• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUNSPOR’DA BUGÜN OLAĞANÜSTÜ KONGRE KARARI ALINMALIDIR

15 Kasım 2011 Salı 18:14

 

 
Öncelikle gerek ulusal ve gerekse Samsun’da yerel yayın organlarında borsa operasyonu ile ilgili hakkımda çıkan haberler ile ilgili, okuyucularımız ve dostlarımız açıklama yapmam gerektiği konusunda uyarılar yapmaktadırlar. Bu nedenle ilgili operasyonunun neresinde yer aldığım konusunda bilgi vermeyi uygun görmekteyim.
 
Bilindiği üzere İstanbul serüvenim 1990 yılından bu yana İMKB’de hisse senetleri işlemleri yapmakla başlamıştır. Ayaklı borsa denilen (borsa dışında hisse senedi alım ve satımı) bu süreçte 1991 yılında ayaklı borsa diye tabir edilen sistemin kurucusuyum.

Ayrıca Türkiye’nin borsa ile ilgili ilk fonunu oluşturan kişiyim. 20 yıldır hisse senedi piyasaları ile ilgili görüşlerimi çeşitli TV ve basın yayın organlarında da paylaşmaktayım. 1990 yılından bu yana borsa’da yaptığım isabetli yatırımlar ile çoğu kez ekonomi dergilerine kapak olacak şekilde yer almış bulunmaktayım. (Tempo dergisi 1991 yılı Mart ayı) 1990’lı yıllarda ekonomi dergilerinde ve bazı ulusal yayın organlarında, spekülatör olarak yer alan ilk isimlerden biriyim.
 
20 yıldan bu yana borsa camiasında bulunan bir kişi olarak, borsa’da işlem yapan spekülatörlerin hepsini tanırım ve şu an piyasada adı sanı olan spekülatörün pek çoğu ilk hisse senedini benimle tanımışlardır.
 
Malum borsa operasyonunda da adımın geçmesinin yanı sıra hesaplarıma bloke konulmasının nedeni, borsa camiasında işlem yapan Mechur Çolak, Engin İpekoğlu, Tayfur Havutçu, Faruk Süren gibi spor camiasındaki kişiler ile yaptığım telefon görüşmeleridir. Telefon görüşmelerinin içeriği ise hangi “hangi kağıdı alalım ve hangisini satalım” gibi haftalık ekonomi dergilerinde ve TV ekonomi yorumlarınca ifade edilen konuşmalardır.
 
Yaklaşık iki ay önce İstanbul Mali Şube Müdürlüğünce alınan ifadelerimizin akabinde, suçlu olmadığımız ortaya çıkmış ve sonuçta şahsi hesaplarıma konan bloke kaldırılmıştır. Ayrıca malum operasyonda tutuklanan tüm kişilerde serbest bırakılmışlardır.
 
Spekülatörsüz borsa olmaz. O zaman borsanın kapısına kilit vuracaksınız. Borsa spekülatörler ile yaşar. Manipülasyon ise ayrı bir konudur. Ancak manipülatif hareketleri yaratan sistemlerdir. Sistemin boşluklarını kapatırsanız, hiç kimse zarara uğramaz. Özetle borsa camiasında bulunduğum süre zarfında hiçbir zaman manipülatif hareketlerin içinde yer almadım ve bu şekilde kazancın da başkalarının haklarını gasp etmek ile eşdeğer olarak görmekteyim. Evet borsacıyım ama manipülatör değil tescilli spekülatörüm.
 
Asıl konumuza dönecek olur isek; Bu noktadan sonra Samsunspor’da bugünden itibaren olağanüstü kongre kararı alınması gerekir. Çünkü kongre kararının alınmasının ardından kanunu bir sürenin geçmesi gerekir. 1. Kongrede çoğunluk olmadığından kongre ertelenir. ve 2. Kongre gününde ise genel kurul yeni yönetim kurulunu oluşturur. Bu arada geçecek süreç bakımından geçen her gün Samsunspor için bir kayıptır.
 
Sezonun ikinci yarısına girilmeden Kazım Yılmaz veya bir başka talip var ise, yeni bir yönetim kurulu oluşturulmalı, ve sırat köprüsü her ne şekilde olursa sağlıklı bir şekilde geçilmelidir.
 
Aslında bana göre bu kararın alınmasında gecikilmiştir. Çünkü Kazım Yılmaz listesinin oluşturulmasında Galip Öztürk faktörü çok önemli rol oynamıştır. Özellikle futbol şubesi sorumlusu olarak atanan Suat Çakır’ın bu göreve getirilmesinde, Galip Öztürk’ün insiyatifi ön planda olmuştur. Taahhütlerin yerine getirilmeyeceği ortaya çıktığında, Kazım Yılmaz anında olağanüstü kongre sürecine girmeli idi. Sonuçta bugün olduğu gibi bir istifa müessesesi işlerlik kazanmayacaktı.
 
Bu arada yıllarca Samsunspor yönetim kurullarında birlikte görev yaptığımız Suat Çakır, bence doğru bir hareket yapmıştır. İstifa kararı bir özeleştiri olarak da kabul edilebilir. Yetkilerin elinden alınmasının da bir tezahürü olabilir. Zaten sportif direktör olarak bir müessese oluşturulmuş ise, futbol şubesi sorumluluğu gibi ikinci bir birimin oluşturulmasında yetki karmaşasının ortaya çıkması normaldir. Aynı kaos Süleyman Hurma döneminde de yaşanmıştır.
 
Kazım Yılmaz, yeniden kendi anlaşabileceği arkadaşları ile yola devam etmelidir. İkinci yarının ortalarında alınacak kongre kararı hiçbir şekilde takımın lehine oluşmayacak ve kaos ortamı sürdüğünde de arzu edilmeyen tablolar ile karşı karşıya kalınacaktır. Yönetim kurulunun değişmesi ile ne elde edilecektir? Ahmet gider Mehmet gelir. Bu değişimin takıma ne faydası olacak? gibi sorular akla gelebilir. Takıma ister teknik ve isterse yönetim anlamında bir şok gereklidir. İpleri kendi elinizde tuttuğunuzda daha sağlıklı kararlar verebilirsiniz. Bana göre şu anda yönetimde kazan kaynamakta ve her geçen gün kazanın altına biraz daha odun atılmaktadır.
 
Zarar görecek olan ise ne Ahmet ne de Mehmet’tir. Samsunspor zarar görecektir. 5 yıl sonra tanıştığımız süper lig’de, yeniden asansör takım hüviyetine dönülecektir. Bu kaosu doğurmaya, yaratmaya ve yaşatmaya da hiçbir başkan ve yöneticinin hakkı yoktur.
 
Kim olursa olsun Samsunspor’un kaderi ile hiç kimse oynamamalıdır. Türkiye’nin en ünlü simaları, işadamları, bakanları, milletvekilleri olabilirsiniz. Ancak kentin en büyük markasına zarar veren davranışlar sergilediğinizde, içi boş vaatler ile ortaya çıkarak, sonra da “sayım suyum yok ben oynamıyorum” derseniz. Bu kent sizi ve yaptıklarınızı hiç unutmaz. Ne yazık ki Samsunspor 5 yıl aradan sonra çıktığı ilk yılda böylesine bir ortama sürüklenmiştir. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET