• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

HOCALI’DA TÜRK SOYKIRIMI

27 Şubat 2014 Perşembe 14:13

26 Şubat 1992, hedefine Türk’ü koymuş emperyalist vahşetin kahrolası tarihidir. Karabağ’ın kara bağrına düşen, gözleri oyulmuş, başları kesilmiş, göğüsleri açılmış yüzlerce çocuk, kadın, yaşlı Türk. Binlerce yıllık Türk topraklarından, Rus emperyalizminin askeri planlaması ve desteği, Ermeni köpeklerinin baskını ile binlerce Türk’ün mahvedildiği Kara Şubat! Youtube’daki Hocalı katliamı videolarını her Türk yeniden seyretmeli, tanıdıklarına, çocuklarına seyrettirmeli, devletlerinin zayıf anlarında dünyanın her yerindeki Türkler gibi kendilerine de benzer vahşetlerin uygulanabileceğini anlatmalıdır.
       
Peki, bu coğrafyanın tarihinde hangi milliyetler vardır? Tarih, Ermenileri hangi tarihlerden itibaren bu topraklarda tespit etmektedir? Karabağ’da veya Kafkasya’daki Rus veya Batı hamlelerinin sebepleri nelerdir? Yeni Hocalı dramlarını yaşamamak için neler yapılmalıdır?
       
Kafkasya ve İdil-Ural bölgesi tarihin derinliklerinden itibaren Türk Boy ve Devletlerine yurt olmuştur. Yapılan arkeolojik, etimolojik ve etnolojik çalışmalar bu gerçeği bilimlik olarak açıklamaktadır. Başkurdistan’ın Ufa ilinin Kızılyar köyündeki Sölgentaş Mağarası’ndaki kaya resimleri M.Ö. 14000 yılına ait, Türkçe yazı karakterlerinden oluşmaktadır (1). M.Ö. 3000 yılına ait olan ve Çin’de bir müzede muhafaza edilen mumyanın üzerindeki elbisenin Kafkas dokuma tekniği ile dokunduğu, Kafkasya’dan Çin’e, akına giden bir Türk Beği’ne ait olduğu belirlenmiştir (2). Erzurum’un Karayazı İlçesi Salyamaç Köyü’ndeki Cunni Mağarası’ndaki yazıtların Ön Türkler’e ait olduğu bilinmektedir (3). M.Ö. ilk bin yılda Aras Nehri’nin doğusundaki bölge, şimdiki Nahçıvan ve civarı Aza Ülkesi olarak biliniyordu (4).  M.Ö. 130-127 yıllarında, İskit Türkleri’nin bir kolu olan Bulgar Türkleri’nin Karsak Oymağı, Kafkaslar’ın kuzeyinden gelerek Kars İli’ni kurmuşlardır (5). Benzeri yüzlerce örnek, binlerce belge ile sabittir ki, M.Ö.’k i yıllarda Kafkasya, Türk coğrafyasıdır.
       
Gelelim M.S.’ki yıllara. Göktürk Devleti yıkıldığında Hazar ve Kafkas bölgesindeki Göktürkler kendi başlarına kaldılar ve bir süre sonra bunların toparlanmaları ile Hazar Devleti ortaya çıktı. Hazar Türk Devleti 7nci ve 11nci yüzyıllarda Hazar Denizi, Kafkaslar, Karadeniz kıyılarından Macaristan’a kadar uzanan bölgede hüküm sürmüştür (6). Doğu Anadolu Türk Beylikleri’nden olan Saltuklu Beyliği 1071 yılında Büyük Selçuklu Devleti tabiiyetinde Erzurum ve havalisinde kurulmuştur. Bu tarihlerde Gürcüler’le temasları vardır. 1163 yılı Temmuz ayında Ahlat Şah’ı Sökmen, Erzurum Meliki Saltuk ve Azerbaycan Atabey’i İl-Deniz kuvvetlerinin Gürcistan’a girdiği bilinmektedir (7). Saltuklu Beyliği’nin yıkıldığı tarih olan 1202’ye kadar da herhangi bir Ermeni varlığı söz konusu değildir. 15nci yüzyılda Kafkaslar’da Türk Akkoyunlu Devleti vardır. 1501 yılında Akkoyunlular yıkılmış ve Şah İsmail tarafından kurulan Safevi Türk Devleti bölgeye hakim olmuştur. 1639 yılında Safevi Devleti ile Osmanlı Devleti arasında yapılan Kasr-ı Şirin Anlaşması ile bugünkü Ermenistan toprakları Safevi Devleti’ne bırakılmıştır. Safevi Devleti’nde nüfusun %78’ini Türkler, %17’sini Acemler, %5’ini Ermeniler oluşturuyordu. 1747 yılında Nadir Şah’ın öldürülmesi ile Safevi Devleti dağılmaya başlamış ve bugünkü Ermenistan topraklarında Revan Türk Hanlığı kurulmuştur. 1766 yılında yapılan Gök Camii halen Erivan’dadır. 21 Şubat 1828 tarihinde Rusya ile İran arasında yapılan Türkmençay anlaşması ile bugünkü Ermenistan toprakları Rusların eline geçmiştir. Aynı yıl Çarlık Rusya’sı Erivan’da Ermeni Vilayeti adı altında bir yönetim birimi kurdu. 1917 Ekim Devrimi’nden sonra ise 28 Mayıs 1918’de Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti ilan edilmiştir.
       
