• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BODİYER (BORSA DİYARBEKİR)

25 Kasım 2013 Pazartesi 01:13


16-17 Kasım 2013 tarihlerinde Diyarbekir’de  sahnelenen yeni oyunu iç ve dış kamuoyu televizyonlardan seyretti.Atatürk’ün “Öz OğuzYurdu” dediği topraklardaki sefil, adi ve kalleş batı tezgahının sergilendiği oyunu seyretti. Batının emperyalist kuramcıları ellerini ovuşturarak, AKP iktidarından beslenen çıkarcılar şakşaklayarak, Kürdistan hayalperestleri umutlanarak,Türk’e sevdalılar hüzünlenerek ve yeni seferlere bilenerek seyrettiler.
Sahnedeki aktörlerin kimliklerine ve rollerine bakıldığında;
1-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: “Milli Görüş” adlı İslami siyaset geleneğinden beslenmiş, Batı’yı, Batıl (çürük,temelsiz,asılsız) ilan eden tarikatta (yolda) yetişmiş fakat sonra hidayete ererek (!) aynı batının Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanlığına (hizmetkarlığına) talip olmuş, Türk’e karşı kin ve nefret duyan siyasetçi.
2-Mesut Barzani: Mevsimlik rüzgarların savurduğu yaprak misali bazen İngilizlerin, bazen Rusların rüzgarında savrulan Molla Mustafa Barzani’nin oğlu. Aşiret reisi peşmerge. Mersin’deki Serbest Bölge’deki ve İstanbul’daki şirketleri vasıtasıyla ve AKP iktidarının himayesiyle (Elbette Batı’nın talimatları sebebiyle) zenginleşmiş bir züppe!
Irak’taki Türkmen’lerin asimilasyonundan, çilesinden, gözyaşlarından, katledilmelerinden dört köşe olan bir piyon! Recep Tayyip Erdoğan’ın son model kankası!
3-Osman Baydemir: BODİYER Müdürü.Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne,dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan’a  “As………..tir” diyerek küfür eden meczup! Emeğinin heba olduğunu söyleyen üreticiye “Artistlik yapma lan!” , “Ananın da al git!” diye efelenen Recep Tayyip Erdoğan’ın kılına bile dokunamadığı, batılı ve Büyükelçi ve Konsolosların sevgilisi bir adam!
4-İbrahim Tatlıses: Evlendiği, beraber olduğu kadınları işine gelmediğinde vurdurtan, sanatın sadece para kazanma aracı olduğuna inanmış, her dönemde kullanılan bir engelli! Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı bu “ kadın kullanma makinesi ile aynı sahnede iken Kadın Hakları Savunucuları’nın  sadece seyirci kalmaları bu savunucuların samimiyetlerinin test edilmesi açısında enteresan değil mi?
5-ŞivanPerver : Kürtçülüğü sermayesinin harcı yapan, babasını “Kürtçe konuşan bir Türküm” dediği sahne pazarlamacısı. Müzikten biraz anlayanların “ bu işi bilmiyor” dedikleri ancak, AKP (Batı) şakşakçısı (penguen) medyasının “efsane” diye takdim ettiği bir şempanze!
6-Bülent Arınç: Üç gün önce yönettiği TRT’ye yaptığı açıklamada mealen “ yalan söylüyor!” dediği Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasından sürüklenen, Milletvekilliği’ni meslek haline getirmiş bir hukukçu!
7-Yönetmen: Marksist-Leninist sistemi tarikat(yol) kabul etmiş, binlerce asker, polis, öğretmen,kadın,çocuk katili batı himayesindeki piyon PKK! Kürtçülük yapıp Kürtleri öldüren asıl hedefi “Oğuz Yurdu”ndan toprak koparmak olan ABD emperyalizminin paralı tetikçisi!

Sahnedeki oyuncuların kısa biyografisi böyle. Sorulması gereken sorulardan birisi şu; 
Nasıl oluyor da Marksist-Leninist bir yönetmenin oyununa İslamcı bir siyasetçi oyuncu oluyor? Cevabı için çok düşünmeye gerek yok.1980’den önceki Türkiye’yi bilenler hemen hatırlayacaklardır.Bu oyunculara “karpuz” denirdi.Bunların dışı yeşil içi kızıldı.

BODİYER’de bu benzetme “çuk” oturdu! Bu cümleden sonra bir parantez açmak gerekiyor “Kızıl”, aslında Türk rengidir.Bunların Kızıl’ı, Rus Kızıl’ıdır. Türkler’in Kızıl’ı güneş Kızıl’ıdır. Müslüman olmadan önce Türkler, güneşe duydukları saygıdan Börk’lerinin (başlıklarının) üstünü güneş kızılı deri ile tamamlarlardı. Yavuz Sultan Selim ile başlayan devşirme saray yöneticilerini “Kızılbaş” suçlamasıyla katlettikleri öz be öz Türkmenler’di. Kızılbaş’a ahlak dışı anlamlar bu devşirmeler tarafından yüklenmiştir. Bu gün hala Türk kamuoyunun bir bölümü “Kızılbaş”tan olumsuz bir anlam çıkarmasının sebebi budur. Oysa onlar soyca ve kültürce Türkler’dir. Bu parantezi başka bir yazıda açmak üzere kapatalım. 

BODİYER(Borsa Diyarbekir)’de sergilenen son oyun karşılıklı menfaat alışverişinden başka bir şey değildir. Mursi’nin avukatlığına soyunan Recep Tayyip Erdoğan’a batı ( ABD )’dan gönderilen  “ipini çekeriz” mesajına AKP’nin “affedin” cevabıdır. “ Siz bizim ipimizi çekmeyin, biz Diyarbekir’i Barzani’ye, PKK’ya terk ediyoruz” yalvarmasıdır. “ Barzani’nin şirketlerine Diyarbekir’ide açıyoruz” mesajıdır. Orta Doğu için yeni bir borsa merkezi kurulmaktadır. Mahalli İdareler, Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Türklük ve Türk Vatanı feda edilmektedir.

Bu oyun Türkler tarafından bozulacaktır!...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET