik olalım, kenetlenelim, moralimizi bozmayalım vesaire. Bunlar elbette arzulananlardır. Ancak görünen köy kılavuz istemez. İnat etmenin de anlamı yoktur. Bir buçuk ay önce “SAMSUNSPOR KONGREYE GİTMELİ” yazımızı bugün tekrar temcit pilavı misali sofraya koyuyoruz.
 
Olay Kazım Yılmaz, Galip Öztürk arasında yaşanan ve tırmanan olay hadisesini aşmıştır. Samsunspor ile birlikte düşecek olan sadece futbolcu ve teknik kadro ile sınırlı değildir. Kent de Samsunspor ile birlikte küme düşecektir. Takımımızın bu kentte yarattığı katma değeri hiç kimse inkar edemez.
 
Herkes verdiği paraları alır gider. Bu kulüpte niceleri tek kuruş vermedikleri halde hayali paraları ceplerine indirmiş ve üstelik kahraman ilan edilmişlerdir.
 
Bugün Kazım Yılmaz’da cebinden 13 trilyonun üzerinde bir para harcamıştır. Hasbi Menteşoğlundan sonra cebinden para veren tek başkandır. İşi bilmediğini de zaten kendisi her zaman ifade eder. İşadamı mantığı ile kulübü yönetmektedir. Ancak futbol dünyası ile iş alemi farklıdır. Çok iyi bir işadamı olabilirsiniz, ancak iyi bir futbol adamı olamazsınız. İşadamlığı ve futbol adamlığı ayrı kulvarlardır. Hele bir de arkanıza baktığınızda kimseyi göremezseniz, çıkış yolu kesinlikle kapanmıştır. Yolu açmaya çalışmak takıma ve kente zarar verir.
 
Öncelikle yönetimsel zaaflar giderilmelidir. Hocaya’da teşekkür edilerek, yerli bir teknik direktör ile el sıkışılmalıdır. Belki bir 10 trilyon daha harcanacaktır. Ancak bu harcama yapılamaz ise, en az 50 trilyonluk bir zarara uğranacaktır. Çünkü takımımız tekrar yüklü borçlara muhatap kalmış bir şekilde arzu edilmeyen platformlara sürüklenecektir.
 
Herkes takkesini önüne koyup nerelerde hata yaptığını sorgulamalı, ve işi, işi bilenlere terk etmelidir. Gameti uzatmanın alemi yoktur. Çöken sizlerin işyeri değil beyler. Çöken bu takımın ve bu kentin kaderi. Bu değerler ile de oynamaya hiç birinizin hakkı yoktur. Kişisel egolarınızı gidin başka yerlerde tatmin edin. Samsunspor bu kentin en önemli markasıdır. Bu markayı korumak ise her Samsun’lunun asli görevidir. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET