• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

TEK SUÇSUZ KİŞİ KAZIM YILMAZ’DIR

19 Haziran 2012 Salı 16:31

Samsunspor’un 1 yıl ancak tutunabildiği Süper Lig’den geriye dönüşüne zemin hazırlayan pek çok önemli ayrıntı daha elbette mevcuttur. Ancak ayrıntılar kişilere indirgendiğinde en suçsuz olan başkan Kazım Yılmaz’dır.

Çünkü başkan Kazım Yılmaz hiçbir zaman başkan olmayı talep etmediği gibi, emrivaki yapılarak göreve gelmesi sağlanmıştır. Kendisi defalarca başkan olmama arzusunu iletmiş, hatta üzerine düşen rakam ne ise onu Samsunspor’a hibe etmeyi de teklif etmiştir. Ancak oluşumu başlatan ve finans kaynağı olarak düşünülen Galip Öztürk’ün  ısrarları karşısında görevi üstlenmiştir.

Elbette futbol dünyası ile ilgisi yoktur. Bunu tüm Samsun camiası bilir. Galip Öztürk bu konuda “Samsunspor’un paralarını korusun yeter” şeklinde ifadeler kullanmıştır. Yani bir nevi kendisinin Samsunspor’da yedi emin olarak  görev yapması planlanmıştır.

Etrafında oluşacak akil adamlar ise, Samsunspor’da uzun süre görev yapmış kişilerden oluşturulmuştur. Yani bu kişiler futbol şubesini yönetecekler, teknik ekibi ve futbol takımını oluşturacaklardır.

Bu arada kongre öncesinde her zaman olduğu gibi Samsun’da dedikodu mekanizmaları işlerliğini sürdürmüştür. Galip Öztürk’ün Fazlı Abdik’in adaylığını engellediği, hatta Abdik’in kongre salonuna dahi sokulmayacağı, Erkut Tutu’nun Fazlı Abdik’i adaylığı konusunda destekler bir tavır sergilediği, yine Erkut Tutu’nun siyasilere ve kent yöneticilerine İstanbul’da Galip Öztürk ile yapılan görüşmeleri yanlış aksettirdiği, bu nedenle kongre salonunda kenti temsil edenlerin yer almadığı gibi söylentiler kulaktan kulağa fısıldanmakta idi.

Dikkat çeken ikinci önemli nokta ise, bir dönemler yönetici bulmakta zorlanan, her ay kongre süreci yaşanan kulübümüz, bir anda yöneticilik talebi patlaması ile karşı karşıya kalmıştır. Öztürk’ün Costal’daki yazlığının önünde uzun araç konvoyları oluşmuş, kapıda güvenlik duvarını aşanlar, Öztürk’ün oturduğu koltuğun yakınında yer kapmak yarışına girmişlerdir. Bu fotoğraf doğal olarak başlangıçta oluşumun içinde yer alan kişi olarak beni oldukça mutlu etmiştir.

Oysa lig başlar başlamaz makyaj dökülmüş ve gerçek yüzler ortaya çıkmıştır. Kazım Yılmaz ise bir anda elinde fitili çekilmiş bir bomba ile baş başa kalmıştır. “İyi bir işadamı, iyi bir spor kulübü başkanı olacağı anlamına gelmez” felsefesine yenik düşen başkan, etrafında yer alan akil adamlara işadamı mantığı ile şüphe ile yaklaştığından, para muslukları vanaları ancak bir diş aralanmış ve bu nedenle de isabetsiz transfere imza atılmıştır.

Geminin kaptanının azgın fırtınalarda nasıl bir seyir rotası izleyeceğini bilmemesi, kaptan yardımcılarının ise rotayı yanlış sulara çevirmesi ile dümen kırılmış ve ne yazık ki gemi karaya oturmuştur.

Türkiye’de renkli  tribün şovlarını sergileyen taraftarlarımız ise, yılın şampiyonu olmuştur. Tüm spor kanalları taraftarlarımıza övgüler yağdırmış, ve ilk kez bir futbol takımı taraftarları, takımını kulüp tesislerinden alarak stadyuma kadar eşlik etmiştir. Bilahare bu hareket Özellikle 2 büyük takım taraftarlarınca da taklit edilmiştir.