Yukarıdaki detaylar, 16000 yıl boyunca Kafkasların Türk coğrafyası olduğunu tespit etmek için verilmiştir. 1547 yılına kadar Moskova Krezliği (Prenslik) olarak varlık mücadelesi veren Slavlar (Ruslar), 1547’de 3ncü İvan’ın (Korkunç İvan) Çar unvanı almasıyla bölgedeki etkilerini arttırmışlardır. Emperyalist Rusya’nın temelleri 1672-1725 yılları arasında 1nci Petro (Deli Petro) tarafından atılmış, Ermenistan da bu tarihlerden itibaren Rus Emperyalizmi’nin bölgedeki maşası olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden Soğuk Savaş Yılları’nda ise herkesin malumu olan, ABD ve Fransa başta olmak üzere, birçok batılı ülkede oluşturulan  Ermeni Lobileri, Türkiye ve Azerbaycan aleyhtarı siyasi faaliyetlerine devam ederlerken, Rusya da Ermenistan’a verdiği desteği sürdürmektedir. Netice olarak 26 Şubat 1992’de, bir defa daha binlerce yıllık Türk toprakları işgal edilmiş ve on binlerce Türk ya katledilerek veya yurtlarından sürülerek soykırıma tabi tutulmuşlardır.
       

Rusya, Türk tarihini çok iyi bildiği ve Türklerden çekindiği için,  Ermenistan’ı ileri karakolu olarak kullanmakta, Kafkaslarda güçlü bir Azerbaycan istememektedir. Batı (ABD-AB), Türkiye’nin dahil olacağı muhtemel bir Avrasya işbirliği veya Türk Birliği ile Asya’nın yükselişini önleme araçlarından birisi olarak Ermenileri ve Ermenistan’ı satranç tahtasında oynatmaktadır.
       
Ne yapmalı?
1.Türk Cumhuriyetleri ile her alanda kurulacak işbirliği, Türk topraklarına ve Türklere yapılabilecek saldırıları önlemenin en etkili yoludur.
2.Kurulacak işbirliği ile Bağımsız Türk Toplulukları ile yakından ilgilenilmeli, eğitim ve kültür alanlarında yapılacak hamlelerle Türklük şuuru geliştirilmelidir.

3.Türkiye, Büyük Ortadoğu Projesi v.b. batı ısmarlaması (Talimatlı) projelere harcadığı enerji ve bütçeyi Türklük coğrafyasına yönlendirmelidir. Böyle bir hedef, oldukça detaylı ve kapsamlı bir planlamayı gerektirir. Ancak, sonuç olarak, Karabağ toprakları geri alınmadan, yeniden Türk’ün olmadan, döşümüzdeki Hocalı yarası şifa bulmayacaktır. Hocalı, Laçin, Kelbecer dahil, bütün Karabağ’da yeniden Azerbaycan bayrakları dalgalanıncaya kadar Türklere huzur yoktur!

   
(1)Kazım Mirşan, Türklerin Kaybolan Ataları, MMB Yy., 2011, Sf. 136
(2)Hulki Cevizoğlu, Tarih Türklerde Başlar, Koza Yy. , Kasım 2012, Sf. 108, Yrdc. Doç. Dr. İsmail Doğan’ın sözleri.
(3)Hulki Cevizoğlu a.g.e. , Kazım Mirşan sözleri.
(4)Prof.Dr. Fahrettin Kırzıoğlu, Kars Tarihi
(5)Osman Karatay, Türklerin  Kökeni, Kripto Yy. , Eylül 2012, Sf.228
(6)Osman Karatay a.g.e. , Sf.42

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET