Samsun Yurt Savunma

Siyaset satrancı ve kaybetmeyi bilmeyenler!

Samsun Kent Haber köşe yazarı Ayperi Türkoğlu,  'Siyaset satrancı ve kaybetmeyi bilmeyenler ' başlıklı köşe yazısında siyasetinde bir satranç oyunu gibi olduğuna dikkati çekerek "Satrançta taşlar bellidir. Siyaset de böyledir. Siyasette kaybetmeyi bilmeyenler yüzünden, artık oyun değil, masa devriliyor" dedi.


Satrançta taşlar bellidir.
Piyon, kale, at, fil, vezir, şah...
Hamleleri sınırlıdır.
Ama hepsi kader yazar.

Siyaset de böyledir.
Kimin piyon, kimin vezir olduğu bellidir.
Kimin şahı korumak için feda edildiği de...

Ve biri doğru hamle yapınca…
Masa sallanır.
Taşlar oynatılır.
Kurallar değişir.
Kaybeden gitmez, masayı devirir.

Bazıları kazanmak için değil,
oyunu bozmak için oynar.
Hırs gözlerini öyle kör eder ki...
Kendi piyonlarını bile devirir.

Güç değişince korku başlar.
Çünkü halk fark eder...
Kimin gerçekten oynadığını,
kimin sadece taş dizdiğini.

Korkulan şey kaybetmek değildir artık.
Kontrolü kaybetmektir.

Ama unutanlar çoktur.
Satrançta en büyük hata,
oyunun bitmediğini sanmaktır.

Her taş değerlidir.
Her hamle geleceği belirler.
Umut ise hep bir sonraki hamlededir.

1950 yılı...
Türkiye sandıkla tanıştı.
İsmet İnönü, bütün devlet gücüne rağmen sonucu tartışmadı.
Sadece bir cümle söyledi:
“Millet ne diyorsa, o olur.”

O söz, kaybetmenin değil
Demokrasinin zaferiydi.

Bugün aynı olgunluğu göremiyoruz.
Kaybetmeyi bilmeyenler yüzünden,
artık oyun değil, masa devriliyor.

Sonuç basit:
Kaybetmeyi bilmek olgunluktur.
Sonucu kabullenmek demokrasidir.

Türkiye’nin en büyük satranç tahtası demokrasidir.
Ve bu oyunu kazanmanın tek yolu vardır:
Halkla birlikte oynamak.