Samsun Otogarında sessiz bir feryat yaşanıyor!
Samsun Kent Haber köşe yazarı, Samsun Otogarında eski canlılığın olmadığını belirttiği köşe yazısında karayolu taşımacılığında yaşanan büyük tıkanmaya dikkati çekerek, "Samsun Otogarında sessiz bir feryat yaşanıyor. Bu kriz tesadüfen gelmedi. Mazot fiyatları basamak atladıkça biletler pahalanıyor" dedi.
Türkiye'nin Karadeniz'e açılan en büyük kapılarından biri olanSamsun Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali, bugünlerde ne yazık ki eski canlılığından uzakta, derin bir sessizlikle anılıyor. Bilet gişelerinden yükselen bu boynu bükük feryat, sadece Samsun’un değil, Türkiye'nin karayolu taşımacılığındaki büyük tıkanmanın açık resmidir.
Bugün Samsun otogarına yolunuz düşerse, yazıhanelerin önünde kara kara düşünen esnafı görürsünüz. Neden mi? Çünkü bu ülkede otobüs işletmek artık bir mahkumiyet haline geldi.
Mazot fiyatları basamak atladıkça biletler pahalanıyor; vatandaş cebini yakmasın diye fiyat sabit tutulunca da, esnaf bütçeyi denkleştiremeyip kepenk indiriyor. Deniz, hava, demir yolu, karayoluyla Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlayan ve uluslararası ticaretin kesişme noktası olan Samsun gibi stratejik bir yerde bile firmalar şubelerini kapatıyorsa, şapkayı önümüze koyup düşünme vaktidir.
Bu kriz tesadüfen gelmedi. Sektörün sırtına binen yükler ortada!
Birincisi, mazot yangını. İstanbul ya da Ankara seferinin maliyeti biletlere yansıtılamıyor, esnaf iki ateş arasında kalıyor. İkincisi, ağır sabit giderler. Kazanç yok ama otogardaki peron kiraları, elektrik faturaları ve terminal çıkış ücretleri tam gaz devam ediyor.
Kazanmayan adam kirasını nasıl ödesin? Üçüncüsü ise korsan taşımacılık. Vergisini, sigortasını ödeyen dürüst esnaf, denetimsiz merdiven altı araçlarla baş başa bırakılmış durumda.
Bu tablo bir kader değildir. Taşımacılık lüks değil, bu ülkenin temel bir kamu hizmetidir. Çözüm bellidir ve iki ayağı vardır.
Öncelikle Ankara, tarım ve denizcilikte olduğu gibi şehirlerarası yolcu taşımacılığına da acilen indirimli akaryakıt desteği sağlamalı, fahiş köprü-otoyol geçiş ücretlerini ve korsan taşımacılığı kontrol altına almalıdır.
Yerelde ise Samsun Büyükşehir Belediyesi ve otogar işletmecileri elini vicdanına koymalı; bu kriz ortamında esnafın can suyunu kesen peron kiraları ile çıkış harçlarında acil indirime gitmelidir. Esnafa nefes aldırılmalıdır ki bu tekerlekler dönebilsin.
Unutmayın; terminaller bu milletin buluşma noktasıdır. Samsun otogarındaki sessizlik büyük bir tehlikenin habercisidir. Mesele kangren olmadan herkes elini taşın altına koymalıdır!
Yorumlar (1)
Samsun öyle sanıldığı gibi güçlü bir şehir değil,çünkü potansiyelini harekete geçiremeyen bir şehir.Ulasim seçenekleri zengin olabilir,fakat bu avantajı ticari ranta çevrilmezse gelen giden sadece memleket turizmi yapar o kadar.Samsun tam anlamıyla ne bir sanayi,ne bir tarım,ne bir turizm ne de bir tarih şehridir.Durum tespiti yapar ağırlıkta olan eksilerini artıya çevirme çabasina girer yerel kabiliyetlerini gelistirirse kalkinma yolunda mesafe alabilir.Bu yolda yarisirken kendisine rakip olarak bölge illerini değil,Bursa,Kocaeli,Gaziantep,İzmir gibi büyük ve gelişmiş illeri örnek almalıdır.