Taraftar bu şekilde organize olmuşken, takımın kötü gidişi karşısında yine de sağ duyulu davranmış, en kötü zamanlarda dahi son düdüğe kadar futbolcuları motive eder davranışlar sergilemişlerdir. Son maçın izleri hafızalarımızdadır. Rakip takım 5 sarı kart ile oynarken, Samsunspor’umuz hiç kart görmeden maçı sonlandırmıştır. Bunun adı becerisizlik ve ondan da öte motivasyon eksikliğidir.

Futbolcuları motive edecek olanlar ilk etapta elbette teknik kadrolardır. Ancak yönetim kurulu üyelerine de en az onlar kadar görev düşmektedir. Eğer bir iki yönetici arkadaşımız bu görevi layıkı ile yerine getirebilmiş olsa idi, arzu edilmeyen sonuçlar kesinlikle doğmayacaktı. Bunu mevcut yönetim kurulu listesinde yapabilecek kişilerin sayısı ise yok denecek kadar azdı. Kazım Yılmaz maddi olarak kulübü rahatlatıyordu. Ancak paranın dışındaki zafiyetler giderilemiyordu.

Sonuç olarak, kulübü süper lig’den düşüren en önemli faktörlerin başında, başlangıçta planlanan şirketleşme çalışmaları ile kamuoyuna deklare edilen çalışmalara bir anda nokta konmasıdır. Ankara’da yapılan yönetim kurulu toplantısında masaya konan görüşlerin, kongre öncesinde masaya konulması, tartışılması ve kişilerin malum konular ile ilgili görüşlerinin alınması gerekirdi.

“Ben parayı veriyorsam, herkes benim dediğimi yapacak, veya benim dediğim olacak” şeklinde bir anlayış ile yola çıktığınızda, etki tepki mekanizmasının işlerlik kazanmasını engellemek güçtür. Ortak payda Samsunspor ise, Samsunspor menfaatleri için ortak kararlar alınmalı ve kolektif bir ruh ile hareket edilmelidir.

Şirketleşerek kurumsallaşmak o gün için de, bugün için de doğru bir karardır ve 2014 yılına kadar bir zorunluluktur. Bir adım atılmış, ancak ilk adımı atanlar şartlarını kongre sonrasında masaya getirmişlerdir. Dolaysıyla anlaşmazlık baş göstermiş ve kenti heyecanlandıran bu girişim sonuçsuz kalmıştır.

Takımın düşüşü, sadece yöneticilerin ehliyetsizliği ile bağdaştırılamaz. Bu konuda tüm Samsun kamuoyu da suçludur. Çünkü Samsunspor kongrelerinde hiçbir zaman “hesap sorma” mekanizması işletilmemiştir. Bir iki malum kişiler (ben dahil) çıkar konuşurlar. Ancak havanda su döverler. Hatta bazen de “bırakın geriye dönmeyi, bugünü konuşalım, veya burada olmayan ve cevap verecek durumda olmayan kişiler hakkında konuşmayalım” şeklinde divan başkanının uyarılarına muhatap kalınır.

Samsun kamuoyu, Samsunspor konusunda sürekli olarak susmuştur. Kulübü 5 yıl Bank Asya Ligi’ne mahkum eden nedenler üzerinde durulmamıştır. İç edilen milyon dolarların hesabı sorulmamıştır. Mahkemeler bir şekilde ikna edilmiş ve lehte kararlar çıkartılmıştır. Konuyu köşelerine taşıyan benim gibi bir iki kişi ise, “eski defterleri karıştırmakla bir şey elde edilmez, neyin hesabını soruyorlar” şeklinde eleştirilere maruz bırakılmıştır.

Taraftarlarımız ise mutfağın içini doğal olarak bilmediklerinden, takımın başarılarına endeksli bir tutum sergilediklerinden, kimin ne yaptığı ile değil, sahadaki futbolcuların performansları ile mutlu olurlar ve gönül verdikleri renklerin peşlerinden yağmur, çamur demeden deplasmanlarda kulüplerinin yanında olurlar.

Kimler Samsunspor üzerinde hesaplar yapmış veya şahsi menfaat temin etmiş ise, bu kentin vebali onların üstündedir. Ancak bu kentte yaşayanların da bu kişilere hesap sormadıkları sürece vebali üzerlerinden atamazlar.

YİNE BİR KEZ DAHA KÖŞEMDEN SESLENİYORUM. İDDİA EDİYORUM. SUÇLUYORUM. BU YAZILARIN SORUMLULUĞUNUN SADECE BANA AİT OLDUĞU VE SAMSUNKENT CAMİASININ HİÇ BİR SORUMLULUĞU OLMAYACAĞINI BİLDİĞİM İÇİN DÜŞÜNCELERİMİ AÇIK İFADE EDİYORUM. İDDİALARIM HAKKINDA ADALET BİR KARAR VERMİŞTİR ELBETTE. ANCAK ÖNEMLİ OLAN YÜCE ALLAH’IN ADALETİDİR. KİŞİLERİN VİCDANIDIR. ASIL BURADA AKLANMAK GEREKİR.

SEVGİLİ BAŞKAN  İSMAİL UYANIK. TARAFTARIN DEYİMİ İLE BÜYÜK BAŞKAN UYANIK. KULÜBE VERDİĞİNİZİ  İDDİA ETTİĞİNİZ 9,5 MİLYON DOLARI HANGİ İŞİNİZDEN KAZANDINIZ. DEVLETE BU SÜREDE NE KADAR VERGİ ÖDEDİNİZ DE 9,5 MİLYON DOLAR GİBİ BİR MEBLAĞI TASARRUF EDEREK SAMSUNSPOR’UN KASASINA KOYDUNUZ. İKİNCİ KEZ GÖREVE GELİŞİNİZDE BİZLERE  YANİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE  KULÜBÜN TEMLİKLERİNİN ÖNÜNE GEÇMEK AMACI İLE TFF’YE ŞAHSINIZ ADINA 5 MİLYON DOLARA İMZA ATTIRIP, BAŞKANLIĞI BIRAKTIĞINIZDA TV’DE “BU KEZ GÖREVE GELDİĞİMDE  9 TRİLYON ALACAĞIM VAR” ŞEKLİNDE AÇIKLAMA YAPARAK BİLAHARE “PARDON ARKADAŞLARIM YANLIŞ HESAPLAMIŞLAR 5 MİLYON DOLAR ALACAĞIM VARMIŞ” ŞEKLİNDE İFADELER KULLANDIĞINIZI HATIRLIYORUZ. SİZİNLE YAPILAN PAZARLIKLAR SONUCU BU RAKAMI 1,850.000 DOLARLARA KADAR NE KOPARIRSAM KARDIR MANTALİTESİ İLE İNDİRDİNİZ. YANİ SONUÇTA YİNE TEMLİKTEN PARANIZI TAHSİL ETTİNİZ.

BU KONULARI YÜZÜNÜZE İFADE ETTİĞİM GİBİ SON NEFESİME KADAR HER PLATFORMDA DİLE GETİRECEĞİM. ÇÖKÜŞ PARALARI ALIP GİTTİĞİNİZ ANDA BAŞLAMIŞTIR. TAM TAKIR KURU BAKIR OLAN KASAYI DOLDURACAK TÜM DEĞERLERİ DE SATIP GİTTİNİZ.  SİZDEN BİR RİCAM DAHA VAR SAYIN BAŞKAN. LÜTFEN BENİ BU İDDİALARIM NEDENİYLE MAHKEMEYE VERİN. MAHKEMEDE PARALARI HANGİ İŞİNİZDEN KAZANIP SAMSUNSPOR’A PARA AKTARDIĞINIZ NASIL OLSA ORTAYA ÇIKACAKTIR. SAMSUNSPOR’UN TERK KURUŞ PARASINI HAKSIZ YERE ALMADIĞINIZI İSPATLAYIN SAMSUN’DA BOYNUMA BİR YAFTA ASARAK MECİDİYE’DEN BAŞLAYIP ÇİFTLİKTEN İLYASKÖYE, ÇEZAEVİ MAHALLESİNE HASTANEBAŞINA KADIKÖYE KADAR ‘BEN UYANIĞI HAKSIZ YERE SUÇLADIM BEN BİR İNEĞİM” ŞEKLİNDE BİR TABELA İLE BİR HAFTA DOLANACAĞIM. ÇÜNKÜ SİZİN YÖNETİMLERİNİZDE GÖREV YAPAN BİR KİŞİ OLARAK VİCDANEN HUZURSUZUM.              

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET