• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE ARABİ HAMLE

13 Nisan 2013 Cumartesi 20:03

Ön Türk tarihinin derinliklerine inmeye çalıştığım ve Türk olarak büyük keyif duyduğum günlerde Türklüğe yapılan pespaye saldırıya şahit oldum. Hem de Türk ülkesi Türkiye’de! Türkiye, kelime anlamı olarak “ Türklerin Yurdu” demektir. (1) “İye”lik eki sonuna geldiği özneye aidiyet kazandırır. Örnek; Osmaniye, Osman’ın yeri- Mecidiye, Mecid’in yeri v.b. Ayrıca bu ek Göktürk Dili’ne aittir.   
 
Ön Türk tarihine ait bilimlik çalışmalar derinleştikçe ve yabancı tarihçilerin yanlış (eksik ) tespitleri Türk tarihçileri ve dilbilimcileri tarafından düzeltildikçe ne kadar yüksek bir medeniyetin sahibi olduğumuzun hazzına varıyoruz. Atatürk bunu görmüş ve “ Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”  “Asla şüphem yoktur ki; Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki inkişafıyla atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.” demiştir. Medeniyetler Tarihi adlı bir bilim dalının varlığı malumdur.

Milletlerin kimlikleri,dilleri,kültürleri(harsları),sanatları,insanlığa yaptıkları hizmetleri medeniyetlerini (uygarlıklarını) teşkil eder. 
 
Slavlar’ın meydana getirdiği medeniyete Slav Medeniyeti denir. Yunan Medeniyeti, Çin Medeniyeti, Bizans Medeniyeti, Roma Medeniyeti, Arap Medeniyeti, Fars Medeniyeti gibi Türk Medeniyeti de vardır ve Türk milliyetine aittir. Türk  medeniyetinden  bahsederken de yabancı tarihçilerin Hun Türkleri’nden başlattıkları değil, daha eski tarihlere dayanan bir medeniyette buluveririz kendimizi. Okyanustan Çanakkale’ye uzanan Türkbil Devleti’ne, Asya’ya adını veren As Türkleri’ne, Sibirya’nın isim babası Sibir Türk Hanlığı’na uzanıverirsiniz. Başkurt  topraklarındaki  Sölgentaş Mağarası’nda M.Ö. 14000 yılında yazılmış Türk yazıtları Ön Türk uygarlının işaretidir. “ Tarihin şafağında iki Türk Devleti vardır. Bir tanesi Etrürskler’dir ,  diğeri Pelasklar’dır. Pelasklar, Yunanistan’a  Yunanlılar’dan 1000 yıl önce ( M.Ö. 4200 ) yerleşmiş ve hakim  olmuşlardır. Latin Alfabesi de Pelask Türkleri’nden gelmektedir. ( 2 )
 
Yıl 1936. Atatürk diyor ki; “ Tarih Kurumu’nun Alacahöyük’te yaptığı kazılar neticesinde meydana çıkardığı 5500 senelik maddi  Türk tarih belgeleri cihan kültür tarihini yeni baştan tetkik ve tamik ( derinleştirmek ) ettirecek mahiyettedir.”

Yıl 2002. Kazım Mirşan Ceviz Kabuğu adlı programda diyor ki; “ Herodot’tan önce Türkler tarih yazmışlar ve etraflı yazmışlardır. Herodot masalvari, hislerine göre tarih yazmıştır.”
 
M.Ö. ve M.S. bugüne kadar kurulmuş Türk devletleri dünyanın en derin ve en yüksek medeniyetlerini  kurmuşlardır. Bu  muhteşem medeniyet Türk milletinin eseridir. Bugün Kazak Türkleri, Kırgız Türkleri, Özbek Türkleri, Yakut Türkleri, Başkurt Türkleri,Kıpçak Türkleri, Oğuz Türkleri, Tatar Türkleri gibi ne kadar Türk boyu varsa bu medeniyetin mirasçıları ve sahibidirler. Türk Medeniyeti’nin oluştuğu bütün çağlarda, Türk Devlet yönetimleri  altında farklı topluluklar bulunmuşlardır, ancak oluşan medeniyete kurucu unsurun yani Türk milliyetinin adı verilegelmiştir. Milliyet (Kavmiyet ) doğal bir oluşumdur. Bu kutlu millete ve medeniyete sahip çıkarak, severek, koruyarak yükseltmek Türk Milliyetçiliği’dir.
 
Türkiye Cumhuriyeti  Devleti’nin kurucu unsuru Türk milletidir. Anadolu Türk Medeniyeti, politikacıların ekseriyetinin dillerine pelesenk olduğu gibi 1000 yıllık da değildir. Yukarıda kısa başlıklarla belirtildiği gibi M.Ö.’ ki dönemlerde de vardır. Erzurum’un  Karayazı İlçesi Salyamaç Köyündeki  Cunni Mağarası’ndaki  yazıtlar en az  7-8 bin yıllıktır ve Türkçe’dir. Van güneyindeki Tilgiri köyünün Tirşıng alanında bulunan taş yazıları da Türkçe’dir ve yine 7-8 bin yıl önce bu bölgede Türkler’in yaşadığını gösterir.( 3 ) Kars İlimiz M.Ö. 130-127 yıllarında Kafkaslar’ın kuzeyindeki  Dağıstan bölgesinden gelen Bulgar Türkleri’nin Karsak Oymağı tarafından kurulmuştur. ( 4 ) Fransız bilim adamlarının bazı bulgularına göre Türkler yaklaşık 2200 yıl önce İstanbul’a  gelmişler ve buraya  “Astanbolik” adını vermişlerdir. Göktürkçe’de  Astan: Gök, Bolik: Kent demektir. (5) Atatürk Türk’ü  şöyle tarif  ediyor ; “ Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın  rüzgarları ile sallandı, beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu, sonra ona alıştı.

Şimşek, yıldırım,güneş oldu, Türk oldu! Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.”  Şimdi bu 7000 yılın sebebini merak edenler araştırır, bulur. Ayrı bir yazı ile izahı da bana görev olsun. Yukarıda bazı örnekler verildi. Çoğaltılabilecek nice örneklerler gibi bunlardan da kasıt Türkiye Cumhuriyeti ve bu coğrafyadaki asıl medeniyetin Türklüğe ait olduğudur. Bilmeyenler bir yana, bilerek reddedenlerin soyları ve vicdanlarına dikkat etmek gerekir. Çünkü yine Atatürk; “ Aziz milletime tavsiyem odur ki; Sinesinde yetiştirerek başının üzerine kadar çıkaracağı yöneticilerinin kanlarında ve vicdanlarındaki cevher-i  asliyeyi tahlil etmekten bir an için feragat etmesinler.” demiştir. Tarih soyu Türk olduğu halde Türklüğe ihanet edenleri tespit ve ifşa etmiştir. Soyu Türk   olmadığı halde Türk milliyetine mensubiyetten onur duyan ve Türklüğe hizmet edenlerin varlığı da, onların soyundan bahisle “etnik fitne erbabı” olanlar da bilinmektedir.
 
Dün olduğu gibi bugün de biyolojik bir ırk analizi ile Türk Milliyetçiliği yapıldığı yoktur.( Şecere tutmanın çokça faydası vardır. ) Ancak eline Türk Antropoloji Enstitüsü Tarihçesi’ni alarak, Atatürk’ü kafatasları ile ırk tespiti yapmakla suçlayana verilecek bir cevap var; Antropoloji bir bilim dalıdır ve insanı ırk ve kültür yönünden inceler. Bilimlik çalışmalar yapan bir kurumu, kuranları, çalışanlarını ırkçılıkla suçlayanın ruh kökünü cahiliye devrinde aramak lazımdır. İslam inancı üzerinden oy devşirirken mübarek kitabın “ Oku” ile başlayan emrini ve inancımızın “İlim Çin’de de olsa gidin öğrenin.” anlayışını dikkate almayan bir kafanın hezeyanı ile bir ülke yönetilebilir mi? Biyolojik ırk bir gerçekliktir, bilim konusudur. Bunu reddedenlerin aşağıdaki sorulara makul ve mantıklı cevap vermeleri gereklidir:
 
1.Akraba evliliği tıbben neden sakıncalıdır?
2.Orta Asya Türk boylarında şecere olarak 7 kuşak yakınla neden evlenilmez?
3.Son günlerde Sağlık Bakanlığınca kamuoyuna duyurulan “Anne Sütü Bankası” projesine temkinli yaklaşanların gen kaynaklı endişelerini nasıl açıklayabilirsiniz?
4.Tarım Bakanlığı “Angus ırkı kurbanlık ithal ediyoruz” açıklamaları yaparken “Irkçılık yapıyorsunuz” diye suçlandı mı?
5.Yalnız bir yere özgü bir bitkiden bahsedilirken bilimlik olarak “Endemik ırk” terimi kullanıldığında, “ırkçılık yapılıyor” suçlamasına şahit oldunuz mu?
6. GDO’lu  gıdaların insan sağlığını tehdit etmesi ile “ırk” arasında zihninizde bir bağlantı kurabiliyor musunuz?
7. Türk Milliyetçiliği’ni soyculuk suçlaması ile ayaklarınızın altına aldığınızı ifade ederken (ki, bu sadece kurduğunuz bir hayaldir. Kısmetsiz bedevilik için yalvarsanız da gerçekleştiremezsiniz.) “Seyyid” ve “Şerif” anlayışını da ayaklarınızın altına almayı düşünüyor musunuz?
 
Ziya Gökalp’e ait bir şiir okuduğu için hapis ve mağdur  edildiğini iddia eden Türklük hasmına Ziya Gökalp’le cevap; “Babamın iki dedesinin birkaç batın evvel Çermik’ten yani bir Türk muhitinden geldiklerine bakarak ırken de Türk neslinden olduğumu anladım. Bununla beraber dedelerimin bir Kürt yahut Arap muhitinden geldiğini anlasaydım yine Türk olduğuma hüküm vermekte tereddüt etmeyecektim. Ziya Gökalp” (6)

“Türklük hem mefkurem hem de kanımdır Sırtımdan alınmaz çünkü kürk değil”
                                                           
Ziya Gökalp
 
 
(1)      Halk Latincesi’nde “Türklerin Yurdu” anlamına gelen Turchia sözcüğünden türemiştir. İlber Ortaylı, 8 Kasım 2008 Tarihli Tarihportalı.net yazısı.
(2)      Adile Ayda, Türklerin İlk Ataları
(3)      Kazım Mirşan, 6 Temmuz 2002, Ceviz Kabuğu adlı TV programı
(4)      Prof. Dr. Fahrettin Kırzıoğlu, Kars Tarihi
(5)      Ahmet Taner Kışlalı, Mart 1997, Cumhuriyet Gazetesi Makalesi
(6)      Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET