• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BAŞBUĞ, SEÇİMLER VE…

07 Nisan 2014 Pazartesi 13:51

17 yıl geçti uçmağa varmasının ardından. Tanrı Dağ’daki Hanlar Toyu’nda Türklüğün ve insanlığın meselelerini istişare ediyor olduğuna inananlardanım. 


Harbiye öğrencisi iken tanıdım. Bilgisi dışındaki konuları dikkatle dinler ve aktarılanlara önem verir, hakim olduğu konuları izah ederken dinleyenleri hipnoz olmuşlar derecesinde etkilerdi. 


Türklük, devlet ve millet önceliğiydi. Alanında uzman, fikriyatta aydın kadroların korunması ve gelişmesi temel hedeflerindendi. “ Hepiniz birer bayraksınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin, yere düşürmeyin.” Sözü kadrolara ve insana verdiği değeri anlatıyordu. 70’li yıllarda devleti ve milleti siklet merkezine koymamış olsaydı, üniversiteler ve sokaklarda olduğu gibi Harbiye’de de çok daha vahim olayların olabileceğine şahit olanlardanım. İnanıyorum ki, yüzyıllar boyunca Beştepe’de  anıtlaşacak türbesi Türklerin ve Türkçülerin ziyaret ve dualarına şahitlik etmeye devam edecektir. Ruhunuz şad olsun Başbuğum.


30 Mart 2014 Mahalli İdareler seçimlerinin üzerinden 7 gün geçmesine rağmen Yüksek Seçim Kurulu kesin sonuçları henüz açıklayamadı. Ancak Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine dair görüşler çeşitli çevrelerce kamuoyuna duyurulmaya başlandı. 30 Mart 2014 seçimleri için basında çıkan haber ve yorumlara ilave edeceğim görüşlerimle bir özet arz etmek istiyorum:

Sözcü Gazetesinin 3 Nisan 2014 tarihli nüshasında AB Bakanı ve AKP Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun Vali, Emniyet Müdürü ve Korumalarla birlikte oy sayımı anındaki görüntüleri sürmanşetten verildi. Eşim ve avukat kızım oy sayımında usulsüzlük yapılmasını önlemek amacıyla saat 23:00’a kadar sandık başındaydılar. Ancak ben eski bir milletvekili olarak, müdahale algısı oluşturmamak için televizyon haberlerini takip etmeyi tercih ettim. AKP’li bakanın da, vatandaşın ekseriyeti gibi adalete güveni yoktu!

Hürriyet’in köşe yazarı Yalçın Doğan, Yeniçağ’ın köşe yazarı Arslan Tekin gibi birçok yorumcu AKP’nin 2 milyondan fazla oy kaybettiğini yazdı.

Partilere göre Belediye Başkanlıkları’nın Türkiye dağılımı, iller bazında, farklı renklerde bir harita ile kamuoyuna sunulurken, ilçeler bazındaki harita çok farklı bir renk dağılımı gösteriyordu. AKP yanlısı basın-yayın ilçe belediyelerinin önemsiz olduğunu mu düşünmektedir?

Mevlüt Uluğtekin Yılmaz’ın Yılkı adlı köşesinden yazdığı Sakallı Nurettin Paşa göndermesi, Egemen Bağış ve türevi siyasetçileri tanımlamak anlamında hedefi 12’den vurmuştu.

Tayyip Erdoğan’ın ailesinin de içinde olduğu yolsuzluk kasetleri hafızalarda ve hukuk takibindeyken, seçim akşamı balkon konuşmasındaki fotoğraf, önümüzdeki süreçte gündeme gelecek adli tartışmaların ana başlıklarından birisini oluşturacaktır.

Seçmenlerin MHP’ye gösterdiği teveccühteki artış, Tayyip Erdoğan, hükümeti ve AKP tarafından, 12 yıldır Türklüğe ve Türk Milliyetçiliği’ne yapılan saldırılara ve etnik kışkırtıcılığa itiraz ve siyasi karşı tavır olarak değerlendirilmelidir.

Seçim sonuçlarının, bunlar dışında farklı entelektüel değerlendirmeler gerektiği elbette açıktır. Türkiye’nin fikri yelpazesinde önemli bir dilimi teşkil eden  Türk Milliyetçisi kadrolar da gerçek parametrelerle eleştiri ve öz eleştiri yapacaklardır, yapmalıdırlar. Bu, siyasi başarıların da ön şartlarından birisidir. Bilinmektedir ki, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Beştepe konuşmasında vurguladığı gibi, MHP’nin derin gücü seçimlerdeki oy dağılımıyla ölçülemez. Bozkurt’u ifade eden işaretin, toplumun her kesimindeki ruh derinliği ve duygu karşılığı olan etkisi fark edenleri gururlandırmıştır. Önemli olan haklı kalarak ayakta durabilmektir. Türk siyasi tarihi kısa süreli siyasi hareketlerin geçici başarılarını kaydetmiştir. Uzun yıllar varlığını devam ettiren hareketlere arşivlerde çok daha fazla raf ayrıldığı unutulmamalıdır.

Yazımı bitirirken önemli gelişmelerin, halk deyimiyle “ karambole gelmemesi”’ne işaret etmek gerekiyor. AKP’nin yok hükmündeki dış ilişkilerini bir yana bırakarak;
Kıbrıs’ta bütün Türkler’i ilgilendiren çok önemli gelişmelere,
Irak’taki Türkmenler’i yok etmeyi amaçlayan saldırı ve operasyonlara,
Suriye’deki  Bayır- Bucak Türkmenleri’nin çaresizliğine,
Kırım’daki Tatar Türkleri’ni hedef alabilecek yeni bir Slav kıyımı ve sürgününe dikkat!
 
           “Bala çağıl vatanım dep köz yaşı  döker,
            Kartlarımız çaresiz dualar eder.”   Diyerek Kırım ağıtı yakmak istemiyorsak aman dikkat!...


YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET