• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SUÇ TRANSFERLERİ YAPAN YÖNETİCİLERDEDİR

06 Şubat 2014 Perşembe 16:05

Futbol dünyasında yıldızları veya yıldız adaylarını bulmak elbette kolay değildir. Bizim gibi futbol alt yapısı olmayan ülkelerde, yıldız futbolcuların yıldızlık kariyerleri ancak ülke sınırları içinde geçerlidir. 


Nihat Kahveci, Hakan Şükür, Emre Belezoğlu, Rüştü Reçber, Arda Turan, geçmişte Can Bartu, Engin Verel gibi yıldızların varlığı bir elin parmaklarının sayısı kadar bile değildir.


Bir futbol kulübünde yönetici sıfatı ile yönetim masasının etrafında yer alabilmek için, futbolun tüm birimlerinde belli bir bilgi birikimine sahip olmak gerekir. Futbol dünyasının kuralları ticari aktivitelerin veya işletmelerin kuralları ile tamamen farklıdır. Yani bir firmanın sevk ve idaresinde başarılı olan bir işadamının başarılı bir futbol kulübü yöneticisi olabilmesi yine tıptı Türkiye’de hasbel kader ortaya çıkan yıldız futbolcular misali tesadüflere bağlıdır.


Bugün Türkiye’de futbol kulübü yöneticileri kimliklerine bakıldığında, futbol dışında değişik mesleklerden kişilerin ağırlığı göze çarpar. Süper Lig dahil olmak üzere, PTT 1.Lig ve 2. Liglerde futbol kulüplerinin yönetimlerinde futbol oynamış, teknik direktörlük veya antrenörlük veya futbol menajerliği yapmış kişilerin sayısı oldukça azdır.


Futbolu bırakan futbolcularımız kulüpleri yönetmek yerine, teknik direktörlüğü tercih ederler. Çünkü dünyası sadece futbol topu ile sınırlıdır. Üstelik Türkiye gibi eğitimli futbolcuların sayısının yok denecek kadar az olduğu bir ülkede, en kolayın tercih edilmesi doğaldır.


Hal böyle olunca, futbol kulübü yönetme bilgi ve becerisinden yoksun kişiler, yönetici olarak işgal ettikleri mevkileri sadece kelle yönetici kimliği ile işgal ederler. Yönetmeye talip oldukları kulübü akıl almaz borç bataklığına saplanmasına neden olurlar. Kendi iş yerlerinde bir liranın hesabını yapanlar, kulübün milyon dolarlarını sokağa atacak kararların altına imza atarlar. 35 yaşındaki Ben Ofosu Piasare’ye (bugün 38), Andre Luiz Brezina Bahia Dos Santos Viana, kısa adı Bahia’ya, Pal Lazaar’a, futbol hayatlarının son demlerinde ikramiyeyi birkaç hafta devretmiş Süper Lotoda 6’yı  tuttururlar. 


Futbol hayatları boyunca üstelik 35 yaşlarını aştıkları dönemlerde böylesine cazip şartlar ile, üstelik 3 yıllık bir süre ile sözleşmeler imzaladıklarında paralarını tahsil edebilmek için FİFA’nın kapısını çalarlar.


Şimdi bu transferlerin altında imzaları olan ve kararları veren kişilere sormak gekekir.


* Beyler, sizler hangi kriterleri baz olarak adı sanı duyulmayan bu kişileri astronomik bedeller ile transfer ettiniz.


* Hangi futbol adamı sizi “gidin 35 yaşında Brezilya’da  dünya yıldızı potansiyelinde filanca futbolcu var, Samsunspor’u tek başına süper lige taşır, üstelik sattığınızda Samsunspor’un tüm borçlarını ödersiniz ” şeklinde bilgilendirdi ve aracı oldu.


* Bugün 6 puan silinmesi tehlikesi ile karşı karşıya bıraktığınız Samsunspor’un içinde bulunduğu bu durumdan hiç rahatsızlık duymuyor musunuz?


* Tanju’ları, Serkan, Ertuğrul, Celil, Cenk, Tümer Ercan geçmişte Hamdi, Temel, Yılmaz, Nuri, Hayri gibi onlarca yıldızlarımızı yaratan Samsunspor tarihine hiç mi göz atmadınız.


Bu borçların oluşmasına sebep olan yönetici arkadaşlar, bu borçlar sizin Samsunspor’a yaptığınız ihanetin belgeleridir. 


Bunun futbolu bilip bilmemekle alakası yoktur. Hayatında hiç futbol oynamamış ancak bilgisayar kullanmayı becerebilen insanlar dahi, ömürlerinde 100 bin doları dahi yan yana görmemiş futbolculara milyon dolarlar vermenizi onaylamazlardı.

 

Bugün Emin Kar ve yönetiminin çaresizliğini en iyi anlayanlardan biriyim. Bu arkadaşlarımız elbette  geçmiş dönemlerde yapılan bu yanlışların faturasını ödemek durumunda kalmışlardır. 

Kulübün geçmişten bu yana zaten yeterince problemleri mevcut iken, şimdi birde sizlerin yarattığı bu kaos ile karşı karşıya kalmalarının savunulacak bir yanı yoktur. 


Bu arada eski futbolcularımızdan Murat Yıldırım ile ilgili transfer göreşmelerinde yaşadığımız bir anekdotu paylaşmak istiyorum. Süper Lige çıktığımız yıl transfer görüşmelerini arkadaşlarımla birlikte ben yürütmekte idim. O dönemde  Murat Yıldırım’a 350.000 TL. önerdim. Kabul etmedi. Bilahare Ankara’da 600.000 TL.ye anlaştık. Bu görevi yani transfer komisyonundaki çalışmalarımızı arkadaşlarımıza devrettikten sonra kulüpten ayrıldım.


Ancak bizden sonra  malum transferlere ödenen milyon dolarları gazeteden okuyunca Murat Yıldırım’a yaptığım haksızlıktan ötürü vicdanen rahatsız oldum. 


Çünkü Murat Yıldırım’dan en az 5 gömlek alt düzeyde futbol kapasitesine sahip futbolcular 3 yıllık milyon dolarlara imza atarken, biz Murat ile onların aldığı transfer ücretinin yarısından daha az transfer bedeline  imza attırmıştık. 


Yöneticilik öncelikle kulübün menfaatlerini korumaktır. Bilgisi olmadığı konularda en azından susmayı bilmek ve işi bilenlere devretmek gerekir. Bir fırıncı veya kasabın nasıl ki bir makine veya inşaat mühendisliğine soyunması abeste iştigal ise, futbolu bilmeyen kişilerin de futbol kulübü yöneticiliğine soyunması her şeyden önce kulübe ihanettir. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET